KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/4276 E., 2025/3419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2335 E., 2024/1523 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/2 E., 2023/236 K.
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı tarafın adına kayıtlı bulunan ve davaya konu Kırşehir İli ... İlçesi ...
Mahallesi 4166 ada 11-12-13 ve 14 parsel sayılı taşınmazları 18.03.2008 tarihli ve 115 K. numaralı Encümen Kararı ile davacıya sattığını, ancak tapu devrini gerçekleştirmediğini, ilerleyen zamanlarda Maliye Hazinesi tarafından belediyenin haricen devretmiş olduğu bu taşınmazların mera niteliği taşıması sebebiyle tapu iptal ve tescil davasının açıldığını, Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/4 E., 2020/120 K. sayılı ilamıyla;
karara bağlandığını, taşınmazlar hakkında Hazine adına hükmen tescil kararı verildiğini, dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak davalı tarafın davacıya ferağ vermesinin imkansız hale geldiğini, bu sebeple davacı tarafın uğramış olduğu zararın dava konusu taşınmazlar başında keşif yapılarak belirlenecek olan güncel değeri üzerinde belirlenecek miktarın şimdilik fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak davacı tarafın tüm ihale bedelini yatırmadığını, davacı tarafça ihale edimleri yerine getirilmeden açılan iş bu davanın reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini dilemişti
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... Başkanlığının maliki olduğu ve ... tarafından davacıya satılan dava konusu taşınmazların Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/4 Esas 2020/120 Karar Sayılı dava dosyası ile yapılan yargılama sonucu, davacının davalı ...
Belediyesinden satın almış olduğu dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile 4342 sayılı Mera Kanununun 10. ve 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/b maddeleri gereğince mera vasfı ile sınırlandırılmak suretiyle özel sicile kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 20.01.2021 tarih ve 2020/2993 Esas ve 2021/152 Karar sayılı kararı ile onanarak 21.04.2021 tarihinde kesinleştiği ve böylece bu taşınmazın mülkiyetinin davalı belediyenin mülkiyetinden çıktığı, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin mahkeme kararı ile ifa olanağının kalmadığı,
bu nedenle tarafların vermiş oldukları edimleri iade etmeleri gerektiği, dava konusu taşınmaz için davalı belediyeye ne kadar bedel ödediği hususunu ispat yükü üzerinde bulunan davacının ispat etmesi gerektiği, davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde davacının dava konusu taşınmazlar için 04.12.2008 tarihinde 9.338,37 TL'yi ve bu miktarın KDV'sini taşınmaz mallar satış geliri hesabına yatırdığını beyan ettiği, bu hususta taraflar arasında ihtilafın bulunmadığı, davacı tarafça bu miktardan başkaca bir bedelin yatırıldığına dair delil sunulmadığı,
ilgili mahkeme kararından sonra bu bedelin davacıya iade edildiği hususunun davalı tarafça ileri sürülmediği gibi dosya kapsamında bu hususa ilişkin delilin bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafça dava konusu taşınmaz için yatırılan bedel ve faizinin taleple bağlı kalınarak toplam 10.000,00 TL üzerinden açılan davanın bu miktar bakımından kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelerden, davalının cevap dilekçesi ile davacının toplam 23.245,54 TL borcunun bulunduğunu, davacının ihale bedelinin tamamını ödemediğini, ihalenin geçersiz olduğunu belirttiği, buna karşı davacının davalıya anılan satış işleminden kaynaklanan borcunun bulunmadığını iddia ve ispat edemediği, kendi borcunu eda etmeyen davacının davalıdan taşınmazların rayiç bedellerini talep edemeyeceği ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilininm istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek eksik kalan bedelin cüzi bir miktar olduğunu, bu nedenle de verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satım sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yargılama aşamasında gelen müzekkere cevaplarından davacının satış bedelini tamamiyle ödeyerek edimini yerine getirdiğini ispatlayamamış olduğunun anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/4276, K. 2025/3419, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama