KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/4012 E., 2025/2825 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2230 E., 2024/1733 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1196 E., 2024/216 K.
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; 18.11.2016 tarihli kira sözleşmesi ile dört bağımsız bölümden oluşan işyerinin aylık net 27.500,00 TL kira bedeli ile davalıya kiraya verildiğini, kira artışlarının endeks oranında yapıldığını ve son kira bedelinin 39.993,00 TL olduğunu, yeni kira yılında uygulanacak kira bedelinin hâkim tarafından hakkaniyete uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek; kiralanan işyerinin 18.11.2022 tarihinde başlayacak olan yeni dönem kira bedelinin değişen ekonomik koşullar, emsal kira oranları dikkate alınarak aylık 150.000,00 TL olarak tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflarca imzalan 14.09.2018 tarihli Protokol ile tarafların 15.09.2021 tarihinden itibaren aylık net kira bedelinin 29.000,00 TL + stopaj olarak yıllık peşin halde ödenmesi konusunda mutabık kaldığını, davacının mutabakat ile 2019 yılı ve sonrası için düzenleme yapıldığını kabul ettiği için uyarlama davası için yasal olarak zorunlu olan 5 yıllık dava açma süresinin dolmadığını, yapılan kira artışının kanuna uygun olduğunu, pandemi süreci düşünüldüğünde çevreye göre kiranın rayice uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu doğruştusuda 18.11.2022 tarihinden itibaren brüt 167.200,36 TL olarak saptanan bedel üzerinden kiracılık süresi gözetilerek %15 hak ve nefaset indirimi yapılması sonucu kira bedelinin aylık brüt 142.120,30 TL olarak tespiti gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile kira bedelinin 01.10.2022 tarihinden itibaren brüt 142.120,30 TL olarak tespitine karar verilmiş; kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine 09.05.2024 tarihli Ek Karar ile istinaf başvurusunun iki haftalık kanuni süre içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş; ek karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın, davanın 3. ve son celsesi olan 4. celsesine vekaletnameye ekli yetki belgesine istinaden katılan vekile tebliğ edildiği, yetki belgesinin vekaletname hükmünde olduğu ve yetki belgesinde herhangi bir süre sınırının bulunmadığı, bu durumda yetki belgesi ile davayı takip eden avukata gerçekleştirilen tebligatın geçerli olduğu, gerekçeli kararın 22.04.2024 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, davalının istinaf başvurusunun ise yasal 2 haftalık süre geçtikten sonra 07.05.2024 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; kararın davayı takip eden vekil yerine dosyaya bir defaya mahsus yetki belgesi ile iştirak etmiş olan vekile tebliğ edildiğini, bu nedenle tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, kararın Banka tarafından 10.05.2024 tarihinde öğrenildiğini, istinaf başvurusunun süresinde olduğunu, hukuki mesnetten uzak ve usulsüz hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, Banka tarafından ödenmekte olan kira bedelinin rayice uygun olduğunu, taraflar arasındaki mutabakata aykırı ve fahiş bir artış isteği olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kira bedelinin hakkaniyete göre tespiti istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye özellikle kararın tebliğ edildiği vekilin tevkil edildiği yetki belgesinin vekaletnamede yer alan tüm yetkileri kapsamasına, yetki belgesinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nu değiştiren 4667 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile 56. maddesine eklenen hüküm uyarınca vekaletname yerine geçmek üzere düzenlendiğinin belirtilmesine, aynı Kanun maddesine göre usulüne uygun olarak düzenlenmiş olan yetki belgesinin vekâletname hükmünde olmasına,
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesine göre vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağının ve vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/4012, K. 2025/2825, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama