İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1897 K.2025/5100

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/1897Karar2025/5100Tarih23 Ekim 2025Okuma6 dk · 1.222 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/1897 E., 2025/5100 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ekim 2025
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/584 E., 2025/415 K.
İlk derece mahkemesi
Adana 4. Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2019/325 E., 2022/455 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.222 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin kalça çıkıklığı şikayeti ile muayene olduğu davalı şirkete ait Hastanedeki davalı doktor tarafından 17.01.2017 tarihinde sol kalça protez ameliyatı ve 26.03.2017 tarihinde sağ kalça protez ameliyatı yapıldığını, müvekkilinin çok ağrısı olduğunu söylediğinde davalı doktorun her şeyin yolunda olduğunu söylediğini, ağrılarına daha fazla dayanmayan müvekkilinin tekrar davalı doktora başvurması üzerine sağ kalça ameliyatının tekrar olması gerektiği bilgisinin kendisine verildiğini, sağ kalça ameliyatıyla hatalı olarak takılan implant ve implant telinin koptuğunu,

müvekkilinin 12.04.2017 tarihinde ikinci defa ameliyat olduğunu, ameliyatın ardından müvekkilinin bacağının enfeksiyon kaptığını ve enfeksiyon sebebiyle kemikte erime başladığını, davalı doktorun dava dışı ..

Hastanesine geçtiğini ve ameliyatın orada gerçekleştirileceğini öğrendiğini, müvekkilinin dava dışı Hastanede 29.06.2017 tarihinde üçüncü defa ameliyat olduğunu, ameliyatlardan sonra müvekkilinin düzelemediğini ve yatağa mahkum olduğunu, müvekkilinin sağ ve sol protezlerinin hatalı takıldığını, gelişen enfeksiyonun farkedilmeyip zamanında müdahale yapılmadığını, müvekkilinin ameliyatlar öncesinde doğru ve yeterli şekilde aydınlatılmadığını, komplikasyonlar konusunda bilgilendirilmediğini ileri sürerek;

belirsiz alacak davası olarak açtığı davasında şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 201.000,00 TL tazminatın ameliyat tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Şirket vekili; husumet itirazlarının olduğunu, dava konusu olayla müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağının olmadığını, davacı hastanın teşhis ve tedavisinin özenle yapıldığını, tüm operasyonlar için önceden bilgilendirildiğini ve imzasıyla bu durumun belgelendirildiğini, davalı doktor müvekkili şirkete ait Hastaneden ayrıldıktan sonra dahi davacının aynı doktora üçüncü ameliyatı olmak üzere gittiğini, üçüncü ameliyat ve tedavinin dava dışı bir hastanede yapıldığını, dava konusu olayda komplikasyon olduğunu, başka bir hastaneye giden davacının müvekkili Hastanede takip edilmesinin mümkün olmadığını, davacının gelir kaybına uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir

2.Davalı doktor vekili; davacının sol kalçasına protez takıldığı ilk ameliyattan sonra bir ağrısının olmadığını ve diğer kalçasından da ameliyat olmak istediğini müvekkiline beyan ettiğini, davacının ikinci ameliyatının implant teli koptuğu için yapılmadığını, davacı hasta ve yakınlarına ameliyatın anlatıldığını ve onay alındığını, rutin tetkik neticesinde bacaktaki uzamaya bağlı olarak bant gerginliğinin saptandığını, ağrının nedeni bulunarak hızlı ve özenli bir şekilde tedavi edildiğini, davacının kontrollerinde herhangi bir implant yetmezliği ya da enfeksiyon geliştiğine dair bulguya rastlanmadığını,

davacı hastanın 24.06.2017 tarihinde diğer davalı Hastaneye gelerek sağ kalçada ağrısı olduğunu beyan etmesi üzerine materyal yetmezliğinin saptandığını ve hastaya operasyon önerildiğini, komplikasyon nedeniyle kopan plak ve kablo sistemi yerine yeni plak ve kablo sisteminin uygulandığını, ayrıca yapılan ameliyat esnasında enfeksiyon olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığını, davacıda kemik erimesi ve enfeksiyon bulgusunun görülmediğini, davacıdan aydınlatılmış onam alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı hastanın 17.01.2017 tarihinde doğumsal kalça çıkığı ve koksartroz tanısıyla sol kalçasına, 23.03.2017 tarihinde sağ kalçasına davalı Hastanede uygulanan kalça eklem total protez ameliyatlarının endikasyonunun ve uygulama şeklinin tıbben doğru olduğu, bu ameliyattan yaklaşık 3 ay sonra sağ kalçada subtrokanterik bölgede kaynama gecikmesi ve gelişen implant yetersizliğinin söz konusu ameliyatın her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyonu olarak değerlendirildiği,

oluşan komplikasyonun zamanında tanısı konularak trochanterik plağa revizyon ameliyatı yapılarak tedavi edilmesinin komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olduğu, 23.11.2017 tarihli ameliyatla tespit edilen enfeksiyonun söz konusu ameliyatın her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek geç ortaya çıkan bir komplikasyonu olarak değerlendirildiği, sonrasında ilgili hekimin takibinden çıkarak farklı bir merkezde takip edildiği göz önüne alındığında davalı doktorun eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu,

sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediği hususunda Adli Tıp raporunun denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı doktorun eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediği, hastanın aydınlatılmış onam formları ile ameliyat süreci ve komplikasyonlar konusunda usulünce bilgilendirildiği, 25.01.2023 tarihli ATK raporu ile 17.11.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun birbirini destekler mahiyette olduğu,

netice olarak davaya konu uyuşmazlıkta davalı Hastane ile davalı doktorun kusurunun bulunmadığına yönelik bilirkişi raporlarının gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilinin yanlış müdahale sonucu sakat kaldığını ve artık eski sağlığına kavuşamayacağını, müvekkilinin kemik kaybı yaşadığını ve tekrar protez koyulamayacağının doktor raporu ile ispatlandığını, durumu kötü ve riskli olan müvekkiline kimsenin müdahale etmek istemediğini ve muayene olduğu tüm doktorlar tarafından operasyon yapan doktora gitmesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkiline takılan implantın hatalı ve tıp kurallarına uygun takılmadığından koptuğunu, müvekkilinin protezi hatalı ve kötü takıldığı için 12.04.2017 tarihinde tekrar ameliyat olmak zorunda kaldığını,

takılan implantın takış şekli ya da kullanılan yöntemlerden bahsedilmediğini, uygulanan yöntemin en doğru yöntem olup olmadığı konusunda herhangi bir görüş bildirilmediğini, müvekkilinin ne ameliyat öncesinde ne de ameliyat sonrasında oluşacak ya da oluşabilecek komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmediğini, matbu olarak hazırlanan ve spesifik olarak hiçbir aydınlatma içermeyen onam formlarının geçersiz olduğunu, bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğunu, enfeksiyon geç farkedildiğinden müvekkilinin kemiğinin incelip ardından kırıldığını,

özellikle ikinci ameliyatta yapılan kalçadan kemik alma işleminin müvekkilinin bilgisi ve onayı dahilinde olmadığını, müvekkilinin ameliyat sonrasında ağrı duyması sonucunda kalçadan kemik alındığını öğrendiğini, aydınlatmanın her bir ameliyata özgü değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurul raporu ve alanında uzman doktorlardan oluşan bilirkişi heyet raporunda; davacı hastanın 17.01.2017 tarihinde doğumsal kalça çıkığı ve koksartroz tanısıyla sol kalçasına, 23.03.2017 tarihinde sağ kalçasına davalı şirkete ait Hastanede uygulanan kalça eklem total protezi ameliyatlarının endikasyonunun ve uygulama şeklinin tıbben doğru olduğu, bu ameliyattan yaklaşık 3 ay sonra sağ kalçada subtrokanterik bölgede kaynama gecikmesi ve gelişen implant yetersizliğinin söz konusu ameliyatın her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyonu olarak değerlendirildiği,

oluşan komplikasyonun zamanında tanısı konularak trochanterik plağa revizyon ameliyatı yapılarak tedavi edilmesinin komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olduğu, 23.11.2017 tarihli ameliyatla tespit edilen enfeksiyonun söz konusu ameliyatın her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek geç ortaya çıkan bir komplikasyonu olarak değerlendirildiği, dosyadaki CRP değerlerine bakıldığında implant bölgesi enfeksiyonunun ikinci ameliyat sonrası başladığının söylenebileceği, protez enfeksiyonlarında konulan implantın çıkartılarak bölgenin yıkanması ve yine aynı bölgeye antibiyotikli kemik çimentosu koyulmasının standart tedavi olduğu,

davalı doktorun yaptığı tedavinin de aynı şekilde olduğu, davacı hastanın sonrasında davalı doktorun takibinden çıkarak farklı bir merkezde takip edildiği göz önüne alındığında, davalı doktorun eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediğinin bildirildiği, aydınlatma belgeleri ve onam belgelerinin tam olduğunun tespit edildiği,

Adli Tıp Raporu ve öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, birbiriyle uyumlu ve yeterli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1897, K. 2025/5100, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1897
Karar No
2025/5100
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1898 K.2025/13905
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1900 K.2025/8731
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1902 K.2025/8727
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1904 K.2025/8730
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1905 K.2025/4959
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1906 K.2025/12643

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.