KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/3235 E., 2025/2540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/700 E., 2024/738 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/636 E., 2023/597 K.
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı tarafından davalıya satışı gerçekleştirilen bağımsız bölüme ilişkin Kadıköy Belediyesince tespit edilen imara aykırılık nedeniyle davalıya tahakkuk ettirilen para cezasına itiraz sonrası müvekkili hakkında para cezası tahakkuk ettirildiğini, imara aykırılığın giderilmesi halinde para cezasının tahsil edilmeyeceğini, davalıya masrafı kendisine ait olmak üzere çatının yükseltilmesi suretiyle yapılan imara aykırılığın eski hale getirilmesi talebinin reddedildiğini ileri sürerek; Kadıköy ilçesi, ... Mahallesinde kain 3315 ada 87 parsel, No:11/36 kapı sayılı taşınmazın çatı katındaki imara aykırı büyümenin eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının müvekkile karşı dava açma aktif husumet ehliyetinin olmadığını, dava açmakta hukuki yararının da olmadığını, müvekkiline bilerek ayıplı mal satıldığını, davalının daireyi satın alırken bu aykırılığı bilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça, devrettiği tapu ile ilgili tahakkuk ettirilen imara aykırılığın giderilmesine yönelik talepte bulunulduğu, davaya konu tapuyu devredildiğinde tahakkuk ettirilen işlemden güncel tapu malikinin sorumlu olması gerekeceği ve iptalinin de yine güncel tapu sahibi tarafından istenmesi gerekeceği bu haliyle davacı adına husumet doğmadığı gibi dava açmakta hukuki yararı da bulunmadığı davacının kendisine ait olmayan mal varlığına yönelik talepte bulunmasının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d ile 114/1-h maddeleri gereği mümkün olmadığı ve ilgili eksikliğin
giderilebilir mahiyette bulunmadığı belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın çatıdaki imara aykırı tadilatın kendisi tarafından yapılmayıp bu şekilde satın alınarak davalıya satıldığı ve davalının bu durumu bilerek satın aldığını iddia etmiş olması karşısında, imara aykırı ayıplı taşınmazın satışını gerçekleştiren davacı satıcı olup, satışın ikmali sonrası ayıbın giderilmesini istemekte hukuki yararı bulunmadığını tespit eden İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu belirlenerek, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı güncel malik sıfatıyla yapıyı eski hale getirmekten sorumlu olduğu halde, bu sorumluluğunu yerine getirmediğini, bu haliyle davacının malvarlığının pasifinde 418.500,00 TL artma olduğunu, Kadıköy Belediyesince verilen imar para cezasının muhatabının halihazırdaki malik olan davalı değil davacı olduğundan, davacının zarar gördüğünü, bu zararın nedeninin gerekli işlemi yapmayan ve davacı tarafından yapılmasına izin vermeyen davalı olduğunu, davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıya satılan taşınmazın imara aykırılığından dolayı davacı hakkında tahakkuk ettirilen para cezasının kaldırılması için masrafları davacı tarafından karşılanmak kaydıyla davalı tarafından imara aykırılığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ayıplı taşınmazı satan davacının satış sonrası ayıbın giderilmesini istemekte hukuki yararı olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3235, K. 2025/2540, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama