KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2022/6968 E., 2022/9061 K.·Mahkemesi :samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2022
- İlk derece mahkemesi
- ORDU 4. ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen sözleşmenin feshi ve müdahalenin önlenmesi davasının usulden reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 21.03.2011 tarihli konut satışına ilişkin sözleşme bulunduğunu, dairenin teslim edildiğini, taksitlerin zamanında ödenmediğini, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca temerrüt ihtarı gönderildiğini, borcun ifa edilmediğini ileri sürerek sair hakları saklı tutularak sözleşmenin feshine ve davalı tarafından işgal edilen taşınmaza vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73/A maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 sayılı kanunun 73/A maddesi uyarınca tüketici mahkemelerindeki uyuşmazlıklarda dava açılmadan arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu kuralın istisnalarından birisi taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar olarak kabul edilmiştir. Taşınmaz aynına ilişkin davalar mülkiyet haklarına ilişkin olacağı gibi şahsi talep hakkı doğuran sözleşmeye dayanarak taşınmaz üzerindeki ayni hak değişikliği ortaya çıkaran bir dava da olabilir.
Davacı mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesini talep etmiş olmakla uyuşmazlığın taşınmazın aynına ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunmadığı gözetilerek, işin esası incelenip, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/6968, K. 2022/9061, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama