KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/4107 E., 2025/3406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1450 E., 2024/1744 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/448 E., 2021/425 K.
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı Kurum tarafından, 2013 yılı Ağustos dönemi hastalarından ..., ... ve ... için kullanılan steril tıbbi cihazın SUT eki listelerde bulunmadığı, 2013 dönemi hastası ... ve 2012 Mart dönemi hastalarından ... ve ...'in yoğum bakım durumlarının yanlış derecelendirildiği, ... ve ... isimli hastalar ile diğer bazı hastalar yönünden ise HLA ödemelerinin en fazla 5 fatura için yapılabileceğinin dikkate alınmadığı ve tüp bebek tedavisinin mevzuata aykırı olarak yapıldığı gerekçesiyle müvekkilinin hakedişlerinden 629.317,51 TL tutarında yapılan kesintinin mevzuata ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 629.317,51 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kesintilerin kanun ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 27.07.2020 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 192.457,73 TL'nin 02.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli kararıyla; taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de davacı vekilinin 30.01.2023 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 310/3 maddesi uyarınca hükmün verilmesinden sonra feragat edilmesi nedeniyle davanın reddi yönünde ek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın feragat nedeniyle reddine, karar tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 87.224,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 17.01.2024 tarihli ilamla; "... Mahkemece, davacının feragati 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’un Geçici 90. maddesi gereği olup davada haklılık ve haksızlık durumu belirlenmediğinden, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın feragat nedeniyle reddine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/4107, K. 2025/3406, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama