KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/4193 E., 2025/3192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1186 E., 2024/1425 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/13 E., 2022/599 K.
Karar Metni
782 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hak sahibi olduğu, yapının bulunduğu bölgenin Dikmen Vadisi 4. ve 5. etapları kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edildiğini, akabinde davalı tarafından bu bölgede bulunan tapulu taşınmazların malikleri ile aynı Kanun uyarınca hak sahibi olan gecekondu sahipleriyle konut sözleşmesi yapılması amacıyla karar alındığını ve taraflar arasında 100 m² konut verilmesi karşılığı 27.06.2007 tarihli konut sözleşmesinin imzalandığını, davacının enkaz bedeli düşüldükten sonra kalan borcunu taksitler halinde başladığı ödemeleri tamamladığını,
sözleşmenin aradan geçen 14 yıllık süreçte ifa edilmediğini, ifa edileceğine ilişkin herhangi bir emarenin de bulunmadığını, ayrıca inşaatlara başlansa dahi müvekkili açısından artık bir faydasının kalmadığını ileri sürerek; ifa yerine geçen müsbet zararın belirlenmesi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin davalıdan yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 15.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.527.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; idari yargının görevli olduğunu, davacı ile müvekkili Belediye arasında imzalanan 27/06/2007 tarihli ve 783/772 sayılı uzlaşma Komisyon Kararı ve Tapu Tahsis Belgeli Tesis Sözleşmesi gereği taahhütlerinin devam ettiğini, bu sözleşmede hak sahibi davacının taahhütlerinin B maddesinde "Dikmen Vadisi 4. ve 5. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi İmar planı ve buna dayalı kamulaştırma işlemleri ile ilgili olarak iptal ya da bedel artırım davası için yargı yoluna gitmeyecektir." denilmesine rağmen davacının taahhüdünü yerine getirmediğini, sözleşmenin feshini gerektiren bir durum söz konusu olmadığını, davacı adına kira yardımlarının halen devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın sözleşme şartlarını yerine getirdiği, ancak davalı tarafın sözleşmenin ifasını yerine getirmediği, taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi ve geçerli bir sözleşme olduğunu, davalının sözleşme ile yüklendiği edimlerini makul sürede yerine getiremeyeceği ya da hiç getiremeyeceğinin anlaşılmasından kaynaklanan borçlunun temerrüdüne dayalı aynen ifa yerine geçen zarar tazmini talebinde bulunulduğu, tazmin edilmesi gereken zararın, davacının gerçek zarar olduğu,
taşınmazı teslim borcunun taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği gibi ifa edilmemesi sonucu davacının zarara uğradığı, bu zararın tazmini gerektiği, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile davacıya teslim edilmesi gereken taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 2.527.000,00 TL olduğu, davacının zarara uğradığı ve davalı idarenin ifa yerine geçen bu zararı tazmin ile yükümlü olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüyle.
2.527.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava, 2.526.000,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 15.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvuruların esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; belirsiz alacak davasında dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken davanın hukuki niteliğine aykırı olarak hükmedilen miktara dava ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; dava ile aynı konumda olan emsal bilirkişi raporları incelendiğinde belirlenen bedel ile eldeki davada bilirkişilerce belirlenen bedel arasında çok büyük fark olduğunu, davacı ile imzalanan tesis sözleşmesinde hak sahibinin iptal ya da bedel artırım davası için yargı yoluna gitmeyeceğinin hüküm altına alınmasına rağmen davacını akde aykırı davrandığını, tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesinin feshini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, davacı adına kira yardımlarının halen devam ettiğini, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kentsel dönüşüm projesi kapsamında taraflar arasında imzalana sözleşmeye konu bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edememesi nedeniyle davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabilecek bulunmasına, olayda davalının imar planının iptali nedeniyle edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacıya teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedeli kadar olmasına, dava tarihi itibariyle taşınmazın rayiç bedelinin bilirkişi tarafından hesap edilmesine,
davanın kısmi dava olarak açılmış olması nedeniyle de ıslah edilen alacak için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/4193, K. 2025/3192, 10 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama