İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2756 K.2024/1027

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/2756Karar2024/1027Tarih6 Mart 2024Okuma6 dk · 1.232 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2023/2756 E., 2024/1027 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mart 2024
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1994 E., 2023/28 K.
İlk derece mahkemesi
Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2010/408 E., 2022/309 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.232 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacının ...Eczanesinin sahibi olduğunu, Kuruma fatura edilen bir kısım ilaçların reçete sahipleri tarafından alınmadığı, bir kısım reçetelerin arkasındaki imzaların reçete sahibine ait olmadığı gerekçesiyle, 2009 yılı protokolünün 6.3.3., 6.3.10. ve 6.3.24. maddeleri uyarınca, 21.07.2010 tarihli yazı ile davalı Kurum tarafından sözleşmenin bir yıl süreyle feshine ve toplam 60.311,36 TL cezai şartın uygulanmasına karar verildiğini, işleme konu olaylarla ilgili hiçbir somut tespit yapılmadığını, dışarıdan kurye yoluyla verildiği iddia edilen ilaç reçetelerinin tümünde Eczacılar Odasının onayının olduğunu,

bahsi geçen hastaların ikamet ettikleri köyün içinde eczane olmadığını, eczanesi olmayan bir köyde bulunan ve ilaç yazdıran hastaların herhangi bir eczacıdan ilaç almalarının doğal olduğunu, reçetelerin toplandığı, hekim ile eczane arasında işbirliği ve yönlendirme iddialarının somut delile dayanmadığını ileri sürerek; işlemin iptaline, muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili; sigortalı ...adına...'nın şikayeti üzerine Kurum müfettişlerince yapılan incelemede, ...'nin ...eczanesine hiç gitmediğini, Dr. ...'a hiç muayene olmadığını ve anılan tarihlerde ilaç almadığını beyan ettiğini, söz konusu reçetelerde bulunan reçete arkalarındaki imzaların şahsın kendisine veya yakınlarına ait olmadığını belirttiğini, Dr. ...tarafından...Sağlık Ocağı'nda yazılan ...ve diğer hastalara ait reçetelerin toplandığını, Dr. ...ve davacı eczacı arasında işbirliği ve anlaşma olduğu kanaatine varıldığı için ...Eczanesi'nin sözleşmesinin 1 yıl süre ile feshedildiğini,

yine hastaların verdiği ifadeler doğrultusunda Dr. ... ve Dr. ...'ın hastayı muayene etmeden, hastanın bilgisi dışında ve hastanın ricası üzerine eczane personelinin getirdiği reçeteleri yazdıklarını, hastaların kullandıkları dozları belirtmelerine rağmen yüksek dozlarda ilaç reçete ettiklerinin tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi kurulunun 14.12.2022 tarihli raporunda 60.312,00 TL cezai işlemin ve 1 yıl süreyle uygulanan fesih işleminin yerinde olmadığı, davacının, davalı SGK'ya herhangi bir borcunun bulunmadığı sonucuna varıldığının bildirildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkemece yapılan yargılama sırasında toplanılan deliller ve ceza dosyasında bulunan deliller nazara alındığında davacının haksız fiil kabilinden herhangi bir eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, sözleşmenin feshi ve 60.311,36 TL cezai şartın tahsiline yönelik işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili.

Kurum tarafından yapılan tespitte adı geçen hastalarının hepsinin kesinlikle ...Eczanesine gitmediğini ve bütün ilaçların doktor tarafından kendilerine getirildiğini beyan ettiklerini, hasta...'nin 42 ilacın hiçbirini almadığını, bazı ilaçların yazıldığı tarihte hastanede yatmakta olduğunu ve yakınının da gitmediğini beyan ettiğini, ihbar eden... ve hasta...'nin Mahkemece ifadesinin alınmadığını, dinlenen tanıkların verdikleri ifadeleri yönlendirmeyle verdiğini, hastaların beyanlarına göre hastaların ilaçlarını davacının doktora yazdırması nedeniyle eczacı ile doktor arasında bağlantı bulunduğunun anlaşıldığını, Mahkemece,

salt ceza mahkemesi ilamındaki olgularla bağlı olduğundan bahisle hüküm verildiğini, Ceza Mahkemesinde yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle karar verildiğini, hukuk yargılamasında detaylı olarak araştırılarak kusur ve tazminat yönünde toplanan deliller ve hakkaniyet ölçütünde karar verilmesi gerektiğini, davacının da onca hastaya ilaç götürürken ve imzalarını almadan ilaç tedarik ederken Kuruma hiç haber vermemesinin ve bütün bunlara karşı Kurumdan Mahkemenin kesin delille ispat beklemesinin,

davaların Kurum aleyhine sonuçlanmasına yol açtığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla. 2020 protokolünde 2009 protokolünün 6.3.24. maddesinin karşılığı bulunmadığından, bu madde uyarınca verilen bir yıl süreyle sözleşmenin feshi cezasının iptaline karar verilmesi gerektiği, 2020 protokolünde reçetedeki ilaçların hasta ve yakınlarınca alındığının tespiti halinde bu maddenin uygulanmayacağının kabul edildiği,

hastaların ifadelerinde ilaçların kendilerine teslim edildiğini ve ilaçları kullandıklarını söylediklerinden 2009 protokolünün 6.3.3. maddesine göre kesilen cezanın iptaline karar verilmesi gerektiği, kurum işlemine konu hastalardan ...ve ...'nın adı geçen sağlık ocaklarına gitmediklerini reçetedeki ilaçları almadıklarını söyledikleri, ...'ın da muayene olmadığı halde adına reçete düzenlendiğini söylediği, 2009 yılı protokolünün 6.3.19 maddesine göre sahte reçete fatura etmekten ceza verilmesi gerekirken eylemle ilgili olmayan 6.3.10. ve 6.3.3. maddelerine göre kesilen cezaların protokol hükümlerine aykırı olduğu,

Hasan Temel yönünden iddianın ispatlanamadığı gerekçeleriyle kurum işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı tarafından 21.07.2010 tarihli yazı ile uygulanan sözleşmenin feshi ve 60.311,36 TL cezai şartın tahsiline yönelik işlemin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sözleşmenin 1 yıl süreyle feshi ile cezai şart tesisine yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 2009 yılı SGK kapsamındaki kişilerin TEB üyesi eczanelerden ilaç teminine ilişkin protokolün 6.3.24., 6.3.3. ve 6.3.10. maddeleri,

2. 2020 yılı SGK kapsamındaki kişilerin TEB üyesi eczanelerden ilaç teminine ilişkin protololün 6.12., 5.3.2. ve 5.3.5. maddeleri,

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince Kurum işlemine konu hastalardan ...ve ...'nın adı geçen sağlık ocaklarına gitmediklerini reçetedeki ilaçları almadıklarını söylediklerinden 2009 yılı protokolünün 6.3.19. maddesine göre sahte reçete fatura etmekten ceza verilmesi gerekirken eylemle ilgili olmayan hasta ve hasta yakınlarına teslim edilmeyen ilaçlara ait fiyat küpürlerinin yer aldığı reçetelerin kuruma fatura edilmesine ilişkin 6.3.10/b maddesine ve reçetelerdeki imzanın reçete sahibi ve yakınlarına ait olmamasına ilişkin 6.3.3b maddesine göre uygulanan cezai şartın protokol hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle Kurum işleminin yerinde olmadığı

yanılgılı olarak değerlendirilmiş ise de Kurum tarafından uygulanan cezai işlemde belirtilen maddeler yönünden verilen cezanın yerinde olup olmadığı noktasında inceleme yapılması gerekir.

3. Hastalardan ...ve ...'nın ilaçları kendilerinin ve yakınlarının almadığını, reçete arkasındaki imzaların kendilerine ve yakınlarına ait olmadığını beyan ettiklerine göre bu hastalar yönünden davalı Kurum tarafından 2009 yılı protokolünün 6.3.3. ve 6.3.10. maddeleri gereğince cezai işlem tesis edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Ancak Bölge Adliye Mahkemesince; davacı hakkında uygulanan 2009 protokolünün 6.3.3. maddesinin, 2020 protokolünde karşılığı olan 5.3.2. maddesinde ve 2009 protokolünün 6.3.10. maddesinin, 2020 protokolünde karşılığı olan 5.3.5. maddesinde, lehe düzenlemeler yapıldığından, adı geçen iki hasta yönünden uygulanan cezai şart miktarlarının gerekirse bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, lehe düzenleme yapılan bu maddelere göre yeniden hesaplanarak, belirlendikten sonra,

bulunan cezai şart bedeli yönünden Kurum işlemi yerinde olduğundan davanın reddine, kalan cezai şart bedeli ve sözleşmenin 1 yıl süreyle feshine ilişkin işlemin iptali yönünden davanın kabulü ile işlemin bu yönlerden kısmen iptaline dair davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın tümden kabulüne yönelik hüküm oluşturulması doğru görülmemiş, bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca davalı Kurum yararına BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2756, K. 2024/1027, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2756
Karar No
2024/1027
Tarih
6 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2757 K.2024/827
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2757 K.2024/3666
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/2759 K.2024/967
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2762 K.2024/3517
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2763 K.2024/3667
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2764 K.2024/1340

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.