KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2023/5686 E., 2024/434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/940 E., 2023/1475 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/237 E., 2023/67 K.
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki ayıplı aracın ayıpsız misli ile değişimi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili (duruşma istemli), davalı İnciroğlu Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı ...Ş. Veklinin duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davalılar vekillerinin temyiz talepleri yönününden yapılan incelemede; davalılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar (dava konusu aracın fatura bedeli) 124.678,20 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı vekili kararı karşı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) temyiz etmiştir.
Katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, karşı tarafın asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır.
Karşı tarafın temyiz istemi, yukarıda belirtildiği üzere reddedilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/5686, K. 2024/434, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama