İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1725 K.2025/5163

Mahkemece Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde verilen karar, davalı ... vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme…

Esas2025/1725Karar2025/5163Tarih3 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.386 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/1725 E., 2025/5163 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Kasım 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2024/580 E., 2025/80 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.386 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Mahkemece Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde verilen karar, davalı ... vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin İslahiye İcra Müdürlüğünün 2011/139 sayılı talimat dosyası üzerinden satışa çıkarılan dava konusu menkul malı 30.06.2011 tarihinde ihale ile satın aldığını, dava konusu malın parçalarının çalınmasının teşebbüs edildiğinin öğrenilmesi üzerine hem Islahiye Jandarma Komutanlığına hem de ilgili İcra Dairesine yazılı ve sözlü olarak müracaat edildiğini, ancak gerekli önlemlerin alınmadığını, bu nedenle ihale ile satın aldığı malların bazı kısımlarının çalındığını, bu haliyle kullanımının mümkün olmadığını ve kendisine teslim edilemediğini belirterek;

malın teslim alınamaması nedeni ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketin ödemiş olduğu 255.293,45 TL ihale bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili; davaya konu malın mülkiyetinin davacı tarafa geçtiğini, malın korunması ve muhafazasının davacı sorumluluğunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Fer'i müdahil ... vekili; müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ihale ile mülkiyetin davacıya geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 15.09.2014 tarihli kararıyla.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 118. maddesi gereğince satılan malın ihale kesinleşmeden teslim olunmadığı, 06.07.2011 tarihli bilirkişi tespit raporu ile sabit olduğu üzere bu tarihte ihale ile davacı tarafından alınan malın önemli parçalarının çalındığı, bu tespitin yapıldığı tarihte ihalenin henüz kesinleşmediği, dolayısıyla ihale ile satılan malın da henüz alıcısı olan davacıya teslim edilmediği, bu aşamada malın korunması görevinin İcra Müdürlüğünde olduğu, ihale ile davacıya satılan malın ihale tutanağında yazılı olan vasıfları ile davacı alıcıya teslim edilemediği,

teslim yükümlülüğünü yerine getiremeyen İcra Müdürlüğünün ihale için verilen bedelin iadesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle; davacının Jandarma Genel Komutanlığı aleyhine açtığı davasının husumet nedeniyle reddine, davacının ... aleyhine açtığı davasının kabulü ile ihale için ödenen 255.293,45 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karar süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 09.02.2016 tarihli ilamla; tarafların sair temyiz itirazları reddedildikten sonra davalı İçişleri Bakanlığı (Jandarma Genel Komutanlığı) yönünden yargı yolu bakımından Mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddedilmiş olmasının doğru olmadığı,

ayrıca hırsızlık iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, ... .. adlı kişinin davacı şirket tarafından ihale tarihinde kum ocağında bekçi olarak görevlendirildiğine ilişkin kollukta alınan beyanı birlikte değerlendirildiğinde, ihaleden sonra icra dairesi görevlilerinin muhafaza görevinden dolayı kusurundan sözedilemeyeceği, davalı ... yönünden davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozmaya uyan Mahkemenin 27.02.2018 tarihli kararıyla.

Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, davacının davalı İçişleri Bakanlığı (Jandarma Genel Komutanlığı) yönünden davasının yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/b ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, malın ihaleden sonra dava konusu malların çalınması sonucuna alıcının katlanmak zorunda olduğu, ihaleden sonra icra dairesi görevlilerinin muhafaza görevinden dolayı kusurundan sözedilemeyeceğinden davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş; kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarihli ilamıyla;

dava tarihi 27.07.2013 olmasına rağmen, karar başlığında 14.06.2017 olarak yazılmasının mahallînde düzeltilebilir bir maddi hata olarak değerlendirildiği gerekçesiyle, kararın onanmasına karar verilmiştir.

3. Davacı tarafından yapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 20.03.2024 tarihli ve 2020/19773 Başvuru no.lu kararıyla; "...Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere haciz sırasında haczedilen malların muhafazasında yetki ve sorumluluk icra dairelerine aittir. İcra dairesi haciz sırasında malı yediemine bırakabilir. Esasen yediemin, İcra Dairesi tarafından yürütülmesi gereken bir muhafaza hizmetini yerine getirmektedir.

Bu noktada haciz sırasında yedieminin seçimi ve lazım gelen her türlü tedbirin alınmasında İcra Daireleri sorumludur. Somut olayda çalınan taş kırma makinesi parçaları İcra Dairesi tarafından haciz sırasında Ş.S.ye yediemin olarak bırakılmış ve teslim sırasında bu malların büyük bir kısmının çalındığı anlaşılmıştır.

Bu noktada haciz ve satış işlemlerinin bir bütün olarak İcra Dairelerinin kontrolünde gerçekleştirildiği ve bu süreçte İcra Dairelerinin sahip olduğu kamu gücü etkisi dikkate alındığında, resmî ihale ile satılan taş kırma ocağı makinelerinin alıcıya teslim edilinceye kadarki süreçte muhafaza edilmesi ve eksiksiz olarak alıcıya teslim edilmesi, devlete yüklenen pozitif yükümlülüklerle ilişkilidir.

Ayrıca yediemin hakkında taş kırma ocağı makinelerinin muhafazasına yönelik gerekli güvenlik önlemleri almadığından ve malların eksilmesine neden olduğundan mahkûmiyet kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği gözden uzak tutulmalıdır. (...) Somut olayda. İlk Derece Mahkemesi 15.09.2014 tarihli kararda; ihalenin henüz kesinleşmediği ve malın alıcıya teslim edilmediği dönemde malın korunması görevinin İcra Müdürlüğünde olduğunu tespit ederek, davanın kabulüne karar vermiştir.

Daire ise temyiz incelemesinde; bir bütün olarak idari işleyiş yönüyle kusur durumuna ilişkin bir inceleme yapmaksızın yalnızca mülkiyetin geçiş anının tespitine odaklanmış, bu çerçevede yaptığı sınırlı bir değerlendirme sonucunda Mahkeme kararını bozmuştur.

Dairenin açılan davada idari işleyiş yönüyle kusur durumuna yönelik bir inceleme yapmaksızın yalnızca mülkiyetin geçiş anından hareketle ulaştığı sonuç, başvurucuyu uğradığı zararı ve idarenin işlem ve eylemleriyle zarar arasındaki illiyet bağının varlığını ispatlayarak tazminat elde etme, bu suretle yüklendiği külfetin dengelenmesi imkânından mahrum bırakmıştır.

Dolayısıyla mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı amacı ile mülkiyet hakkının korunması arasında olması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı kanaatine varılmıştır..." gerekçesiyle, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine,

başvurucunun tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

4. İhlal kararı sonrasında yeniden yargılama yapan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.

İİK'nın 118. maddesi gereğince satılan malın ihale kesinleşmeden teslim olunmadığı, 06.07.2011 tarihli bilirkişi tespit raporu ile sabit olduğu üzere bu tarihte ihale ile davacı tarafından alınan malın önemli parçalarının çalındığı, bu tespitin yapıldığı tarihte ihalenin henüz kesinleşmediği ve dolayısıyla ihale ile satılan malın henüz alıcısı olan davacıya teslim edilmediği, bu aşamada malın korunması görevinin İcra Müdürlüğünde olduğu, ihale ile davacıya satılan malın ihale tutanağında yazılı olan vasıfları ile davacı alıcıya teslim edilemediği,

teslim yükümlülüğünü yerine getiremeyen İcra Müdürlüğünün ihale için verilen bedelin iadesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 255.293,45 TL'nin 30.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... vekili; ihale sonrası mülkiyeti davacıya geçmiş olan mal hakkında ne güvenlik güçlerinin ne de müvekkili Bakanlığın re'sen koruma tedbiri almasını gerektirir bir durum olmadığını, sorumluluğun davacıya ve yediemine ait olduğunu, İcra Dairesi görevlilerinin görevleri sırasında vermiş olduğu bir zarar olmadığını, ihale alıcısı davacının, ihale sonrası hacizli malın başka bir yerde muhafazası veya yediemin değişikliği konusunda bir talebi olmadığı gibi gerekli giderleri karşılamamış olduğunu ve yediemin ile birlikte kusurlu olduğunu, bilirkişilerce kimlerin zarara neden olduğu açıklanmadığını, müvekkiline husumet düşmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil ... vekili; meydana gelen hırsızlık olayında müvekkilinin herhangi bir ihmal ve kusuru olmadığını, malın çalınmasından gerekli tedbirleri almayan ihale alıcısının sorumlu olduğunu, mülkiyetin davacıya geçtiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere ihale alıcısı tarafından ihale sonrasında yatırılması gereken KDV ve Damga Vergisinin de yatırılmadığı için gerçekleşmiş bir ihaleden de söz edilemeyeceğini, davacının İslahiye İcra Dairesine müracaat ederek ihale kararının kaldırılmasını ve yatırmış olduğu bedelin kendilerine iadesini de istemediğini, ayrıca davaya konu olayda gerçek zarar tespitinin yargı makamlarınca yaptırılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, İİK'nın 5. maddesi kapsamında icra memurunun işleminden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Dava dosyasının incelenmesinde.

İİK'nın 118. maddesi gereğince satılan malın ihale kesinleşmeden teslim olunmadığı, 06.07.2011 tarihli bilirkişi tespit raporu ile sabit olduğu üzere bu tarihte ihale ile davacı tarafından alınan malın önemli parçalarının çalındığı, bu tespitin yapıldığı tarihte ihalenin henüz kesinleşmediği ve dolayısıyla ihale ile satılan malın da henüz alıcısı olan davacıya teslim edilmediği, bu aşamada malın korunması görevinin icra müdürlüğünde olduğu, ihale ile davacıya satılan malın ihale tutanağında yazılı olan vasıfları ile davacı alıcıya teslim edilemediği,

teslim yükümlülüğünü yerine getiremeyen icra müdürlüğünün ihale için verilen bedelin iadesinden sorumlu olduğu anlaşılmakla, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, HMK'nın Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1725, K. 2025/5163, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1725
Karar No
2025/5163
Tarih
3 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1727 K.2025/5399
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1728 K.2025/5802
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1729 K.2025/5505
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1730 K.2025/5422
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1730 K.2025/7628
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1732 K.2025/6650

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.