İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2288 K.2025/5584

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/2288Karar2025/5584Tarih24 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.406 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/2288 E., 2025/5584 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Kasım 2025
Mahkemesi
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/454 E., 2025/557 K.
Dava tarihi
05.10.2022
İlk derece mahkemesi
Datça Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
Sayısı
2022/290 E., 2024/319 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.406 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi 2 12... parsel de kayıtlı bulunan kargir ev ve tarla vasıflı taşınmaz muris ..... mirasçılarına elbirliği ile intikal ettiğini,davacının satımın yapılması için 2017 yılı başında davalı ile tarihsiz bir sözleşme yaptığını, davalının zaman zaman müşteri getirdiğini, bu müşterilerle yapılan diyaloglarda müşteriye söylenen satış rakamı ile müvekkillerine söylenen rakam arasında farklılıklar olduğunun ortaya çıktığını, akabinde yazılı bulunan ilk sözleşme tarafların ortak rızası ile sözlü olarak ortadan kaldırıldığını, davalının ilanı ilgili taşınmaz satış sitelerinden geri çektiğini,

2022 yılı Mart ayında davalının arayarak, 2 tane alıcı/ yatırımcı müşterisi olduğunu taşınmazın 6-7 milyon TL'ye satılmasının mümkün olduğunu söylediğini, sonrasında zaten bu sırada İstanbul'dan bir alıcı ile 16.500.000 TL'ye satış için anlaştığının tespit edildiğini, bu tespitin yapıldığının kendisine bildirilmesinin ardından, kendi mail adresinden 6 Nisan 2022 tarihli müvekkiline bir mail atarak,

16.500.000 TL'ye anlaştık, siz de bu bedelin 1.500.000 TL sinin benim olduğunu kabul ettiniz tarzında bir mail attığını, anılan tarihte diğer hissedarların da satış için onay vermediklerini, davalının davacının güvenini defalarca zedelediğini, bu olaylar üzerine 07.06.2022 tarihinde davalının, ...

İcra Müdürlüğünün 2022/301 takip sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, Almanya da bulunan müvekkili aleyhine muhtara yapılan tebligat ile takibi kesinleştirdiğini ve müvekkilinin banka hesaplarına ve taşınmazda elbirliği halinde bulunan hissesine haciz konulduğunu, icra takibi 1.132.800 TL haksız fesih hizmet bedeli + %18 KDV olarak icraya konulmuş olup 20.11.2020 tarihli taşınmaz satışı hizmet sözleşmesinin dayanak olarak gösterildiğini, iş bu sözleşmenin ilk sayfası zaten her zaman değiştirilebilir nitelikte ve imzasız olmakla, 2. sayfa altındaki imzayı da kabul etmediklerini ileri sürerek;

müvekkilinin, davalıya borçlu olmadığının tespitini, sözleşme altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespiti, sözleşmenin geçersizliğinin tespitini, davalı alacaklı icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacı ile müvekkilinin taşınmazın satışı için 2017 değil, 2018'den bu yana sözleşmiş bulunduklarını, davacı yanın sözleşmenin yokluğuna dair tüm iddiaları dava konusu olan sözleşmedeki imzanın davacı asıla ait olup olmadığı noktasında toplandığını, davacının imzanın araştırılması delilinde ısrarcı olduğu gibi kendilerinin de aynı delile dayandıklarını, hatta davacının sözleşmeye ismini de kendi yazmış olduğundan el yazısının da araştırılmasını talep ettiklerini, imza ve el yazısının davacıya ait olduğunu, çünkü imzayı müvekkilinin önünde attığını,

davacının müvekkiline karşı tüm kötü niyet ve sözleşmeye dair suistimal iddialarının asılsız olduğunu, tarafların iletişimlerini koparmadıklarını, davacının iddia ettiği gibi herhangi bir fesih de olmadığını, hizmetine aynen devam ettiğini, davacı fesih beyanında taşınmazın satışından vazgeçtiğini ve yakınlarının orada "iş yapacaklarını" bahane ederek sözleşmeyi fesh ettiğini, daha sonra müvekkilinin, davacının Bodrum'da bulunan bir emlakçı ile anlaştığını haber aldığını, ayrıca yine sözleşmeye aykırı bir şekilde alıcılarla satış aşamasında fiyat arttırımı yaparak satışa kendi eylemleri ile mani olduğunu,

davacının icra takibi bedelinin neye göre belirlendiğinin açıklanmasını talep ettiğini, icra takibi, anılan sözleşme bedeli olan 35.000.000,00 TL değil, 24.000.000,00 TL bedel üzerinden %2+%2 oran + %18 KDV ile 1.132.800 TL talep edildiğini, Sözleşmenin 5.9 nolu maddesi gereği gerçekleşen cezai şarta dayanmakta olduğunu, buna göre: 24.000.000,00 X %2 = 480.0 00... = 960.000 + 172.800 (%18 KDV) = 1.132.800 TL olup müvekkili kötü niyetli olsa idi sözleşmede yazan bedelin tamamını talep edeceğini, müvekkilinin taşınmazı bunca yıl satamamasının en büyük sebebinin davacının kendisi olduğunu,

her satış anında fiyat artırarak taşınmasın satışına davacı yanın engel olduğunu, en sonunda 24.000.000,00 TL için müşteri bulunduğunda davacının bu sefer sözleşmeden tamamen cayması üzerine, müvekkilinin hakkaniyet için sözleşme bedelini değil, o gün satılacak bedelden hesap ederek sözleşmedeki haklarını talep etmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 20.11.2020 tarihli taşınmazın satılması hakkında aracılık hizmetleri sözleşmesinde dava dışı malikler ....... ve ..........'in imzasının bulunmaması ve tellala (simsara) yetki vermemesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, 20.11.2020 tarihli taşınmazın satılması hakkında aracılık hizmetleri sözleşmesinin süresiz olarak düzenlendiği, somut olayda, sözleşmenin ayakta olduğu dönem içerisinde taşınmazın herhangi bir kimseye satışının yapılmadığı,

dolayısıyla dava konusu taşınmazın satışına ilişkin davalı tarafın aracılıkta bulunduğu bir taşınmaz satış sözleşmesinin kurulmadığı, süresiz olan tellallık (simsarlık) sözleşmesini ilanihaye sürdürmesinin davacı taraftan beklenemeyeceği, genel işlem koşulu niteliğinde düzenlenen -süresiz olan- simsarlık sözleşmesini davacı tarafın haklı veya mücbir bir sebebi olmaksızın feshedemeyeceği yönündeki sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı davacı tarafın aleyhine ve onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte haksız işlem şartı niteliğinde olduğu, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 25. maddesi gereğince geçersiz olduğu,

davacı tarafın süresiz simsarlık sözleşmesini feshetme hürriyetine sahip olduğu, taraflar arasındaki 20.11.2020 tarihli taşınmazın satılması hakkında aracılık hizmetleri sözleşmesinin davacı yanca mesaj gönderilerek feshedildiği hususunun davalı simsar vekilinin cevap dilekçesi içeriği nazara alındığında davalı tarafın kabulünde olduğu, nitekim bunun üzerine "haksız fesih hizmet bedeli" istemine konu Datça İcra Müdürlüğü 2022/301 Esas sayılı icra takibinin açıldığı,

davalı yanın davacı yandan alacağının bulunmadığını bildiği halde icra takibine giriştiği, bu nedenle davalı tarafın kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle, Datça İcra Müdürlüğünün 2022/301 Esas sayılı dosyasında davacının davalıya takip tarihi itibari ile borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği hususu gelinen aşamada ihtilaf konusu olmadığı, simsarlık sözleşmesi sonrasında asıl sözleşmenin kurulmadığının da sabit olduğu,

taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde kararlaştırılan, müşterinin haklı veya mucbir sebep olmaksızın sözleşmeyi feshedemeyeceği, feshi halinde müşterinin sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen satıcı hizmet bedeli ve alıcı hizmet bedelinden oluşan cezai şartı davalıya ödeyeceği yönündeki hükmünün, sözleşmenin tarafları bağlayacağı sürenin sözleşmede yazılı olmaması ve fesih tarihi itibariyle tarafların sözleşme ile bağlı olması beklenen makul sürenin de geçmiş bulunması nazara alındığında, matbu olarak düzenlenen sözleşmenin belirtilen maddesinin,

davacı tüketici bakımından tek taraflı olarak düzenlenen feshe dayanan cezai şart niteliğinde olup geçerli kabul edilemeyeceği, bu durumda mahkemece varılan neticede isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde olmadığı, dava ve takip konusu sözleşmeye dayalı olarak davacı borçlu aleyhine takip başlatan davalının, davacının kendisine borcu olmadığını bildiği,

buna rağmen icra takibine giriştiği, takipte kötüniyetli olduğunun dosyadaki bilgi, belge ve delillere göre ispatlanamadığı anlaşılmakla davalının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına hukuken olanak olmadığı gerekçesiyle davalının kötü niyet tazminatına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüyle Datça İcra Müdürlüğünün 2022/301 Esas sayılı dosyasında davacının davalıya takip tarihi itibari ile borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; sözleşmenin devam ettiği yönündeki itirazlarının değerlendirilmediğini, TBK 25. maddesine aykırı hüküm sebebiyle sözleşmenin tümüyle geçersiz sayılmasının hatalı olduğunu, gerekçeli kararda ileri sürülen ve sözleşmeye konu taşınmazın satılamamasından ötürü sözleşmenin geçersiz olduğuna dair hükmün yasal bir dayanağı olmadığı gibi kadim mantık kurallarına da ters düştüğünü, kararın hukuki bir garabet olduğunu, sözleşmeye herhangi bir süre konulmamasının sözleşmeyi geçersiz kılacağına dair mevzuatta hiçbir hüküm bulunmadığını,

ayrıca davacı ile müvekkili arasında sürekli olarak whatsapp isimli uygulama üzerinden anılan sözleşmeye dair mesajlaştıkları da dikkate alındığında sözleşme her iki tarafın iradesi ile ayakta tutulduğunu, davacının dava konusu sözleşme devam ederken davalının hak ettiği ücreti ödememek ve cezai şarttan dönmek maksadıyla hareket ettiğinin tanık beyanları ile sabit olduğunu, sözleşmenin feshinin ihtilaf konusu olduğunu, sözleşmenin feshedilemeyeceğine dair cezai şartın mevzuata aykırı olmadığını,

sözleşmenin sırf süresiz olmasından ötürü geçersiz sayılmasının hakkaniyete ve TBK genel ilkeleri ve özellikle Medeni Kanundaki dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, yerel mahkemenin, sözleşme hükmünün adaletsiz bir şekilde yorumladığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, simsarlık sözleşmesi uyarınca istenilen haksız feshe dayalı cezai şart istemine konu icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesinin cezai şarta ilişkin 6. maddesinde tarafların sözleşmeyle bağlı kalacağı süreye ilişkin kısmın boş bırakıldığı, fesih tarihi itibariyle tarafların sözleşme ile bağlı olması beklenen makul sürenin de geçtiğine dair kabulün somut olayın özelliklerine uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2288, K. 2025/5584, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2288
Karar No
2025/5584
Tarih
24 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2289 K.2025/6859
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2289 K.2025/9096
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2292 K.2025/5578
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2293 K.2025/10041
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2294 K.2025/6974
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2294 K.2025/7523

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.