KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/3487 E., 2025/4886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/295 E., 2023/526 K.
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Mahkeme kararının davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davacılar ve davalı ... vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalı ...'in 20.03.2005 tarihli sözleşme uyarınca .. İli .. İlçesi, .. mevkii .. Apartmanları .. Blok .., .. ve 10 numaraları daireleri davacılara sattığını, diğer bir sözleşme ile aynı yer ..
Blok . numaralı dairenin de davacılar tarafından satın alındığını, bir müddet sonra projenin davalı ... tarafından üstlenildiği ve devam ettirileceği belirtilerek sözleşmenin satıcı kısmının .. olarak değiştirilmek sureti ile yeniden imza altına alındığını, 11.07.2006 tarihinde "ibranamedir" başlıklı bir sözleşme daha imzalandığını, buna göre tapu devri yapılmış ise de vaadedilen tarihte konutların boş olarak teslim edilemediğini, satılan dairelerden üç tanesinde başkalarının oturduğunu, bir tanesinde ise bir başkasının oturmak üzere tadilat yaptırmakta olduğunu,
bu kişilerin elinde de davacılarla yapılan şekilde sözleşmeler ve tapuların bulunduğunu, tüm bunların olayın büyüklüğü ve organize bir dolandırıcılığın işareti olduğunu, 11.07.2006 tarihli sözleşmede davalıların teslim edilmeyen her bir daire için 65.000 İngiliz Poundu tazminat ödemeyi kabul ettiklerini ileri sürerek, asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak şimdilik 13.000 İngiliz Poundu'nun birleşen davada ise 247.000 İngiliz Poundu'nun faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ..., yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
2.Davalı ... vekili; müvekkili ile davacılar arasında hiçbir alış veriş olmadığı için müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin sahibi olduğu şirket ile davalı ... ve ona ait emlak şirketine yapmış olduğu hafriyat, dolgu, yol vb işler sebebi ile bu şahıstan alacağı olduğunu ..'in içinde bulunduğu ekonomik krizden dolayı borçlarını ödemekte güçlüğe düşmesi ve alacağının giderek yükselmesi sebebi ile davaya konu dairelerin tapularının borç ödendiğinde ..'e iade edilmek kaydıyla teminat olarak müvekkiline verilmesi amacıyla 22.03.2005 tarihli satış sözleşmesi değişikliği belgesinin imzalandığını,
yapılan satışlardan alınan paralardan ya da aradaki alış-verişten hiçbir şekilde haberi ve ilgisinin olmadığını, borcun büyük kısmı ödendiği için tapunun ..'in isteği ile dava dışı .. ..a devredildiğini, tapuların ilgilileri adına devri aşamasına gelindiğinde de müvekkilinin talebi ile tarafların bir araya gelerek aralarında ibralaştıklarını,11.07.2006 tarihli ibraname ile hiçbir alacakları kalmadığını söyleyen davacıların her iki davalıyı da ibra ettiklerini, akabinde de tapu devrinin yapıldığını, ayrıca sözleşme içeriğinden taşınmazın durumunu da davacıların alenen bildiklerini,
ayrıca taşınmazların davacılara teslim edildiğinin öğrenildiğini, tamamen zenginleşmeye yönelik olan davanın hiçbir iyi niyet taşımadığını, tüm bunların yanında taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin resmi biçimde düzenlenmediklerinden dolayı geçersiz olduklarını ve geçersiz sözleşmeye dayanılarak cezai şarta hükmetmenin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.01.2015 tarihli kararıyla; dava konusu cezai şartı içeren sözleşmenin resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Dairenin 26.12.2017 tarihli ilamıyla; 22.03.20 05... .07.2006 tarihli resmi şekilde yapılmamış olmaları nedeniyle, geçersiz olan harici taşınmaz satış sözleşmelerinin, taahhüt edilen dairelere karşılık gelen taşınmaz hissesinin tapuda devredilmiş olmasıyla geçerli hale geldiği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 28.03.2019 tarihli kararıyla, önceki kararda direnilmesine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun 21.04.2022 tarihli ilamıyla; taraflar arasındaki harici taşınmaz satış sözleşmelerinin karşılıklı olarak edimlerin yerine getirilmiş olması nedeniyle geçersizliklerinden bahsedilemeyeceği, geçerli olan sözleşmedeki cezai şartın da geçerli olduğu, tapulu taşınmazın tapuda ferağının verilmiş olmasının mücerret taşınmazın tesliminin ifası olarak kabul edilemeyeceği tapu devrinin 12.07.2006 tarihinde yapıldığı, taşınmazların boş olarak teslim edileceğinin vaadedildiği tarihin ise 10.10.2006 olduğu,
buna göre tapu devri yapılırken ihtirazi kayıt konulmasının beklenemeyeceği, taşınmazların vaadedildiği tarihte ve şekildi teslim edildiğine dair ispat yükünün davalıda olduğu ancak dosya kapsamına göre bu yönde bir delil bulunmadığı anlaşıldığından davacıların sözleşmede geçen cezai şarta hak kazanacaklarının kabulü gerekir gerekçesiyle, direnme kararının Daire kararında gösterilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava sırasında ölen ve mirasçılarının tamamının mirasını reddettiği davalı ... hakkındaki asıl ve birleşen davaların usulden reddine, bozma ilamındaki gerekçelerle davalı ... hakkındaki asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne, asıl dava yönünden 13.000 Pound'un dava tarihindeki karşılığı olan 32.110,00 TL'nin davalı ...'dan tahsiline, birleşen dava yönünden 247.000 Pound'un birleşen dava tarihindeki karşılığı olan 696.218,90 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş; karar davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
Dairece kararın talepte bağlılık ve cezai şartın tenkisi yönünden bozulmasına karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacılar vekili, bozma ilamında, cezai şartın fahiş olduğu ve indirim yapılması gerekçesinin yerinde olmadığını belirterek mahkeme kararının para cinsi yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme bozma ilamının kaldırılarak kararın bu gerekçelerle bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, harici taşınmaz satım sözleşmesine konu dairelere karşılık gelen hissenin tapuda devredilmiş olmasına rağmen dairelerin fiilen teslim edilmemelerinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz önceki tarihli bozma ilamında kesinleşen hususlar ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilerek verilmiş mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş olduğunun anlaşılmasına göre davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin reddi gerekmiştir.
VII.KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3487, K. 2025/4886, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama