İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/961 K.2024/1613

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, bozmaya uyan Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davalılar…

Esas2024/961Karar2024/1613Tarih9 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.237 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2024/961 E., 2024/1613 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.237 kelime·6 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, bozmaya uyan Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davalılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı ...'nın banka hesabına ortak araç alımı için 08.06.2006 tarihinde 100.000,00 TL gönderdiğini, daha sonra elden 10.000,00 TL daha verdiğini, taraflar arasında ortak araç alımına ilişkin resmi sözleşme yapılmadığını, aracın davalı şirket adına tescil edildiğini, davalıların 2011 yılında müvekkiline bilgi vermeden aracı sattıklarını, aracın davalı şirket adına kayıtlı olduğu beş yıllık dönemde davalıların müvekkiline ödeme yapmadıklarını, trafikte kayıtlı araçların mülkiyet ortaklığının noterde yapılacak resmi bir sözleşmeyle geçerlilik kazanacağını,

taraflar arasında yasanın aradığı şekil şartlarının yerine gelmemesinden dolayı adi ortaklığın vücut bulmadığını ileri sürerek; müvekkilinin davalılara yaptığı ödemenin denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihinde ulaştığı değerin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 110.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş.

12.11.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 163.627,74 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili; müvekkillerinin birlikte satın almayı düşündükleri otobüse davacının ortak olmak istediğini, bu nedenle kendi isteğiyle davalı ...'nın hesabına 100.000,00 TL yatırıp araca ortak olduğunu, davacının resmi işlemlerle uğraşmak istememesi üzerine kredi başvurusunun davalı şirket adına yapıldığını, krediyle ilgili evrakların davalı şirket adına hazırlanması nedeniyle otobüsün de davalı şirket adına tescil edildiğini, otobüs alındıktan sonra davacıya aylık bilgi verildiğini, zarar etmelerinden dolayı otobüsü sattıklarını, davacının satıştan haberdar edildiğini,

şekil şartı yerine getirilmediğinden para talebinde bulunmasının kötü niyet göstergesi olduğunu, davacının kendince bir şekil eksikliği yaratarak otobüs alırken sermaye olarak koyduğu parayı müvekkillerinden geri almaya çalıştığını, müvekkillerinin daha fazla para koydukları için uğradıkları zararın daha fazla olduğunu, otobüsün şirket üzerine kayıtlı olduğunu bilen davacının bu durumu sonradan öğrenmiş gibi davranarak zararın paylaşılması taleplerinin önüne geçmeye çalıştığını, davanın bir yıllık süre içinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 15.11.2013 tarihli ve 2011/519 E., 2013/529 K. sayılı kararıyla; sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 14.10.2014 tarihli ve 2014/8725 E., 2014/13223 K. sayılı ilamıyla; "...Dosya kapsamından; tarafların ortak otobüs almak için sermayelerini birleştirdikleri anlaşılmaktadır. Davacı, ortak araç alımı için para gönderdiğini ve aracın davalı şirket adına kayıtlı olduğu 5 yıllık dönemde kendisine hiç para gönderilmediğini belirterek; hem aracın ortak alımı hem de ortak işletilmesi hususunda aralarında adi ortaklık olduğunu kabul etmektedir. Bu bağlamda; taraflar arasında 6098 sayılı TBK.nın 620 ve devamı maddelerinde (818 sayılı BK 520 vd. m) düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır...

(...) Hal böyle olunca Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar ışığında inceleme yapılarak, 6098 sayılı TBK.nın 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmak suretiyle TBK.nun 642 ve devamı maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanmasıyla uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken; anılan yön gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamında her ne kadar adi ortaklığa ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği bildirilmiş ise de; taraflar arasında ortaklığa dair yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacı tarafın 100.000,00 TL'yi davalı şirketin uhdesine 08.06.2006 tarihinde davalı ...'nın hesabına yatırarak gönderdiği, davalı şirketin söz konusu parayı kullanarak 34 VLV 16 plakalı otobüsü finansal kiralama yoluyla şirket adına devraldığı, otobüsten zarar edilmesi neticesinde şirket tarafından otobüsün 27.05.2011 tarihinde dava dışı Zafer Güzel'e 317.552,00 TL'ye satıldığı,

taraflar arasında sözlü bir anlaşma yapılmış ise de bu anlaşmanın sermaye payı, ortak amaç ve işbirliği unsurları taşımadığından aracın mülkiyeti yönüyle adi ortaklık olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin geçerliliği 2918 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin (d) bendi uyarınca resmi şekilde yapılmalarına bağlı olduğunu, bu şekil şartının geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmelerin baştan itibaren geçersiz olduğu,

geçersiz sözleşmelerin taraflar için hak ve borç doğurmayacağı, tarafların sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebilecekleri, taraflar arasında bu şekilde araç alımına ilişkin resmi bir sözleşmenin de bulunmadığı, adi ortaklık ilişkisi olduğunun kabul edilmesi için bu yönde resmi bir sözleşmenin bulunması gerektiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre eldeki davanın değerlendirilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuşsa da bozma ilamına uyularak taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık olduğu ve tasfiyeye ilişkin bilirkişi raporları alındığı,

hükme esas alınan 01.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin bilanço hesabının yapıldığını, şirketin borca batık durumda olduğu ve tasfiye neticesinde davacı alacaklıya verilecek aktif bir mal varlığının bulunmadığı, davacının talep ettiği sebepsiz zenginleşme yönünden de davacı tarafça araç ortaklığına ilişkin belge veya yazılı delil ibraz edilmediği, davalı şirketin davacının parasını kullanarak aldığı otobüs sebebiyle şirket sermayesine fazlaca bir değer katarak zenginleştiğinin ispat edilemediği, davacının hak ve borçlara katlanma yükümlülüğünün olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Dairenin 02.11.2023 tarihli ve 2023/1247 E., 2023/3048 K. sayılı ilamıyla, sair temyiz itirazları reddedilerek, 2.... Bu durumda, 34 VLV 16 plaka sayılı otobüs alımına ilişkin adi ortaklığın kurulduğu ve bu ortaklığın otobüsün alımı ile satımı (29.06.2006 - 27.05.2011 tarihleri) arasındaki sürede faaliyet gösterdiği hususu uyuşmazlık dışıdır.

3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; davalı şirketin 31.12.2019 tarihi itibariyle mal varlığı bilançosunun tespit edildiği, alıcıların, taşıt ve demirbaşların bağımsız eksperler tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

4. Davacı vekilinin Mahkemenin 12.10.2022 tarihli duruşmasında da "bilirkişi raporunda belirtilen taşıt ve demirbaşlar yönünden yeniden hesaplama talebimiz bulunmamaktadır." şeklindeki beyanı üzere Mahkemece adi ortaklığa ilişkin olarak davalı şirketin bilanço hesabının yapıldığını, şirketin borca batık durumda olduğu, tasfiye neticesinde davacı alacaklıya verilecek aktif bir mal varlığının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

5. ...Mahkemece uyulan bozma ilamı kapsamında; taraflar arasında 34 VLV 16 plaka sayılı otobüsün alımı hususunda adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu, bu kapsamda Dairenin 14.10.2014 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 642 ve devamı maddelerindeki hükümler uygulanarak tasfiyenin gerçekleştirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

" gerekçesiyle karar bozulmuştur.

VI. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davalılar vekili; davacı tarafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunduğunu, sebepsiz zenginleşme şartlarının oluşmadığını, taleple bağlılık kuralının dikkate alınması gerektiğini, adi ortaklık nitelemesi yapılamayacağını ileri sürerek; kararın düzeltilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 04.02.1959 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK. 2. 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK.

3. Değerlendirme

Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, taraflar arasında 34 VLV 16 plaka sayılı otobüsün alımı hususunda adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunun, bu kapsamda Dairenin 14.10.2014 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 642 ve devamı maddelerindeki hükümler uygulanarak ortaklık konusuna ilişkin tasfiyenin gerçekleştirilmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/961, K. 2024/1613, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  11. B. Gerekçe ve Sonuç
  12. VI. Karar Düzeltme
  13. A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
  14. B. Karar Düzeltme Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/961
Karar No
2024/1613
Tarih
9 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/962 K.2024/4497
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/962 K.2024/6187
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/962 K.2024/5731
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/962 K.2024/5168
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/963 K.2024/3014
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/963 K.2024/4494

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.