İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1067 K.2025/514

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2024/1067Karar2025/514Tarih23 Ocak 2025Okuma7 dk · 1.400 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2024/1067 E., 2025/514 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ocak 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/367 E., 2024/54 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.400 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurum tarafından 02.07.2013 tarihli yazı ile müvekkili hakkında Kuruma sahte reçete fatura edildiği, reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine veya yakınına teslim edildiğine ilişkin imzaların bu kişilere ait olmadığı,

hasta veya yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin fatura edildiği ve kendilerine hasta gönderilmesi için üçüncü şahıslarla işbirliği ve yönlendirme yapıldığı gerekçeleriyle, 2009 yılı Eczane Protokolü'nün (6.3.3), (6.3.10), (6.3.19) ve (6.3.24.) maddeleri ile 2012 yılı Protokolü'nün (5.3.10.) maddesi uyarınca uyarma, sözleşmenin 3 ay süreyle feshi ve toplam 121.507,35 TL cezai şart uygulandığının bildirildiğini, ancak söz konusu cezai işlemlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurumun fesih, cezai şart ve uyarı işlemlerinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacının protokole aykırı eylemlerinin Kurumda görev yapan eczacı bilirkişinin 04.02.2013 tarihli raporuyla tespit edildiğini, uygulanan cezai işlemlerin protokole ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli kararıyla; davacının protokol hükümlerine aykırı davrandığı ve uygulanan cezai işlemlerin yerinde olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilmiş ise de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 2016 yılı Eczane Protokolü uyarınca 2009 yılı Protokolü'nün (6.3.3) ve (6.3.10) maddeleri gereği verilen uyarma cezası ile (6.3.24) maddesi gereği sözleşmenin 3 ay süre ile feshi yönündeki davalı işlemlerinin iptalinin gerektiği, 2016 yılı Protokolü'nün (6.12.) maddesi gereği ise tahsil edilmiş cezai şartların iade edilemeyeceği gerekçesiyle;

davanın kısmen kabulü ile 121.507,35 TL cezai şartın tahsili işleminin konusu kalmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, dava tarihinden önce ve sonra tamamı tahsil edilen cezai şartın iadesi ve indirim talebinin ise yerinde görülmediğinden reddine, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 2016 yılı Protokolü gereğince 02.07.2013 tarihli davalı Kurum yazısıyla davacı hakkında uygulanan uyarı ve sözleşmenin 3 ay süreyle feshi işlemlerinin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2020 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Dairemizin 14.10.2021 tarihli ilamıyla.

(1) numaralı bentte taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, (2) numaralı bentte; davalı Kurumca davacı hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2009 yılı Protokolü'nün (6.3.3), (6.3.10) ve (6.3.19.) maddeleri uyarınca cezai işlem uygulanmış ise de, yapılan yargılama sırasında yürürlüğe giren 2016 yılı Protokolü'nün davacı lehine düzenlemeler içerdiği, anılan Protokol'ün (6.12.) maddesi uyarınca bu protokolün dava konusu uyuşmazlığa uygulanması için davacının açık bir talebinin aranmadığı,

dava açılmasının uyuşmazlığa 2016 yılı Protokolü'nün uygulanarak bir karar verilmesi için talep kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar anılan madde hükmünde.

“Kurumca tahsil edilmiş olan cezai şart ve yersiz ödeme tutarları geri ödenmez, mahsup edilmez.” denilmiş ise de, bu hükmün hakkında cezai işlem uygulanan kişinin rızası ile yapılmış olan tahsilatlara ilişkin olduğu, davacının ise dava konusu 121.507,35 TL cezai şartı rızasıyla ödemediği, davalı Kurumun söz konusu cezai şartı taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu ve cezai şartın iptali için işbu davanın açıldığı sırada davacının Kurum alacaklarından mahsup etmek suretiyle tahsil ettiği;

hal böyle olunca, cezai şartın tahsil edilmesi nedeniyle cezai şart işleminin iptaline yönelik davanın konusuz kaldığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğu; bu durumda Mahkemece 2009 yılı Protokolü'nün (6.3.3), (6.3.10) ve (6.3.19.) maddelerinin uygulandığı davacı eylemleriyle ilgili 01.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 2016 yılı Protokolü'nün (5.3.2), (5.3.5), (5.3.10) ve (6.17.) maddelerinin uygulanarak davacının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı,

davranmış ise 2016 yılı Protokolü'ne göre hakkında ne miktarda cezai işlem uygulanması gerektiği belirlendikten sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamında Mahkemece verilen ilk kararda varılan kanaatin hatalı olduğuna dair bir belirleme yapılmadığından davalı Kurumun davacı eczacı hakkında uyguladığı cezai işlemin içerik olarak yerinde olduğunun kesinleştiği, bozma sebebi sayılmayan unsurlar hakkında tekrar değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,

yalnızca davacı eczacı hakkında Kurumun uyguladığı cezai işlem miktarlarının 2016 yılı Protokolü'ne göre güncellenmesi ve hesaplamanın yeniden yapılması gerektiği, bu doğrultuda önceki raporu düzenleyen bilirkişiden alınan ek rapordaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle;

davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun davacı eczacı hakkında uyguladığı cezai şart bedelinden 27.948,81 TL'lik kısmın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 2016 yılı Protokolü uyarınca davacıya 02.07.2013 tarihli davalı Kurum yazısıyla uygulanan uyarı ve sözleşmenin 3 ay süreyle feshi işlemlerinin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili. Kurum tarafından incelenen reçetelerin 2009 ve 2012 dönemine ait olduğundan davacı eczacı hakkında belirtilen dönemlerde yürürlükte bulunan 2009 ve 2012 yılı Protokollerinin uygulandığını, davacının 21.06.2013 tarihli dilekçesi ile Kuruma başvurarak 2012 yılı Protokol hükümlerinden yararlanma talebinde bulunması üzerine davacı hakkında 2012 yılı Protokolü uyarınca uyarma ve sözleşmesinin 3 ay süreyle feshi işlemlerinin uygulandığı,

ayrıca cezai şart bedelinin Kurum alacağından mahsup edildiğini, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davacının 2016 yılı Protokolü'nün uygulanması için açık bir talebinin bulunmadığını, bozma ilamında davacının açık talebinin aranmaması ve dava açılmasının bu hususta talebi varmış gibi kabul edilmesi gerektiği yönündeki tespite katılmadıklarını, bu durumun protokol hükümlerinin uygulanmasında çelişki oluşturacağını ve fesih işlemini etkisiz hale getireceğini, yine 2016 yılı Protokolü ile uyarı ve fesih işlemlerinin yürürlükten kaldırılmadığını, (5.3.2) ve (5.3.5) maddelerinde bu cezai işlemlerin yerini koruduğunu,

cezai işlemlerin iptaline ilişkin kararın hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2009 ve 2012 yılı Protokolleri uyarınca davacı hakkında uygulanan uyarı, sözleşmenin feshi ve cezai şartın tahsiline ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.

1. Mahkemece bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince inceleme yapılarak davacı eczacı hakkında lehe hükümler içeren 2016 yılı Eczane Protokolü'nün uygulandığı ve özellikle 2009 yılı Protokolü'nün (6.3.24) maddesi ile 2012 yılı Protokolü'nün (5.3.14) maddesinde eczaneler hakkında işbirliği, reçete toplama, yönlendirme, vb. faaliyetler nedeniyle öngörülen sözleşmenin feshine ilişkin cezai yaptırımın 2016 yılı Protokolü'nün (3.17.) maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı göz önüne alınarak davacı hakkında uygulanan fesih işleminin iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2. Sosyal güvenlik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 05.01.2024 tarihli raporda; dava dışı F.A. isimli hastanın Mahkemedeki ifadesinde de belirttiği üzere, adına düzenlenen 25.04.2012 tarihli reçetenin gıyabında düzenlenmiş olup söz konusu reçetenin sahte olduğunun tespit edildiği ve davacı eczacı tarafından 2012 yılı Protokolü'nün (5.3.10.) maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle bahsi geçen sahte reçeteden dolayı hakkında uygulanan cezai şartın yerinde olduğu belirtilmesine rağmen, davacı hakkında uygulanması gereken cezai şart miktarı hesaplanırken söz konusu sahte reçete bedelinin göz önüne alınmadığı anlaşılmıştır.

2012 yılı Protokolü'nün (5.3.10.) maddesi, 2016 yılı Protokolü'nde de aynen yerini korumuş ve anılan madde hükmünde; eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacının uyarılacağı belirtilmiştir.

Bilirkişi raporunda söz konusu sahte reçete bedeli 1.164,24 TL olarak belirtildiğine göre 2016 yılı Protokolü'nün (5.3.10.) maddesi gereği 1.164,24 TL'nin 10 (on) katı olan 11.642,40 TL cezai şart bedelinin davacıdan tahsiline ilişkin Kurum işleminin de yerinde olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda İlk Derece Mahkemesince; davalı Kurumun davacı hakkında uyguladığı cezai şart bedelinden 11.642,40 TL'lik kısım mahsup edildiğinde kalan 16.306,41 TL tutarındaki cezai şartın iptaline karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3. Öte yandan, yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere 2016 yılı Protokolü'nün (5.3.10.) maddesi uyarınca Kuruma sahte reçete fatura edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle davacı eczacı hakkında uygulanan uyarı işlemi de yerinde olduğundan davacıya anılan Protokol hükmü uyarınca 02.07.2013 tarihli Kurum yazısıyla uygulanan uyarı işleminin iptaline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1067, K. 2025/514, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. V. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VI. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1067
Karar No
2025/514
Tarih
23 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/1071 K.2025/48
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1072 K.2025/193
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1072 K.2025/99
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1073 K.2025/429
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1081 K.2025/75
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1084 K.2025/195

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.