KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/2827 E., 2025/3907 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/359 E., 2024/817 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/238 E., 2022/499 K.
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin babası olan 13.01.1933 doğumlu ...'ın tek başına yaşadığını, babasının kendisini davalarda temsil etmesi için vekaletname verdiği davalı Avukat ... ile ...'ta birlikte yaşamaya başladığını, babasının davalıya 1.500.000,00 TL parayı vekalet ücreti adı altında gönderdiğini, haksız olarak gönderilen 1.500.000,00 TL 'nin 21.08.2019 tarihinden işleyecek bankaların uyguladığı en yüksek mevduat faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asıl; yalnız yaşayan davacı murisinin bakım ve her türlü sorumluluğunu üstlendiğini, ahlaki vazifenin ifası olarak banka hesabına ... tarafından gönderilen paranın Borçlar Kanunu'nun 78/2 maddesi gereğince istirdatının caiz bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris hesapları üzerinde yapılan incelemede dava konusu ödemede herhangi bir açıklama bulunmadığı, her ne kadar davacılar vekili irade fesadı iddiasını ileri sürmüş ise de bu hususun iddianın genişletilmesi niteliğinde olup, davalının muvafakati olmadığı için dinlenilmesine yasal olanak bulunmadığı, davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı ancak yemin deliline başvurulmadığı gerekçesiyle davacı davasını ispatla yükümlü olduğundan, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve özellikle davalı yanın gerekçeli inkar niteliğindeki savunması karşısında davacı yanın açıklamasız dekont ile gönderilen dava konusu bedelin vekalet sözleşmesine istinaden avans olarak gönderildiği yönünde iddiasını yasal ve yeterli delillerle ispatlayamamasına göre davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; muris ile davalı arasında vekalet ilişki olduğunun taraflar arasında çekişmesiz olduğunu, muris tarafından davalıya gönderilen bedelin vekalet ilişkisinden kaynaklı avans niteliğinde bir ödeme olduğunu, davalının hangi ahlaki ödevi yerine getirdiğini ispat edemediğini, murisin iradesinin fesada uğratıldığını, hukuki uzman görüşünün değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesine istinaden avans olarak yapıldığı iddia edilen ödemenin iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davacının murisinin, davalıya 1.500.000 TL havaleyi açıklama yazmadan göndermiş olduğu, davacının ise bu paranın vekalet ücreti olarak gönderildiği iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2827, K. 2025/3907, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama