İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/3928 K.2024/3869

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/3928Karar2024/3869Tarih26 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.124 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2023/3928 E., 2024/3869 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Kasım 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1808 E., 2023/1596 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/471 E., 2021/253 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.124 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulüne, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı asil ... ve vekili Avukat ..., davalı ... ve vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili, davalılar ile imzalanan 18.11.2015 tarihli iki ayrı sözleşme ile davalıların müvekkili şirketin sahibi bulunduğu ilaç ruhsatlarından, yeniden adlandırılan ikisi hakkında mevcut ruhsatların arasına "isim ve barkod değişikliği uygundur" ibaresi ile şerh verilmesinin veya yeniden ruhsat verilmesi halinde, bu yeni ruhsatlara ve satış iznine "barkod değişikliği" ibaresinin verilmesinin ve bu ürünlerle ilgili ithal izinlerinin ve kontrol belgelerinin alınmasının sağlanması hizmetleri için danışmanlık hizmeti vermeyi üstlendiklerini,

ifa süresinin sözleşmelerin imza tarihinden itibaren 15 gün olarak belirlenmesine rağmen davalıların ifa süresi içerisinde taahhütlerini yerine getirmediklerinden sözleşmelerin 3. maddesi gereğince sözleşmeyi feshettiklerini ve sözleşmeler gereği teslim edilen teminat senetlerinin iadesini istediklerini, ancak davalıların bonoların iadesine yanaşmadıklarını ileri sürerek.

18.11.2015 tarihli iki ayrı sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğinin tespitini, davalılara verilen teminat bonolarından dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespiti ile bonoların iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...; davaya konu olan sözleşmedeki hususları tamamıyla yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan sözleşmelere göre her iki iş için de ifa süresinin 15 gün olarak belirlendiği, 15 gün içerisinde sözleşme konusu proje, sözleşmede belirtilen şekilde yerine getirilmemiş ise tarafların söz konusu sözleşmeyi feshedeceği ve teminat senetlerini geri alacağının belirtildiği, sözleşmenin süresi 31 Aralık 2020 tarihine kadar geçerlidir hükmünün ifa ile ilgili olmadığı,

davalıların, sözleşmede belirlenen süre içerisinde sözleşmede yazılı şekilde edimlerini yerine getirmedikleri, her ne kadar bilirkişi raporunda bir kısım ilaçların ithallerinin kendilerinin yaptığı hizmet nedeniyle gerçekleştiği belirtilmiş, davalıların da kendilerinin yaptığı hizmetler nedeniyle bu ithatların yapıldığını savunmuş iseler de sözleşmenin içeriği gözönünde bulundurulduğunda davalıların edimlerini yerine getirmedikleri, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu,

teminat senetlerinin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne taraflar arasında imzalanan 18.11.2015 tarihli 2 ayrı sözleşmenin haklı sebeple fesih edildiğinin ve dava konusu 09.12.2015 ödeme tarihli 50.000,00 USD bedelli, 09.12.2015 ödeme tarihli 250.000,00 USD bedelli, 22.01.2016 ödeme tarihli 250.000,00 USD bedelli ve 22.01.2016 ödeme tarihli 50.000,00 USD bedelli, borçlusu davacı alacaklısı davalılar olan senetlerden dolayı, davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, senetlerin davacıya iadesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, bu nedenle gerekçeli kararda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığının gösterilmemesi ve karar başlığında davanın konusunun (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) olarak belirtilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalılar vekili; sözleşme süresi olarak, “İfa süresi sözleşmenin imza tarihini takiben(18 Kasım 2015) 15 iş günü olup, sözleşmenin süresi 31 Aralık 2020 tarihine kadar geçerlidir" ifadesi gereği alacaklı yanın sözleşmeyi fesih yükümlülüğü ve temerrüde düşürürken ne talep ettiğini borçluya iletmesi gereğinin açık olduğunu, oysaki kötü niyetli alacaklının borçluya ifadan vazgeçmesi ve emek sarf etmemesi için bilgi vermediğini, haksız şart olan ve borçlu taraf tacir olmadığı için konulan haksız şartın yok hükmünde olduğunu, ancak sözleşmenin ayakta durmasına engel olmadığının dikkate alınması gerektiğini,

sözleşme ile kararlaştırılan işin süresi içerisinde ve sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirildiğinin somut olduğunu, davacının maddi zararı olmadığını, davacının kendi hazırladığı sözleşmede "31 Aralık 2020 yılına kadar sözleşme için geçerlilik süresi belirlemiş" olduğu halde kötü niyetli olarak 15 günlük ifa süresini neye göre belirlediğinin açık olmadığını, davacı şirketin, sözleşmenin ifa edilmesini durdurmadan, temerrüde düşürmeden sözleşmeye konu işlerin belli bir aşamaya kadar getirilmesine göz yumduğunu, bu aşamadan sonra haksız olarak sözleşmeyi feshederek hak etmiş olduğu başarı bedelini ödemekten kaçındığını,

bilirkişi ek raporunda, açıkça sözleşme konusu işin Ruhsatlandırılmış veya Ruhsatlandırma Başvurusu Yapılmış, Beşeri Ve Tıbbi Ürünlerdeki Değişikliklere Dair (23/05/2005 tarih ve 25823 s.RG) Yönetmeliğin 7 nci maddesi incelendiğinde 210 günlük bir süreç olduğu, dolayısıyla Ra İlaç ile Danışma Şirketi arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen “15 iş günü” ibaresinin gerçekçi olmadığı,

istisnai çok özel bir durum yok ise ruhsat alınması imkanının olmadığı tespitinde bulunulduğunu, bu nedenle haksız şart olduğu somut iken iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme gereği gibi sonlandırılmadan tarafların tazminat dahil alacak talep etmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, davacının 15 günlük ifa süresi içerisinde işin yerine getirilmediği bahanesine dayanarak,

yaklaşık 1 yıl geçtikten sonra sözleşmeyi feshettiğini, davacı şirket eğer 15 gün içerisinde ruhsat alınmasını istemiş olsaydı ifa için işine devam eden davalıyı temerrüde düşürmek yerine danışmanlık hizmeti almaya devam etmeyeceğini, sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilemeyeceğini, sözleşmenin feshi taraflar arasında anlaşma sağlanarak yapılabileceği hususu sözleşmenin 3. maddesinde yer alan hükmüyle açıkça belirlenmesine rağmen davacı tarafça hem ihtarnamede hem davadaki beyanlarında, sözleşmenin kendilerine tek taraflı fesih hakkı tanımış gibi bahsetmesinin yanıltma saikiyle hareket ettiklerini gösterdiğini,

sözleşmenin tek taraflı feshi diye bir konunun sözleşmede bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli şekilde ayakta olduğunu, davacının, iyi niyetlerini, güvenini suiistimal ederek zamanlarını, emeklerini ve çevrelerini kullanarak ve de ilişkilerinden faydalanarak maddi ve manevi büyük zarara uğrattıklarını, kendi tabirlerince 19 aydır giremedikleri ve hiçbir yetkili ile görüşemedikleri Kurum ile kendileri sayesinde iletişim kurarak,

hem ruhsat işlemlerinin devam ettiğine dair evrak alarak hem de ilaçlarının yeni hali ile özel ithal izni alarak ve ruhsat işlemlerini de çabuklaştırarak maddi kazançlar elde ettiklerini, aldıkları randevular ve tüm görüşmelerin Kurum’un randevu defterleri kayıtlarında mevcut olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki uyuşmazlığın danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, nitekim Dairenin 05.03.2020 tarih ve 2020/424 Esas, 2020/458 Karar sayılı ilamı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın 18.11.2015 tarihli danışmanlık sözleşmelerinden kaynaklandığı, dava konusu senetlerin, bu sözleşmeler kapsamında teminat olarak davalılara verildiği, kaynağının bu sözleşmeler olduğu sabit olduğundan davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun belirlendiği,

davacı tarafından sözleşmenin ifası için gereken 15 iş gününden uzunca bir zaman geçtikten sonra keşide edilen 05.01.2016 tarihli fesih ihtarnamesinden sonra da davalıların sözleşmelere konu hizmetleri vermeye devam ettiği, bununla birlikte bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere dava tarihinden sonra da, danışmanlık şirketinin ürünlerle ilgili gerekli yazışmaları 07.04.2017 tarihine kadar düzenli olarak gerçekleştirdiği, taraflar arasında imzalanan dava konusu sözleşmelerin ayakta olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla, sözleşmenin 3. maddesinde yer alan koşulun gerçekleşmediği,

her ne kadar davacı şirket tarafından sözleşmenin feshedildiği ve sözleşmeler gereği verilen dört adet bononun iadesine dair 05.01.2016 tarihinde ihtarname keşide edilmiş ise de, dava konusu sözleşmelere konu danışmanlık hizmetinin davalılar tarafından verilmeye, davacı şirketin de bu hizmeti almaya devam ettiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere Ruhsatlandırılmış veya Ruhsatlandırma Başvurusu Yapılmış Beşeri Tıbbi Ürünlerdeki Değişikliklere Dair Yönetmeliğin 7. maddesine göre, sözleşme konusu işin yapılması için 210 günlük bir sürece ihtiyaç duyulduğu,

taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen ''15 iş günü'' ibaresinin gerçekçi olmadığı, 15 iş günü içinde bir ilaca, çok istisnai özel bir durum yok ise, ruhsat alınması imkanının bulunmadığının anlaşılmakta olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; davalılardan Perihan'ın 21.01.2016 tarihinde müvekkiline gönderdiği SMS ile bonoların iade edileceğini açıkça beyan ettiğini, bu durumun davalının üstlendiği edimini ifa etmediği ve sözleşmenin feshedildiğini kabul edildiği anlamına geldiğini, sözleşmenin yanlış nitelendirildiğini, eser sözleşmesi olduğunu, davalıların taahhüt edilen 15 iş günü içerisinde edimlerini yerine getirmediklerini, senetlerin iade edilmemesi üzerine iş bu davanın 11.03.2016 tarihinde açıldığını, eser sözleşmesinin ani edimli sözleşme olduğundan işin yüklenici tarafından tamamlanması gerektiğini,

davanın açıldığı tarihe kadar ruhsatın hala alınmamış olmasının başka bir araştırmaya gerek olmaksızın sözleşmede belirtilen edimin ifa süresi içerisinde yerine getirilmediğini gösterdiğini, davacıların sözleşme için bir şey yaptıklarını gösterir somut delil de bulunmadığını, Bölge Adliye mahkemesinin gerekçesinde fesih ihtarının geç keşide edilmesinin bir geçersizlik sebebi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ifa süresinin 09.12.2015 olup, ifa süresi dolunca bonoların iade edilmesi için davalılar ile görüşüldüğünü, davalıların bonoların iade edileceği konusunda davranışlarda bulunduklarını,

aradan geçen 27 güne rağmen bonolar teslim edilmeyince 05.01.2016 ihtarnamenin gönderildiğini, 2 ay sonrasında da dava açıldığını, her ne kadar fesih ihtarından sonra da davalıların 2017 yılına kadar gerekli yazışmaları yaptıkları gerekçesiyle sözleşmenin ayakta olduğu kabul edilmiş ise de, fesih ihtarından sonra feshedilmiş sözleşmeyi davalıların nasıl canlandırabileceğinin izaha muhtaç olduğunu, davalıların hizmet vermeye devam ettiği hususunda somut bir delil olmadığını,

sözleşmede taahhüt edilen hususun özel ithal izni verilmesi olmayıp davalıların sözleşmeyle hiç alakası olmadığı halde özel ithal izni verilmesini sahiplenmelerinin anlaşılabilir olmadığını, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince sözleşme konusu işin yapılması için 210 günlük süreye ihtiyaç olduğu,

sözleşmedeki 15 gün ibaresinin gerçekçi olmadığı belirtilmiş ise de zaten müvekkil şirketin sözleşme konusu iş için müracaatını 1yıl 9 ay önce kuruma yaptığını, davalıların sözleşme ile ifasını üstlendikleri işin sıfırdan bir ruhsat müracaatı olmadığını, davalıların taahhütlerde bulunarak müvekkilini ikna ettiğini ve 585 gün yapılmış müracaatı 15 gün içinde bitirmeyi taahhüt ettiklerini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iki ayrı danışmanlık hizmet sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin tespiti ile anılan sözleşmeler nedeniyle davalılara verilen bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve bonoların iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199 uncu ve 202 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Dava, 18.11.2015 tarihli 2 ayrı danışmalık sözleşmesinin davacı tarafça feshedilmesi üzerine sözleşmelerin haklı olarak feshedildiğinin tespiti ile sözleşmeler kapsamında verilen teminat senetlerinde dolayı borçlu olmadığını tespiti ile senetlerin tarafına iadesi istemine ilişkindir.

2. Taraflar arasında imzalanan 18.11.2015 tarihli iki ayrı sözleşme ile sözleşme konusunun, davacı şirketin sahibi bulunduğu ilaç ruhsatlarından yeniden adlandırılan eski ruhsatlarının arkasına ''isim değişikliği ve barkod değişikliği uygundur ibaresi ile şerh'' verilmek sureti ile veya ruhsatların yeniden kesilmesi durumunda,

yeni kesilecek ruhsatlarına ve satış iznine ''barkod değişikliği'' şeklinde uygunluk verilmesi ve ruhsat verilmesi durumunda TC Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu sayfasına ilaçların karşılığında ''barkod değişikliği'' ibaresinin konularak yayınlanması ve ithal izinlerin ve kontrol belgelerinin onaylanarak alınmasının gerçekleştirilmesini sağlamak üzere gerekli danışmanlık hizmetlerinin yukarıda anılan metin dahilinde 15 günlük süre içerisinde verilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

3. Davacı tarafça keşide edilen 05.01.2016 tarihli ihtar ile davalıların sözleşmenin imza tarihinden itibaren 15 gün içinde edimlerini yerine getirmedikleri, bu nedenle sözleşmenin 3. maddesi uyarınca sözleşmeyi feshettiklerini ve teminat senetlerinin iadesini istedikleri halde senetlerin iade edilmediğini, gecikmiş ifanın kabul edilemeyeceğini konusuz kalan teminat senetlerinin 3 gün içinde teslim edilmesi ihtaren bildirilmiştir.

4. Davacı tarafından gönderilen 05.01.2016 tarihli ihtardan sonraki tarih olan 21 Ocak tarihli ve davalılardan Perihan tarafından gönderilen "Alp Bey merhaba ben perihan önümüzdeki hafta içinde Ankaraya gelicem. Senetlerini iade edeceğim. Ve sizinle görüşmek istiyorum. Birlikte cumhurbaşkanına gitmek için randevu bekliyorum. Ayrıntıları gelince konuşuruz." şeklindeki mesaj ile senetleri iade etmeyi kabul ederek sözleşme kapsamında üzerine düşen edimleri ifa etmediklerini kabullendikleri anlaşılmaktadır.

5. 6100 sayılı Kanun'un 199 uncu maddesi “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” şeklinde düzenlenmiş olup, bu düzenleme ile mail ve telefon mesajları da belge olarak kabul edilmiştir.

6. 6100 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinde ise “(1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. (2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.” şeklinde düzenleme getirilerek, bu tür belgeler delil başlangıcı olarak kabul edilmiştir.

7. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda belirtilen Whatsapp mesajının davalı ...'dan gelip gelmediği araştırılarak, belirtilen mesajın davalı ...'dan gelmiş olması halinde yazılı delil başlangıcı kabul edilmek suretiyle bu belgenin diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde fesih tarihinden sonra da davalıların hizmet vermeye devam ettiği belirtilmiş ise de, soyut ifade dışında bir delilin de belirtilmediği anlaşılmakla, açıklanan hususlar üzerinde durularak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,

28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3928, K. 2024/3869, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3928
Karar No
2024/3869
Tarih
26 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3930 K.2024/18368
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3931 K.2024/6928
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3931 K.2024/18386
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3934 K.2024/18244
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/3937 K.2024/10365
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3939 K.2024/17636

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.