İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2610 K.2024/2023

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/2610Karar2024/2023Tarih25 Haziran 2024Okuma10 dk · 2.022 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2023/2610 E., 2024/2023 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Haziran 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.022 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilip, davacılar vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'de Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkili ...'nın bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle çektiği yoğun bel ağrısının tedavisi için Medikal Park Samsun Hastanesine müracaat ettiğini ve beyin cerrahı Dr.... tarafından muayene edildiğini, bu doktora muayene olmadan 5 yıl önce Samsun Devlet Hastanesinde bel ameliyatı olduğunu, doktorun bu rahatsızlığı ancak bir ameliyatla giderilebileceğini ifade ettiğini, 10.09.2009 tarihinde 1. ameliyatı olduğunu, 1. ameliyat sonrası müvekkilinde ağrılarında azalma olmadığını, dizlerinde de his kaybı yaşamaya başladığını,

ameliyatının ardından 11 ay geçmesine rağmen müvekkilinin belinde yoğun ağrıları ve dizlerinde meydana gelen hafif de olsa his kaybında değişme olmadığını, bunun üzerine davalı doktorun 05.08.2010 tarihinde yaptığı 2. ameliyattan sonra müvekkilinin dizlerinde ve kasık, bacak bölgelerinde çok ciddi bir his kaybı yaşadığını, 2. kez ameliyattan sonra idrarını kontrol edemez hale geldiğini, cinsel hayatı tamamen bittiğini, mesleğini icra etmekte zorlanmakta ve mesleğini devam ettiremeyecek duruma geldiğini, davacının eşi ...'nın olaylardan etkilendiğini, göbeğinden takılı idrar torbasının davacı ...'nın ürperti ve tiksinti uyandırdığını,

aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, ... için fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulünü, davacı ... Kayıkçı'nın eşi için 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiş, 06.08.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini toplam 1.500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili; davacı ...'ın 10.06.2009 tarihinde ameliyat olmak üzere hastaneye yattığını, bu aşamada hasta onay formunu imzaladığını ve olabilecek riskler konusunda da davacının iddialarının aksine gerekli bilgilendirmelein yapıldığını, bu onaylamalar sonucunda davacı hastanın ameliyat edildiğini, davacının risklerden haberdar ve kendi rızası onayı ile ameliyat olma kararı aldığını, kusurunun olmadığını belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir.

2. Davalı .... vekili; alanında uzman olan diğer davalı hekimin hasta yararına olan tüm tıbbı girişimleri, tüm tıbbi özen ve ihtimali göstererek, hastaya ve yakınlarına yapılacak işlemler hakkında ayrıntılı bilgi vererek gerçekleştirdiğini, davalı müvekkili hastanenin hiçbir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aydınlatma metninin matbu olması, aydınlatma metni onayı ile davaya konu ameliyatın aynı gün gerçekleşmesi nedeniyle davacıya yeterli düşünme süresinin verilmemesi, müdahalenin doğurabileceği tehlikenin yüksek olması, davacının mesleğini icra etmesinde önemli bir tehlike oluşturabileceği halde onamın kişiye ve ameliyata özgü oluşturulmadığı, onam metni kapsamının geniş tutulmadığı, onam formunda yapılan cerrahi girişime ait spesifik herhangi bir tıbbi bilgi bulunmadığı,

hasta hakları yönetmeliğine ve etik ilkelere göre hastaya yeterince sözlü bilgi verilip verilmediği konusunda da ispatın olmadığı kanatine varılarak davacıya yapılacak ameliyatın sonuçları ile ilgili olarak gerekli bilgilendirmenin yapılmadığı, Yargıtayın yerleşik içtihatları gereği salt ameliyata rıza göstermenin yeterli olmadığı, ayrıca komplikasyonların da izah edilmesi gerektiği, aydınlatılmış onamda ispat külfetinin hekim ya da hastanede olduğu,

imzalanan belgede önerilen tedavi yönteminin başarı şansı ve süresi, bu yöntemin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler, tıbbi sonuçları ve olası komplikasyonları konularında kişiye ve tedaviye özgü yeterli geniş kapsamlı bir açıklama bulunmadığı anlaşılmakla, Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinden 2015/489 talimat ile aldırılan 14.04.2016 havale tarihli bilirkişi raporu ve İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden 2016/116 talimat ile aldırılan 08.11.2016 tarihli bilirkişi heyet raporu ve aynı heyetin 18.02.2017 tarihli ek kusur raporlarına itibar edilerek,

dava konusu işlemde hafif de olsa kusurun bulunduğu anlaşılmakla tedaviyi yapan davalı hekimin ve çalıştığı davalı hastanenin sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığı, davacı ...'ın vücut bütünlüğünün zedelendiği, davacı ...'nın manevi tazminat isteme hakkının bulunduğu anlaşıldığından,

dosya kapsamında toplanan deliller, celp edilen belge içerikleri, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi, olayın gelişim şekli, eylemin niteliği gibi özellikler göz önünde tutularak Mitat Kayıkçı' nın manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 150.000,00 TL manevi tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...

Kayıkçı' nın manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...

Kayıkçı' nın dava konusu işlem nedeniyle %40,2 oranında maluliyeti bulunması nedeniyle maddi tazminat davasının kısmen kabulüne 633.527,62 TL iş göremezlik tazminatının ıslah tarihi olan 06.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacılar vekili.

Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun müvekkili Mitat Kayıkçı'nın %40,2 oranında işgücü kaybı yaşadığının tespitini kabul etmediklerini, %100 kabul edilmesi gerektiğini, 1.500.000,00 TL maddi tazminatın kabulüne hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin ömrü boyunca SGK tarafından karşılanmayan ve aylık 2.000,00 TL'yi aşan ağrı kesiciler, idrar aparatı, idrar aparatının bakım maliyeti, bez ücretleri, ürostomi torbası, ürostomi adaptörü, ürostomi pastası vb. masrafları cebinden karşılayacağının göz ardı edildiğini, müvekkillerinin davalı doktor tarafından yapılan hatalı ameliyat neticesinde aile ve sosyal hayatının alt üst olduğunu,

yıllardır süren yargılama süreci, bir türlü tazmin edilemeyen maddi ve manevi zararı neticesinde müvekkillerinin ruhsal durumlarının tamamen bozulduğunu, müvekkili ... açısından; önceki yaşamından çok daha kısıtlı bir hayat yaşamanın, karı-koca olmanın gerekliliklerini yapamadığı için her gün eşine karşı mahcup olması, dini görevlerini gazını ve idrarını tutamaması nedeniyle yerine getirememesi, yine aynı sebepten dolayı toplum içinde de defalarca rezil olması sebebiyle çektiği acı ve elemin son raddede olduğunu, müvekkili ... açısından ise; evlilik hayatının sona ermesi, arkadaş ve sosyal çevresini evine dahi davet edememesi,

eşinin sürekli olarak bakımını ve tedavisini üstlenmesi, evin geçimini aldığı ilaçlarla hastane hastane şehir şehir tedavi aramasıyla zora sokan bir eşe sahip olmak zorunda kaldığını, eşinin göbeğine tutturduğu idrar torbasına ve bundan yayılan kokuya tahammül etmek zorunda kalması ve en önemlisi de yıllardır hayat arkadaşlığı yaptığı eşinin böyle bir duruma maruz kalması sebebiyle duygusal buhran içinde olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ...; davanın kabul gerekçesinin hastanın usulüne uygun aydınlatılmadığı olduğunu, hastanın usulüne uygun sözlü ve yazılı bilgilendirilip bilgilendirilmediği hususunda dosya içerisinde farklı kanaat ve görüşte 2 temel rapor bulunduğunu, bunların ilki olan ve Mahkemenin karar gerekçesine neden olan 08.11.2016 tarihli rapor olduğunu, bu rapora ayrıntılı olarak itirazları sonrası 18.12.2017 tarihli aynı bilirkişilerce verilen raporda aynı görüşlerinde ısrar ettiklerini ve aynı mütaalayı verdiklerini, bu rapora da itiraz edildiğini ve farklı bilirkişilere gönderilerek itirazların değerlendirilmesi istendiğini,

bu sebeple İstanbul talimat mahkemesi 2017/81 talimat ile dosya içerisine oluşturulmuş bir heyet ile rapor alındığını, daha önce alınmış menfi raporlar da incelenerek mütaala verildiğini, bu rapora göre hastanın yeterince ve usulünce aydınlatılmış ve kendisine öylece operasyon yapılmış olduğunu, davacıların, okuyup anladıklarını da beyan ederek rıza formlarını imzaladıklarını, davacının yeterli düşünme süreci olduğunu, tanık dinletme talebinin reddedildiğini, hem diğer davalı hekimin hem de hastanenin savunma hakkının kısıtlandığını, davacının %40,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybı bulunmadığını,

zira ameliyat öncesinde de sonrasında da aynı işleri yapmaya devam ettiğini, davacının bizzat muayene edilmek suretiyle varsa maluliyeti son durumuna göre yeniden hesaplanması gerektiğini, bu konudaki itirazlarını dikkate kalınmadığını, bununla birlikte (kabul anlamına gelmemek üzere) %40,2 oranında maluliyet kabulünde dahi pasif dönem hesaplaması yapılmaması gerektiğini, davacının çalışarak emekli olacağına göre bir de pasif dönem hesaplaması yapılmasının mükerrer zenginleşmesine neden olacağını,

davalının dava konusu yaptığı ve var olduğunu iddia ettiği zararlara karşı davalı müvekkilinin hiç bir tazmin sorumluluğu bulunmamakla birlikte davacıya dava tarihinden önce yapılan ödeme varsa bunların düşülmesi gerektiğini, davacı tarafın bu ödeme ile tazminat taleplerinden vazgeçmiş ise bu husunun dikkate alınması gerektiğini, bu sebeple de tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, aksi kanaatte dahi ödemenin değerleme ve faizi ile birlikte mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Davalı .... vekili; müvekkilinin davacının ameliyatında özen borcunu yerine getirmiş olup, olayda hiçbir kusuru bulunmadığını, zaten dosya içerisindeki tüm raporlarda müvekkilinin davacı ...

Kayıkçı'nın ameliyatında herhangi bir kusuru olmadığını, hastanın görmüş olduğu zararın komplikasyon olduğu belirtildiğini, dosya içerisinde davacı ... imzalı 3 adet aydınlatılmış onam formu bulunduğunu, davacılar tarafından açıkça -okudum, anladım, kabul ediyorum- yazılı formun, imza alınmadan önce hasta tarafından görüldüğünün kesin olduğunu, aydınlatılmış onam formunda davacının ameliyatı ile ilgili bilgilerin yer aldığını, dosya içindeki Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin raporunda;

davacının alkolü kötüye kullanma geçmişinin olduğunu, 16.07.2003 ve 16.10.2008 tarihinde iki kez kendi karın bölgesine demirbaş silahı ile ateş etme davranışının bulunduğunu, bu durumda davacının iddia ettiği zarar ile yapılan tıbbi müdahale arasındaki illiyet bağının tamamen koptuğunu, müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/6957 soruşturma nolu dosyasında.

3 tane Adli Tıp Uzmanı, birer tane Radyoloji, Ortopedi, Genel Cerrahi, Nöroloji, Nöroşirurji Uzmanının olduğu heyetten rapor alındığını ve müvekkilinin herhangi bir kusurunu olmadığının tespit edildiğini, dosya kapsamında bildirdikleri tanığının dinlenmeyerek savunma haklarının kısıtlandığını, aktüerya ve maluliyet raporuna karşı itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, davanın tümden reddi gerekmekle beraber, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat bedelinin yüksek olduğunu, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini,

Hastane Etik Kurulu tarafından davacıya yapılan 20.000,00-TL'nin günümüz uyarlaması yapılarak hesaplanan tazminat bedelinden düşülmemesinin yerinde olmadığını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin yerinde olmadığını, müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin düşük olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde bulunmadığı, mülga 4077 sayılı Yasa'nın yürürlükte bulunduğu 18.04.2014 tarihinde işbu davanın açılmış olması sebebiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu, Mahkemece aynı gerekçelerle inceleme konusu kararın neticesi itibarı ile usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurularının ayrı ayrı 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Taraf vekilleri istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "vekalet sözleşmesinin tanımı" başlıklı 502 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, usulüne uygun düzenlenmiş onam formlarına ve Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında kusur bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2. Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden; Eldeki davada davacı ...'ya ait 3 adet onam formu bulunduğu görülmektedir. Bunlardan ilkinde 20.07.2010 tarihli "Lomber Omurga Ameliyatı Aydınlatılmış Onam Formu"nda ...'nın adı soyadı ve imzası; ikincisi olan 02.08.2010 tarihli "Beyin Cerrahi Bölümü Lomber Omurga Ameliyatı Bilgilendirme ve Onam Formu"nda hasta ... ile eşi ...'nın adı soyadı ve imzası ile ayrıca hastanın el yazısı ile "okudum, anladım kabul ediyorum" beyanı; son olarak da 02.08.2010 tarihli "Sedasyon ve Anestezi Bilgilendirme ve Onam Formu"nda ...'nın adı soyadı ve imzası bulunmakta olup, komplikasyonların da yazılı olduğu anlaşılmıştır.

3. Kusur incelemesine ilişkin gerek hukuk gerekse de ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarının tamamında dava konusu eylemin komplikasyon olduğu, doktora ya da Hastaneye kusur yüklenemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca aydınlatılmış onam formlarının hepsinde ayrıntılı olarak işleme ait komplikasyonların yer aldığı, onam formlarının hukuka uygun olarak düzenlendiği, son ameliyat tarihi olan 05.08.2010 tarihinden önce 3 adet onam formununun da davacı hasta tarafından imzalandığı, dava konusu olayda kusur da bulunmadığı gözetilerek davanın tümden reddi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

4. Bozma nedenine göre, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca davalılar yararına BOZULMASINA,

4. Davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2610, K. 2024/2023, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2610
Karar No
2024/2023
Tarih
25 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2611 K.2024/5190
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2612 K.2024/4908
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2613 K.2024/4601
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2616 K.2024/5296
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2617 K.2024/3208
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/2617 K.2024/3419

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.