KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/2000 E., 2025/5185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1580 E., 2025/413 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/149 E., 2023/470 K.
Karar Metni
1.346 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların anne, baba, eş, kardeş ve çocuğu olan ...'nün 26.06.2021 gününde davalı şirkete ait bir alışveriş mağazasına girmek istediği sırada, mağaza yönetiminin ağır ve tek taraflı ihmaliyle kıyafet ve karpuzları güneşten korumak için hiçbir emniyet tedbiri alınmadan mağaza girişi önündeki kilit taşı döşeli alana yerleştirdiği metal aksamı demir malzemeden yapılmış güneşlik tentenin üzerine devrilmesi sonucu hayatını kaybettiğini, olaya ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/41776 esas numarası ile bir soruşturma yürütüldüğünü, Ayrıca Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/22 D.
İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını, davalı şirket tarafından tentenin tedbir alınmayarak sabitlenmeyerek konulduğunu, müteveffanın başarılı bir hekim olduğunu, hekimliğinde baş asistanlık kadrosuna yeni atandığını, 5 yıllık süreçten sonra profesörlüğe atanacak birisinin olduğunu, bir kusurunun olmadığını, ailesinin hem maddi hem de manevi olarak kayıp içinde olduğunu ileri sürerek;
fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik mirasçıları ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren Merkez Bankası kısa vadeli avans faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini, ayrıca cenaze için yapılabilecek ortalama masrafın belirlenmesi ve belirlenecek miktarda olay tarihinden itibaren işletilecek Merkez Bankası kısa vadeli avans faizi oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak şimdilik 100,00 TL'nin müvekkili .... verilmesini, manevi tazminat olarak,
Berkan için 1.000.000,00 TL, ... için 1.000.000,00 TL, .. için 1.000.000,00 TL, .. için 400.000,00 TL, ... için 400.000,00 TL, ...... için 100.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren Merkez Bankası kısa vadeli avans faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak ayrı ayrı müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu olayda müvekkiline atfedilebilecek bir kusur olmadığını, çıkan şiddetli rüzgarın tentenin müteveffanın üzerine devrilmesine neden olduğunu ve müteveffanın yerdeki betona çarpması sonrasında üzücü olayın meydana geldiğini, her ne kadar devrilen tentenin yere sabitlenmediği ileri sürülse de bu iddianın tentenin teknik yapısına ve projesine aykırı olduğunu, çalışan personele ve sorumlulara iş sağlığı ve güvenliği eğitimi aldırıldığını, manevi tazminata hükmedilebilmesi için dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusurunun bulunması gerektiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını,
ayrıca manevi tazminat olarak belirlenecek miktarının tazminat sorumlusunu fakirleştirmemesi, tazminat alacaklısını da zenginleştirmemesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli kararıyla; tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; raporların birbirleri ile ve davacı yanın iddiaları ile uyumlu şekilde olduğu, meydana gelen ölüm olayında, kazanın oluşma nedenleri arasında, tentenin sağ kanadının sol kanadına göre yaklaşık iki kat daha fazla açılmasına sebebiyet veren çalışana yeterli bilgi ve kullanım kılavuzu dikkate alınarak talimat verilmemesi, tentenin ayağında bulunan beton ağırlıklar dışında ikincil bir önlem bulunmaması, tentenin konumlandırıldığı zeminin eğimli olması, tente ayağına konan ağırlıkların davaya sebebiyet veren kazada ortaya çıkan rüzgar gücüne dayanamaması,
kaza günü hava rüzgarlı olmasına rağmen çift açılır tentelerin kapatılarak güvenli bölgeye çekilmemesinin bulunduğu, düz satıh olmayan bir alanda kazaya sebebiyet veren, ayakları tekerlekli olmasından ötürü istemsiz dış etkilerle hareket kabiliyeti olan ve hangi hesap yöntemine göre belirlendiği ve yeterliliği belli olmayan ayak ağırlıkları harici başka güvenlik tertibatı da olmayan çift açılır tentenin iş yerinin giriş bölümünde kullanılmasının bu haliyle uygun bir durum olmadığı, bu suretle davalı şirketin mağaza müdürü, mağaza müdür yardımcısı, genel müdürünün kaza olayının meydana gelmesinden teknik yönden etkili olduğu,
davalı şirketin kaza olayının meydana gelmesinde işveren vekili pozisyonunda genel müdür - mağaza müdürü - mağaza müdür yardımcısının ihmali ve kusurundan müteselsilen sorumluğu olduğu, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde teknik yönden etkisinin olmadığı, bu sebeple davalı şirketin asli/tam kusurlu olduğu, davacı ... yönünden 5.204.509,01 TL'nin, .. yönünden 976.264,43 TL'nin, ... yönünden 717.211,29 TL'nin, .... yönünden 1.299.964,72 TL'nin, ...... yönünden ise 945.060,72 TL'nin 26.06.2021 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat talepleri bakımından ise;
davalı yanın kusuru ile müteveffanın vefatı nedeniyle yakınları olan davacıların ağır derecede manevi olarak zarar gördükleri, olayın meydana gelişindeki davalı tarafın kusur oranı, manevi tazminatın, manevi ızdırabın tatmini amacına yönelik olup zenginleşme amacı gütmediği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek tarafların yıkımına sebep olmayacak şekilde paranın olay tarihindeki satın alma gücü ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek davacıların talep ettikleri manevi tazminatın kısmen kabulü ile;
davacı ... yönünden 600.000,00 TL, davacılar ... ve ... yönünden ayrı ayrı 500.000,00'er TL'nin, davacılar ... ve .... yönünden ayrı ayrı 300.000,00'er TL'nin davacı ... yönünden ise 100.000,00 TL'nin 26.06.2021 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf mahkemesinin kararında gerekçeye yer verilmediğini, görevli mahkemenin Tüketici mahkemesi olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, duruşmaya katılan meslektaşlarının ilk defa bir duruşmaya katılması sebebiyle esas hakkında beyanda bulunmak üzere süre talep etmesine rağmen bu sürenin verilmediğini, savunma ve hak arama hakkının ihlal edildiğini, dava dilekçesinde talep edilen toplam 3.900.000,00 TL manevi tazminatın, 100.000,00 TL maddi tazminatın ve cenaze giderlerinin her bir davacı için ne kadar talep edildiğinin dava dilekçesinde gösterilmediğini, arabuluculuk süreci işletilmeden yargılamaya devam olunduğunu,
hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığını, olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, çıkan şiddetli rüzgarın tentenin müteveffanın üzerine devrilmesine ve sonrasında müteveffanın yerdeki betona çarpması sonrasında dava konusu üzücü olayın meydana geldiğini, rüzgarın illiyet bağını kestiğini, rüzgarlı havada müteveffanın tedbirli davranıp davranmadığının değerlendirilmediğini, müvekkilinin iş güvenliği uzmanı olmadığını bundan dolayı iş güvenliği şirketi ile sözleşme imzaladığını, bu şirketin iş sağlığı ve güvenliği sağlanması için gerekli her türlü önlemin aldırılması yetkisine sahip olduğunu,
iş güvenliği şirketinin kusuru bulunduğunun araştırılması gerektiğini, iş güvenliği şirketi hakkında Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/61 Esas sayılı dosyada kamu davası açıldığını ve ana dava olan Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/666 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, ceza dosyasındaki kusur durumuyla eldeki dosyadaki kusur durumunu gösterir bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, mahkemece iş güvenliği şirketinin kusurunun da müvekkile yüklendiğini, davacı ...'ın mikrobiyoloji uzmanı bir hekim olduğunu, kendi maaşı bulunduğunu, desteğe ihtiyacı bulunmadığını,
davacı ... ve ..... yönünden erkek çocuklarının 18 lise öğrenimi görüyorsa 20, kız çocuklarının 22 yüksek öğrenim görüyorlarsa 25 yaşına kadar hesaplama yapılması gerektiğini, davacılar lise öğrenimi görmüş olduklarından 20 yaşına kadar destek tazminatı hesaplanması gerektiğini, davacı ... ve .... yönünden bu davacıların emekli öğretmen olduğunu, müteveffanın desteğine ihtiyacı bulunmadığını, davacıların destekten mahrum kaldıkları düşünülecek olursa hükmedilecek muhtemel tazminatın eş, anne baba ve çocuklar arasında bölüştürülmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu,
faiz başlangıç tarihlerinin hatalı tespit edildiğini, ıslah edilen maddi tazminat yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, avans faizine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıların murisi .... alışveriş için gittiği iş yerinde davalının ihmali ile tentenin üzerine düşmesi sonucu vefat ettiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, tüketici konumunda olan davacılar murisinin davalının iş yerine alışveriş amacıyla girdiği esnada davalının kusuruyla gerçekleşen kazadan kaynaklanan yargılamada tüketici mahkemesinin görevli olmasına, hükme esas alınan kusur ve hesap raporlarının denetime elverişli olmasına, kusur raporlarında davacılar murisinin olayda kusurunun bulunmadığının belirtilmesine,
kaza anında işyerinin aynı bölgesinde her iki kanadı açılı durumda kurulu olan diğer tentenin aynı şiddetteki rüzgardan etkilendiği halde ancak rüzgara karşı koyarak ayakta kalması nedeniyle rüzgarın illiyet bağını kesmediğinin anlaşılmasına, maddi tazminat miktarlarının doğru olarak belirlenmesine, davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatların meydana gelen olayın gelişim şekli, tarafların kusur oranları ve sosyal ve ekonomik durumları ile yaşadıkları acı ve elemin derecesine göre hakkaniyete uygun bulunmasına,
haksız fiilden kaynaklanan alacaklar için faiz başlangıç tarihinin ve davalının tacir olması nedeni ile faiz türünün doğru olarak belirlenmesine göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2000, K. 2025/5185, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama