KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/3656 E., 2026/350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/486 E., 2025/718 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/511 E., 2024/552 K.
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktar (icra takibine ve davaya konu yabancı para borcunun dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı) 293.609,04 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARŞI OY
1. Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan 29.711,80 Euro alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. Yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise 28.05.2025 tarihli kararla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kararın davacı vekilince temyizi üzerine, Daire çoğunluğunca reddedilen 29.711,80 Euro alacağın dava tarihindeki değeri dikkate alınarak, temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. Dairenin sayın çoğunluğunun bu görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki;
3. Hukuk ve adalet anlayışında yaşanan gelişmelere orantılı olarak 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde “Adil yargılanma hakkı” temel insan hakları arasında sayılmıştır. Adil yargılanma ilkesi kapsamındaki haklardan biri de, “Mahkemeye Erişim Hakkı” dır. Diğer bir anlatımla, “mahkemeye erişim hakkı” adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birisidir.
Mahkemeye erişim hakkı şüphesiz yüksek mahkemeye ulaşma hakkını da kapsar (AYM 23.10.2019 T. ve 2016/73086 BB no’lu). Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Osman Çelik, Adil Yargılanma Hakkı Rehberi, Anayasa Mahkemesi Yayınları, s.31 vd.). Bu bağlamda mahkemeye erişim konusunda yasalarda yoruma açık bir hüküm bulunması halinde, adil yargılanma hakkını mümkün kılan yorum tercih edilmelidir.
4. Somut olayda temyize konu edilen (reddedilen) miktar 29.711,80 Euro olup, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.05.2025 olan karar tarihi itibariyle Euro/TL kurunun 44,2857 TL olduğu, (29.711,80 Euro'nun) hüküm tarihi itibariyle değerinin 1.315.807,86 TL olduğu,
HMK’nın 362/2. maddesinde temyiz kesinlik sınırı hakkında “Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur” şeklindeki düzenlemedeki “… kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü…” sözcüğünden hareketle, yüksek mahkemeye erişim ve “adil yargılanma hakkını mümkün kılan” bir şekilde yorumlanarak,
Mahkemenin dava olunan şeyin karar tarihindeki değerine göre temyiz miktar sınırının değerlendirilmesi gerektiği, toplam 1.315.807,86 TL dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz miktar sınırının (2025 yılı itibariyle 544.000,00 TL) üzerinde olduğundan sayın Daire çoğunluğu tarafından temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmesini isabetli bulmuyorum.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3656, K. 2026/350, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama