İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/7415 K.2022/8976

Taraflar arasında alacak davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda; bozmaya uyularak davanın zamanaşımından reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin…

Esas2022/7415Karar2022/8976Tarih28 Kasım 2022Okuma5 dk · 992 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2022/7415 E., 2022/8976 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Kasım 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

992 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında alacak davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda; bozmaya uyularak davanın zamanaşımından reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, davalı ile 22.7.1992 tarihinde imzalanan satış vaadi sözleşmesi ile İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi ... köyünde 5 nolu parselde kayıtlı taşınmazın (özel parselasyona göre 18 nolu taşınmazın) satışı konusunda anlaştıklarını, taşınmazın fiilen kendisine teslim edildiğini, satış vaadi sözleşmesine güvenerek üzerine betonarme bina yaptığını, sonrasında taşınmazın 3. kişiye devredildiğini öğrendiğini ileri sürerek; taşınmaz bedeli olarak ödediği paranın günümüze uyarlanarak tahsili ile sözleşmenin ifasına güvenerek yaptığı harcamanın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 26.2.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 191.420,00 TL'ye çıkartmıştır.

Davalı, davacı ...'a 22/07/1992 tarihinde 1189 yevmiye nolu, .... Noterliği ile satış vaadi düzenlenerek İstanbul ili Çatalca Büyükçekmece ilçesi ... Köyü mevkii 5 parselde kayıtlı 18 nolu taşınmazın o zaman tapu vermesi mümkün olmadığından noter sözleşmesi ile sattığını, daha sonra ...'ye vekaletname verdiğini, defalarca söylemesine rağmen vermiş olduğu vekaletname ile davacıya satışını yapmadığını, daha sonra bu arsayı 3. kişiye sattığını öğrendiğini, verdiği vekaletname ile yapılan bu işlemden haberi olmadığını, sonradan tapuya gittiği zaman öğrendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 09/10/2019 tarihli ve 2016/14141 E. 2019/9624 K. sayılı kararıyla; “...

1-Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alındığı gibi, karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 27.maddesi hükmüne göre de, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz.

HMK'nın 320/1. maddesinde "mahkeme mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği" belirtilmişse de bunun ancak ön inceleme aşamasında ve "mümkün olan hallerde" olduğu belirtilmek suretiyle yasanın uygulama alanı dar bir çerçeve ile belirlenmiştir.

HMK'nın 27. maddesinde belirtildiği üzere davanın taraflarının, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakları mevcut olup, bu hak çerçevesinde tarafların açıklama ve ispat hakkını kullanabilmeleri gerekmektedir. Hukuki dinlenilme hakkının usul hukukundaki bir diğer yansıması ise, HMK madde 297/ 1-c bendinde yer almış olup buna göre, mahkemelerin gerekçeli kararlarında, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi ile sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin belirtilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Eldeki davada; mahkemece davalıya davacının ıslah dilekçesi tebliğ edilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Islah dilekçesi geçerli şekilde davalıya tebliğ edilmeden yargılama yapılarak hüküm verilmesi davalının savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. O halde, ıslah dilekçesinin usulüne uygun şekilde davalıya tebliği ile savunma hakkı tanındıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu yönün gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir...” gerekçesi ile davalı yararına bozulmuştur.

Bozma sonrası davalı taraf 25.11.2020 tarihli ıslaha karşı beyan dilekçesi ile alacağının muaccel hale geldiği anın ifanın imkansız hale geldiği tarih olan taşınmazın üçüncü şahsa devredildiği tarih 08.08.2000 olduğunu, 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, aynı zamanda cevap dilekçesini de ıslah ederek alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Bozmaya uyan mahkemece; tarafların 22.7.1992 tarihinde aralarında imzaladıkları satış vaadi sözleşmesi ile İstanbul ili Büyükçekmece ilçesi ... köyünde 5 nolu parselde kayıtlı taşınmazın satışı konusunda anlaştıkları, davacının satış vaadi sözleşmesine güvenerek tapuda satış işleminin yapılmadığı, sonrasında taşınmazın 3. kişilere devredildiği, bu halde davacının taşınmaz bedeli olarak ödediği paranın günümüze uyarlanarak tahsili ile sözleşmenin ifasına güvenerek yaptığı harcamanın davalıdan tahsilini talep ettiği, Türk Borçlar Kanununun 237.

Maddesi gereğince, taşınmaz devrine ilişkin sözleşmelerin resmi şekilde yapılması gerektiği, anılan hükmün geçerlilik şartı olduğu, yasanın bu maddesinde öngörülen şekle uyulmadan yapılan sözleşmelerin hüküm doğurmadığı, davacının ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre vermiş olduğu bedelin tahsilini isteyebileceği, yine TBK'nın 82. maddesinin.

"Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" şeklinde düzenlenmiş olduğu, davalının Yargıtay Bozma İlamından sonra sunduğu dilekçe ile zamanaşımı definde bulunduğu, buna göre davalıdaki zenginleşmenin 22/07/1992 tarihinde gerçekleştiği, davacının istem hakkının 22/07/2002 tarihinde dolduğu, davanın dava tarihinin 24/04/2013 olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, usulüne uygun olarak düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının kalmaması nedeniyle davacının oluşan güncel zararının tazminine ilişkindir.

Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir.

Taraflar arasında noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 146. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Ayrıca, zamanaşımı borcun muaccel olması ya da ifanın imkansız hale geldiği tarihte başlar. Bundan ayrı olarak, zilyetlik devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemeyeceği açıktır. Satışa konu taşınmazın zilyetliği alıcıya devredilmiş ise zamanaşımı işlemez.

Somut olayda, her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere dava konusu taşınmazın zilyetliği satış vaadi sözleşmesi ile birlikte davacıya devredilmiştir. Hal böyle olunca; mahkemece davacının dava konusu taşınmaza zilyetlik durumu araştırılarak, süresinde cevap dilekçesi verildiğinden ıslah dilekçesi ile cevap dilekçesinin ıslah edilebileceği de gözetilerek alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tespit edilip, sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2-Bozma nedenine göre, davalı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/7415, K. 2022/8976, 28 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7415
Karar No
2022/8976
Tarih
28 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/7415 K.2022/16632
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/7415 K.2022/19755
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/7416 K.2022/9248
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7416 K.2022/7418
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/7416 K.2022/16462
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/7416 K.2022/8963

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.