KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/2197 E., 2025/5575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/237 E., 2025/309 K.
- Dava tarihi
- 13.01.2021
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/500 E., 2022/432 K.
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen ... Göz ... Hastanesinde davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurumun 20.12.2020 tarihli yazısıyla; 07.10.2019-09.10.2019 tarihleri arasında raporlu olan hekim O.P.nin işe başlama tarihinin 10.10.2019 olmasına rağmen, 09.10.2019 tarihinde görevine başladığı, 19 hastanın muayenesini gerçekleştirdiği ve hizmet bedellerinin Kuruma faturalandırıldığı gerekçesiyle, sözleşmenin (12.14.) ve (13.5.) maddeleri uyarınca 10.000,00 TL ceza ile 1. kez uyarma cezası uygulandığının bildirildiğini, ortada gerçeğe aykırı belge ya da fatura bulunmadığını ileri sürerek; uyarı cezasının iptalini ve 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı şirkete ait hastanede görev yapan hekim O.P.nin 07.10.2019-09.10.2019 tarihleri arasında raporlu olduğunu ve Kurumun işgöremezlik raporu ödeme işlemleri sisteminde yer alan istirahat raporunda "rapor süresinde çalışmadı" olarak gözüktüğünü, raporlu olduğu tarihte adı geçen hekim üzerinden faturalandırma yapılması nedeniyle, davacı hakkında 2018 yılı Özel Sağlık Hizmet Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin (12.14) ve (13.5.) maddeleri uyarınca yazılı uyarı ve 10.000,00 TL cezai şart uygulandığını, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dışı hekimin 07.10.2019-09.10.2019 tarihleri arasında rapor aldığı, 09.09.2019 tarihinde şikayetlerinin azalması nedeniyle iş başı yaptığı ve hastaları fiilen kendisinin muayene ettiği, davalı Kurum tarafından söz konusu muayene işlemlerinin dava dışı doktor tarafından yapılıp yapılmadığı tespit edilmeden cezai işlem uygulandığı, faturaya dayanak belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle;
davanın kabulüne, davacı hakkında uygulanan yazılı uyarı işleminin iptaline, 10.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; hükme esas alınan raporda ve Mahkeme gerekçesinde iddia ve savunmaların hatalı şekilde yorumlandığını, ihtilafın, hekimin raporlu olduğu günde sunduğu tedavi hizmetinin ve tahakkuk ettirilen faturanın gerçek olup olmadığı bağlamında değerlendirildirildiğini, müvekkili Kurumca uygulanan cezai şart işleminin, hekimin raporlu olduğu dönemde tedavi hizmeti sunduğu belirtilerek fatura kesilmesi olgusuna dayandığını, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sağlık hizmeti sağlanması konusunda yapılan sözleşme kapsamında davalı Kurum tarafından uygulanan işlemin iptali ile kesintinin iadesi istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davacı hakkında uygulanan cezai şart ve yazılı uyarı işlemine dayanak eylemin, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin (9.3.) ve (12.1.) maddelerinin ihlali niteliğinde olduğunun, aynı eylem nedeniyle sözleşmenin (12.14.) ve (13.5.) maddelerinin uygulanamayacak olmadığına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2197, K. 2025/5575, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama