İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1414 K.2025/4552

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/1414Karar2025/4552Tarih6 Ekim 2025Okuma6 dk · 1.293 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/1414 E., 2025/4552 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Ekim 2025
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1079 E., 2025/132 K.
İlk derece mahkemesi
Mersin 1. Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2017/453 E., 2023/59 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.293 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı hastanede, davalı doktora 20.09.2016 tarihinde kulak akıntısı şikayeti ile başvurduğunu, davalı doktorun ameliyatın gerekli olduğunu söylemesi üzerine müvekkilinin 25.10.2016 tarihinde ameliyat olduğunu, ameliyattan 1 gün sonra müvekkilinin yüzünün sol tarafını hissetmediğini, davalı doktorun bu durumun geçici olduğunu söylemesine rağmen 1 hafta boyunca düzelmediğini, başka bir hastanede yapılan muayene sonucunda yüz sinirlerinin zarar gördüğünün, sinir duvarının kesildiğinin, bu nedenle felç olduğunun ve bu durumun kalıcı olduğunun tespit edildiğini,

durumun düzelmemesi üzerine yeniden müracaatında davalı doktorun, müvekkiline her türlü tedavi için yardımcı olacağına dair yazı verdiğini, ancak şikayetlerinin geçmediğini belirterek, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 04.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 486.271,543 TL'ye çıkartmıştır.

II. CEVAP

1.Davalı Şirket vekili; davacının ameliyatında müvekkili Şirketin ya da ameliyatı yapan hekimin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının yaklaşık 25 senedir sol kronik otitis media hastası olduğunu, davacının dava konusu ameliyattan 6-7 yıl önce başka bir hastanede ameliyat olduğunu, ikinci ameliyat için müvekkili hastaneye başvurduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... usulüne uygun tebliğe rağmen süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan heyet raporlarında davacıda meydana gelen yüz felcinin komplikasyon olduğu, davacının gelişebilecek komplikasyonlarla ilgili bilgilendirildiği, ancak davalı hekimin komplikasyonun yönetiminde ve komplikasyona müdahalede ihmalinin bulunduğu, yüz felci ile ameliyat arasında illiyet bağının bulunduğu, davacıda meydana gelen komplikasyonun yönetiminde davalı hekimin ihmalinin ve kusurunun bulunduğu, hesap bilirkişisi raporuna göre, işgücü kaybına uğrayan davacının kalıcı maluliyet tazminatının 486.271,543 TL olduğu, davacının olayda kusurunun bulunmaması,

maluliyet oranı, olay tarihi itibariyle yaşı, davalı doktorun kusuru, tarafların maddi durumları, ekonomik ve sosyal koşulları,olayın meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü dikkate alınıp zenginleşmeye de sebep verilmeyecek şekilde manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, 486.271,543 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın 25.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınan davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; özellikle kulak ve parotis bezine yönelik cerrahi girişimler sonrası komplikasyon olarak somut olayda ortaya çıkan durumun gerçekleşebileceği, komplikasyonların hekim hatası kapsamında olmadığı, ancak operasyonu yapan hekimin gelişebilecek komplikasyonlar yönünden hastayı takip ve kontrol etmesi, komplikasyon gelişmesi durumunda komplikasyona müdahale etmesi, takip ve tedavi etmesi,

hastayı konu hakkında bilgilendirmesi gerektiği, davacının ameliyat sonrası gelişen komplikasyon hakkında bilgilendirildiğinin ve cerrahi tedavi önerisinde bulunulduğunun tıbbi belgelerle kanıtlanamadığı, davacıya anti-ödem tedavi düzenlendiği ancak Fasiyal sinir paralizi tanısının operasyon yapan hekim tarafından konulmadığı, komplikasyon yönetimi basamağında ihmal bulunduğu, 10.12.20 20... .11.2021 tarihli bilirkişi kurul raporlarının bu kanaat doğrultusunda birbirini destekler mahiyette olduğu, davalı doktorun davacıya uygulamış olduğu tedavi sürecinde kusurlu olduğu, davalı hastanenin de istihdam eden sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu,

İlk Derece Mahkemesince takdir olunan manevi tazminatın makul olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili;davacının 25 yıllık sol kronik otitis media hastası olduğunu, başka bir sağlık kuruluşunda, aynı bölgeden, 7 yıl önce başarısız bir ameliyat geçirmiş olduğunu, müvekkili doktorun olumlu sonuç garanti etmediğini, ameliyat öncesi davacıya uygulanan tanı ve endikasyonda müvekkili doktorun kusuru bulunmadığını, ameliyat öncesi davacının ameliyat için aydınlatıldığı ve dava konusu "yüz siniri felci" nin komplikasyon olarak meydana gelebileceğinin onamda belirtildiğini, ameliyat sırasında uygulanan tekniklerin tıp bilimine uygun olduğunu, ameliyat sonrası müvekkili hekim ile hastanın iletişiminin devam ettiği,

taburcu olduktan sonra hastanın, tekrar müvekkili hekime başvurduğunu, komplikasyon ve tedavisi sürecinde müvekkili hekimden hizmet alındığını, davacının, müvekkili hekimin tavsiyesiyle fizik tedavi aldığını, kısmi iyileşme belirtilerine rağmen daha sonra kimyasal gazlı bir işte çalışmaya başladığını, bu sebeple davacının durumunun tekrar kötüye gitmeye başladığını, davacının ikinci fizik tedavi sürecinin davalı hekim tarafından karşılandığını, sinir sistemine uygulanan başka bir hastalığının olup olmadığı hususunun değerlendirilmediğini, Komplikasyon yönetimi için hastanın aydınlatılmadığı iddiasının yerinde olmadığını,

hastanın daha önceden başka hekim tarafından aydınlatıldığı hallerde kural olarak yazılı ayrı bir onama gerek olmadığını, komplikasyonun tanı ve tedavisinin usule uygun yürütüldüğünü, müvekkili hekimin iddia edilen kusurunun oransal olarak karşılığına dair ise dosya arasında hiç bir tespit yer almadığını, teknik raporlarda müvekkili hekimin kusuru için oransal bir karşılık belirtilmemesine rağmen, aktüerya raporunda müvekkili hekimin %100 kusurlu kabul edilerek rapor tanzim edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, raporda illiyet bağının değerlendirilmediğini, olayda müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini,

tazminat miktarının zenginleşme vasıtası olacak derecede fahiş olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

3. Davalı ... vekili; davacının 25 yıllık sol kronik otitis media hastası olup bu rahatsızlığı olduğunu, başka bir sağlık kuruluşunda, aynı bölgeden, 7 yıl önce başarısız bir ameliyat geçirmiş olduğunu, davalı doktorun olumlu sonuç garanti etmediğini, ameliyat öncesi davacıya uygulanan tanı ve endikasyonda davalı hekimin kusuru bulunmadığını, ameliyat öncesi davacının ameliyat için aydınlatıldığı ve dava konusu "yüz siniri felci" nin komplikasyon olarak meydana gelebileceğinin onamda belirtildiğini, ameliyat sırasında uygulanan tekniklerin tıp bilimine uygun olduğunu, ameliyat sonrası davalı hekim ile hastanın iletişiminin devam ettiği,

taburcu olduktan sonra hastanın, tekrar davalı hekime başvurduğunu, komplikasyon ve tedavisi sürecinde davalı hekimden hizmet alındığını, davacının, davalı hekimin tavsiyesiyle fizik tedavi aldığını, kısmi iyileşme belirtilerine rağmen daha sonra kimyasal gazlı bir işte çalışmaya başladığını, bu sebeple davacının durumunun tekrar kötüye gitmeye başladığını, davacının ikinci fizik tedavi sürecinin davalı hekim tarafından karşılandığını, sinir sistemine uygulanan başka bir hastalığının olup olmadığı hususunun değerlendirilmediğini, Komplikasyon yönetimi için hastanın aydınlatılmadığı iddiasının yerinde olmadığını,

hastanın daha önceden başka hekim tarafından aydınlatıldığı hallerde kural olarak yazılı ayrı bir onama gerek olmadığını, komplikasyonun tanı ve tedavisinin usule uygun yürütüldüğünü, davalı hekimin iddia edilen kusurunun oransal olarak karşılığına dair ise dosya arasında hiç bir tespit yer almadığını, teknik raporlarda davalı hekimin kusuru için oransal bir karşılık belirtilmemesine rağmen, aktüerya raporunda davalı hekimin %100 kusurlu kabul edilerek rapor tanzim edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, raporda illiyet bağının değerlendirilmediğini, olayda müvekkili Şirkete kusur atfedilemeyeceğini,

tazminat miktarının zenginleşme vasıtası olacak derecede fahiş olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ile davalı doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklı özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle alınan ATK ve bilirkişi heyet raporlarında, somut olayda ameliyat sonrası gelişen durumun, kulak ve parotis bezine yönelik cerrahi girişimler sonrası komplikasyon olarak gerçekleşebildiği, bu komplikasyonlar konusunda davacının bilgilendirildiği ve yazılı onayının alındığı, komplikasyonların hekim hatası kapsamında olmadığı, ancak operasyonu yapan hekimin gelişebilecek komplikasyonlar yönünden sonrasında hastayı takip ve kontrol etmesi, komplikasyon gelişmesi durumunda komplikasyona müdahale etmesi,

hastayı konu hakkında bilgilendirmesi gerektiği, somut olayda davalı doktor tarafından davacının ameliyat sonrası gelişen komplikasyon hakkında bilgilendirildiğinin ve cerrahi tedavi önerisinde bulunulduğunun tıbbi belgelerle kanıtlanamadığı, davacıya anti-ödem tedavi düzenlendiği, ancak yüz felci olarak bilinen fasiyal sinir paralizi tanısının operasyon yapan hekim tarafından konulmadığı, komplikasyon yönetimi basamağında ihmal bulunduğu, davalı doktorun davacıya uygulamış olduğu tedavide kusurlu olduğu, davalı hastanenin de istihdam eden sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu,

davacının davalı doktor tarafından yapılan ameliyat sebebiyle %15 işgücü kaybına uğradığı, takdir edilen manevi tazminat miktarının makul olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1414, K. 2025/4552, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1414
Karar No
2025/4552
Tarih
6 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1415 K.2025/8422
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1415 K.2025/6433
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1415 K.2025/7376
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/1415 K.2025/12286
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1417 K.2025/4646
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1417 K.2025/4771

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.