KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/2699 E., 2025/1738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1031 E., 2024/902 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bayburt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/348 E., 2022/55 K.
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 18.06.2010 tarihli belgeye istinaden davalıdan alacaklı olduğunu, yazılı belgeye dayalı alacağın tahsiline ilişkin başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekili tarafından, dava konusu belge ile davalıdan alınan imza örnekleri arasında 10 yılı aşkın bir süre olduğu, bu nedenle davalının ellerinin titreyip titremediğinin belirlenmesi için hastaneye sevkinin sağlanmasının talep edildiği, ancak raporun davalı borçlunun dava sırasında temin edilen imza örnekleri yanı sıra belge tarihine yakın Kurumlardan alınan imza örneklerinin de değerlendirilmesi suretiyle düzenlendiği,
bundan ayrı taahhütte belirtilen taşınmazın satışı için müvekkiline vekaletname verilmesinin dava konusu belgedeki imzanın davalıya ait olduğunun kanıtı olduğu iddiasının ise borcun ikrarı anlamını taşımadığı, davacının taahhüt belgesindeki imzanın davalıya ait olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... ATK Fizik İhtisas Dairesinin 10.12.2021 tarihli raporunda, davaya konu belgedeki imzaların davalının eli ürünü olmadığının belirlendiği, bu raporun tanzimi sırasında 13.03.2012, 10.08.2015, 02.04.2018, 13.08.2005, 19.11.2013, 17.09.2020, 25.09.1980, 16.09.2014, 28.04.2017, 20.03.2017, 29.11.2016 tarihli mukayese belgelerindeki imzaların da incelendiği, davalı tarafından verilen vekaletnamenin temsil belgesi niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; imza incelemesinde, bilirkişiler tarafından davalının dava konusu belgeye en yakın tarihte atmış olduğu mukayese imzalarının dikkate alınması gerektiğinin bildirildiğini, ancak raporda bu konuda bir inceleme yapılmadığını, davaya konu borcun davalı adına kayıtlı olan taşınmazın satılması suretiyle ödeneceğinin taahhüt edildiğini, söz konusu taşınmazın satılması için de 16.09.2014 tarihinde davalı tarafından müvekkiline vekaletname verildiğini, sırf bu vekaletnamenin dahi dava konusu belgenin davalı tarafından düzenlendiğinin ispatına yeterli olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazların dikkate alınmadan verilen kararın doğru olmadığını belirterek, bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2699, K. 2025/1738, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama