İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/697 K.2025/330

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2024/697Karar2025/330Tarih16 Ocak 2025Okuma6 dk · 1.236 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2024/697 E., 2025/330 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/929 E., 2022/2523 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2010/559 E., 2019/555 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.236 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı.

07.11.2010 tarihinde oto pazarına ruhsatı adına kayıtlı bulunan minibüsünü satmak üzere götürdüğünü, davalı ... ile 25.000,00 TL'ye satış konusunda anlaştıklarını ve 08.11.2010 tarihinde noter satışı için buluşmak üzere ayrıldıklarını, davalı ... ile 08.11.2010 tarihinde noter önünde buluştuklarını, davalı ...'in yanında 3 kişinin daha bulunduğunu ve noterden satış vekaleti vermesini, parayı arkadaşlarının şirketten getirmek üzere olduklarını söylediğini, davalı ...'in sözüne inanarak satış vekaletini bu şahsa verdiğini, sonrasında bu davalının aracı şirkette kayıt yaptırmak istediğini ifade ederek yanlarından ayrıldığını,

ancak yakını olarak tanıttığı kişilerin yanında beklediğini, yanında bulunanlarla uzun süre paranın getirilmesini beklediğini, ancak daha sonra bu kişilerin de yanından ayrıldıklarını fark ettiğini, aracın aynı gün bir başkasına satıldığını öğrenmesi üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, verdiği vekalet ile davalılardan ...'in aracın parasını ödemeden aynı gün bir başkasına devrettiğini, satış yaptığı kişinin de 09.11.2010 tarihinde üçüncü bir şahsa satış yaptığını öğrendiğini, davalının kendisini kandırarak 25.000,00 TL değerindeki aracını bir başkasına satış yaparak devrettiğini ileri sürerek;

aracının 08.11.2010 tarihinden sonra yapılan satışlarının iptaline, bu mümkün olmaz ise davalıdan aracın değeri olan 25.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Dahili davalı ... vekili; müvekkilinin dava konusu aracı galericilik yapan ve genelde minibüs tipi araçların alım satımı ile iştigal eden dahili davalı ...'tan 12.10.2010 tarihinde Ankara'da noterde yapılan araç satış sözleşmesi ile aldığını, aracın trafik tescil plakasının Ankara’da daha rahat alıcı bulabilmesi için dahili davalı ... tarafından değiştirildiğini, aracı satın alan ve Kırıkkale'de ikamet eden müvekkilinin ise aracı Kırıkkale’ de servis işinde kullanacağı için araç plakasını yeniden değiştirdiğini,

dava konusu aracın müvekkili tarafından dahili davalı ... adına düzenlenmiş trafik tescil belgesine ve noter kayıtlarına güvenerek ve onun oto galerisinden satın alındığını, müvekkilinin araç kendine satılmadan önceki şahıslar arasındaki ilişki bilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı ve dahili davalılar; cevap dilekçesi sunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılardan ... ve ...'in haklarında Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda üzerlerine atılı suçlardan dolayı mahkumiyetlerine karar verildiği, diğer davalıların ise beraat ettikleri ve bu kararların kesinleştiği, Ceza Mahkemelerince verilen mahkumiyet ve beraat kararlarında belirlenen maddi olguların Mahkemeyi bağladığı,

bu nedenle davalılar ... ve ...'in davacıya karşı eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiği Ceza Mahkemesi ilamları ile sabit olduğundan davacının davasının bu davalılar bakımından kabulüne, diğer davalılar bakımından ise reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 25.000,00 TL' nin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine, dava konusu aracın davalı ... adına olan kaydının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar ... ve ... hakkında suç eşyasını satın almak suçlaması ile açılan kamu davalarından 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca yani suçun sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği ve kararların kesinleştiği,

Yargıtayın yerleşik içtihatları ve Türk Borçlar Kanununun (TBK) 74. maddesi nazara alındığında her ne kadar hukuk hakimi ceza yargılamasında verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı hüküm altına alınmış ise de ceza yargılamasında tespit edilen maddi olaylar ve eylemin hukuka aykırı olup olmadığı yönündeki tespitle bağlı olduğu, bu itibarla davacının bu iki davalının da sorumluluğu ve olaya iştiraki bulunduğu bu nedenle aracın tescilinin kendisine iade edilmesi yönündeki istinaf itirazlarının reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş;

karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı; davalılar ... ve ...'in şahsına karşı eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiğinin Ceza Mahkemesi ilamları ile sabit olduğundan dolandırılıp ve aralarında iştirak iradesi olan kişilerce aracının haksız şekilde elinden alındığını, diğer davalıların da bu kişilerle birlikte hareket ettiklerini ve iyiniyetli olmadıklarını, buna ilişkin tanıklarını bildirmesine rağmen bu tanıkların Mahkemece dinlenilmediğini, aracın trafik sicilinin iptali gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, satılan aracın bedelinin tahsil edilememesinden kaynaklı araç satışının iptali ile aracın yeniden adına tescili, mümkün olmaması halinde ise araç bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36. (818 sayılı BK'nın 23.) maddesi "Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir.

Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir." şeklindedir.

4721 sayılı TMK'nın 988. maddesi "Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur."

TMK'nın 989. maddesi, "Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir.

Bu taşınır, açık artırmadan veya pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmiş ise; iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası, ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir.

Diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümler uygulanır düzenlemesi yer almaktadır." düzenlemesi mevcuttur.

2. Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde, davalılardan ...'in davacıdan hileli yolla aldığı 08.11.2010 tarihli kendi adına düzenlenen satış vekaletnamesi ile davaya konu aracı aynı tarihte davalı ...'e sattığı, ,Ceza Mahkemesince davalılardan ...'in dolandırıcılık suçundan, diğer davalı ...'in ise suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyet aldığı,

bu davalılar hakkında verilen bu cezaların kesinleştiği anlaşılmakla, yukarıda ifade edilen Kanun hükümleri de nazara alındığında dava konusu satış vekaletnamesi davacıdan temin edilirken davacının iradesi hile ile sakatlandığından bu satışta alıcı olan davalı ...'in ise emin sıfatıyla zilyet olduğundan bahsedilemeyeceğinden bu davalılar yönünden Derece Mahkemelerince yapılan değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Ne var ki, davalılardan ... ve ... yönünden ise suç eşyasını satın almak suçlaması ile açılan ceza davalarından 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 223/2-e maddesi uyarınca yani suçun sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği ve bu kararların kesinleştiği, hukuk hakiminin ceza yargılamasında tespit edilen maddi olaylar ve eylemin hukuka aykırı olup olmadığı yönündeki tespitle bağlı olduğu gerekçesiyle Derece Mahkemelerinin gerekçesinde ret kararı verilmişse de,

yukarıda ifade edilen Kanun hükümleri uyarınca 4721 sayılı TMK'nun 989. maddesi çerçevesinde davalılardan ...'ın davaya konu aracı kimden ve ne amaçla satın aldığının araştırılması, eğer bu davalı davaya konu aracı bir galericiden satın aldı ise yukarıdaki madde mucibince sorumlu olmayacağının gözetilmesi, ancak aracı davalı ...'ten almış ise sorumlu olması gerektiğinin dikkate alınması;

yine diğer davalı ... yönünden ise, aynı Kanun maddesi uyarınca davaya konu aracı oto galericiden satın almış ise, 4721 sayılı TMK'nun 989/2 maddesi uyarınca ödediği bedelin depo edilmesi durumunda davacının aracının iadesine hükmedilebileceğinin gözetilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan bu davalılar yönünden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

3. Bundan ayrı, davacının, eldeki davada araç tescilinin iptalini, olmaz ise araç bedelinin tahsilini istemesine rağmen, Mahkemece davacının terditli talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmaması hatalı olduğu gibi, davalılardan ... ve ... yönünden İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde ret yönünde değerlendirme yapılmasına rağmen bu davalılar yönünden hüküm kurulmaması da usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/697, K. 2025/330, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/697
Karar No
2025/330
Tarih
16 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/698 K.2025/506
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/699 K.2025/510
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/699 K.2025/209
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/701 K.2025/367
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/703 K.2025/58
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/705 K.2025/511

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.