İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2016 K.2025/1189

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2024/2016Karar2025/1189Tarih27 Şubat 2025Okuma5 dk · 946 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2024/2016 E., 2025/1189 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2025
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2017/654 E., 2023/1157 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

946 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili Banka ile davalılar arasında tüketici kredisi sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'ın tüketici kredisini vadelerinde ödemediğini, diğer davalıların kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olmakla borcun tamamını ödemekle sorumlu olduklarını, davalı kefil F Profil şirketinin ise müvekkili Bankanın davalı ... ve bunun gibi yüzlerce borçluya kredi kullandırmasını sağladığını, yani davalı şirketin dava konusu kredi ilişkisinin asıl borçlusu konumunda olduğunu, davalılar kendilerine gönderilen ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediklerinden temerrüde düştüklerini belirterek,

fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 18.071.046.337 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, asıl alacağa dava tarihinden itibaren %180 oranında temerrüt faizi yürütülmesini, BSMV'nin de sözleşme gereği davalılardan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili; davaya konu sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin kredi sözleşmesine kefil olmadığını, asıl borçlu olarak gösterilen davalının hiçbir zaman davacı Bankadan kredi kullanmadığını, bu durumun İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 E. sayılı dosyasıyla tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ...Ltd.Şti., ... ve ... cevap dilekçesi vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 12.11.2015 tarihli kararıyla; sözleşmedeki imzaların davalı şahısların eli mahsulü olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, sözleşme asıl borçlusu ... ve ....Ltd. Şti. yönünden davanın kabulü ile 1.921,35 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 17.900,83 TL'nin bu davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, dava tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 106,08 oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Kapatılan Yargıtay 13. Hukuk Dairesince verilen 17.04.2017 tarihli ilamla; davacının tüm itirazlarının reddedildiği, davalı ... yönünden; davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunun da hiç tebliğ edilmediği, usulünce yapılmış tebligat olmadan yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği, davalı ... yönünden; davanın reddedilmesi nedeniyle kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine nisbi yerine maktu vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur.

Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı, hüküm kurmaya elverişli bulunan 24.10.2018 tarihli bilirkişi raporu, 31.05.2023 tarihli ATK raporu ile tüm dosya kapsamı uyarınca; kredi sözleşmesinde kredi kullanan sıfatıyla atılan imzanın ve kasa tediye fişinde davalı ... adına atılan imzaların bu davalıya ait olmadığı, davalı ...'ın dava konusu kredinin temini ve alınmasında hukuki sorumluluğunun bulunmadığı, yine bozma ilamında belirtildiği üzere davalı ... lehine nisbi vekalet ücretine hükmedildiği, Yargıtay ilamında yukarıda bahsi geçen hususlar dışında bir bozma yapılmadığı,

dolayısıyla Mahkeme kararının diğer davalılar açısından kesinleştiğinin anlaşıldığı, icrada tereddüt uyanmaması için bozma öncesi davalılar ..., ..., ..Ltd.Şti. hakkında verilen hükümlerin bu hükümde de tekrar edildiği gerekçesiyle, davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden reddine, davanın davalı ...Ltd.

Şti. yönünden kabulü ile, 1.921,35 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 17.900,83 TL'nin bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %106,08 oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; bir kısım davalılar bakımından davanın reddedilmesinin doğru olmadığını, imza incelemelerinin usulüne olarak uygun yapılmadığını, davalı ...'dan imza örneği alınmasına dair ara karar kurulmuşsa da bu kararın yargılamanın hiçbir aşamasında yerine getirilmediğini, imza itirazında bulunan davalı taraf, Mahkemenin ara kararını yerine getirmediğinden imza itirazından vazgeçmiş sayılması gerektiğini, gerekçeli karara esas alınan ATK raporuna karşı itiraz ettiklerini ancak itirazlarının dikkate alınmadığını, hükme esas alınan ATK raporunda izah edilen nitelikleri taşıyan belgelere göre inceleme yapılmadığının görüldüğünü,

davalı ... haricindeki diğer davalılar ... ve ... yönünden ATK raporu alınmadığını, salt 08.12.2018 tarihli bir bilirkişi incelemesine göre müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatına haiz bu kişiler yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamından, dava konusu kredi tutarının davalı şirket tarafından kullanıldığı, kredi alınmasındaki asıl amacın, davalı firmaya finansman sağlanması olduğu, esasen dava dışı pek çok firma çalışanına aynı şekilde kredi kullandırıldığı, firmanın şahsi ve ayni teminat verdiği, sonuçta kredinin geri ödenmediği anlaşılmaktadır.

Davacı bankanın, davalı firmaya kullandırdığı kredilerin geri ödenmemesi üzerine Bankanın yetkili müdürlerince sahte kimlik bilgisi ve üçüncü kişinin katılımı ile mevduat hesabı açılarak, başka bir müşterinin hesabından para aktarılıp işletilerek elde edilen paranın davalı firma hesabına havale edildiği, bilahare davalı firma hesabından ya da hayali yaratılan bir hesaptan esasen banka kaynakları kullanılmak suretiyle, kredi ödenmiş gibi gösterilerek ibranameler düzenlendiği, Banka görevlilerinin ceza mahkemesinde yargılandığı ve sahtecilik suçundan mahkum oldukları, söz konusu ibranamelerin gerçek olmadığı,

hayali hesaptan ödeme üzerine düzenlendiğinin, eldeki dava dosyası, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2009 tarihli ve 2006/320 E., 2009/201 K. sayılı ilamı ve temyiz incelemesi Dairece yapılan emsal dava dosyaları içeriklerinden açıkça anlaşılmaktadır.

Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verilmiş olmasına, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmamasına ve özellikle yargılama sırasında alınan bilirkişi ve ATK raporlarında, dava konusu sözleşmedeki imzanın davalı ...'a ait olmadığının tespit edildiği, davalı firmanın şirkete finansman yaratmak amacıyla kredi kullandırıp, kredi miktarlarını kendisinin tahsil ettiği ve geri ödemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi gereğince ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2016, K. 2025/1189, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2016
Karar No
2025/1189
Tarih
27 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/2017 K.2025/988
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2018 K.2025/1472
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/2022 K.2025/2547
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2023 K.2025/842
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2024 K.2025/876
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2025 K.2025/860

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.