İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3735 K.2026/207

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/3735Karar2026/207Tarih19 Ocak 2026Okuma8 dk · 1.535 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/3735 E., 2026/207 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2026
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2025/102 E., 2025/253 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.535 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl davada; müvekkilinin eczane sahibi ve mesul müdürü olduğunu, usulüne uygun biçimde ibraz edilen reçetelerdeki ilaçların dava dışı hastalara teslim edildiğini, 17.05.2012 tarihinde reçetelerin dayanağı sağlık kurulu raporlarının sahte olduğu gerekçesi ile davalı Kurumun ilaç bedellerinin iadesini 9 ayrı ihtarla istediğini, raporun sahteliğinden müvekkilinin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek, müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile davalı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiş; birleşen davada ise;

müvekkilinin sahibi ve mesul müdürü olduğu eczaneden 9 adet reçete karşılandığını, yürürlükte olan 2009 Protokolünün (6.3.19.) maddesi gereği sahte reçete ve rapor fatura edilmesi suretiyle davalı Kurumun zarara uğratıldığından bahisle, reçete bedellerinin 10 katı tutarında 82.626,10 TL cezai şart uygulandığını ve davalı Kurum ile müvekkili arasındaki sözleşmenin de 2 yıl süreyle feshedildiğinin bildirildirildiğini belirterek, davalı Kurumca müvekkili aleyhine tesis edilen 28.12.2012 tarihli işlemin iptali ile talep edilen miktarlardan dolayı müvekkilin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; dava konusu olayda eczacı ve eczacı kalfalarına sağlanan menfaat ilişkisinin açık ve net olduğunu, Kurum işleminin yerinde bulunduğunu, konuyla ilgili Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/85 E. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 17.04.2014 tarihli kararıyla; dava dışı doktorlar tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporlarına istinaden 9 adet reçetenin eczacı olan davacı tarafından gereği yapılarak davalı Kuruma fatura edildiği, söz konusu sağlık kurulu raporlarının usulsüz olarak düzenlendiğinin davalı Kurum müfettişlerince tespit edildiği, raporların davacı tarafından düzenlenmediği, davacının eczacı olarak dava dışı doktorlar tarafından düzenlenen reçetelerin gereğini yerine getirdiği, bu nedenle davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı,

davacının 17.05.2012 tarihli borç bildirim belgelerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı Kurumca gönderilen 17.05.2012 tarihli ihtarnamelere binaen talep edilen bedellerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 22.10.2015 tarihli ilamıyla; bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmediği belirtilerek, davalı Kurum müfettişleri tarafından yapılan soruşturma sonucu, dava dışı hastanede düzenlenen sahte sağlık kurulu raporlarına istinaden düzenlenen reçetelerin eczanelerden temin edildiği, ilaç temine ilişkin protokolün (6.3.19) maddesine aykırı davranıldığı gerekçesi ile dava konusu işlemin tesis edildiği, aynı rapor dayanak yapılarak Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 2012/85 E. sayılı dosyada ceza davası açıldığı ve halen derdest olduğu,

Mahkemece ceza davası sonucu beklenerek ve taraf delilleri toplanarak bilirkişi kurulundan taraflar ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınarak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozmaya uyan Mahkemenin 30.11.2023 tarihli kararıyla; taraflar arasındaki Protokolün (5.3.10) maddesinin son cümlesinde; "..Söz konusu sahte ilaç fiyat küpürü/ sahte karekod, sahte reçete veya sahte raporun eczacı yada eczane çalışanları dışında 3. Kişilerin dahili ile kuruma fatura edildiğinin yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda tespit edilmesi halinde bu madde hükmü uygulanmaz." düzenlemesinin bulunduğu,

ceza dosyası içeriği incelendiğinde, söz konusu sahtecilik eylemlerinin dava dışı hastanede doktor olarak çalışan dava dışı ....'nin sekreteri olan dava dışı .... tarafından gerçekleştirildiğinin kesinleşmiş mahkumiyet kararı ile tespit edildiği, Protokol hükmü dikkate alındığında zararlandırıcı eylemin davacı veya sahibi olduğu eczanenin dava dışı çalışanları dışındaki 3. kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olduğu, davacı veya sahibi olduğu eczanenin dava dışı çalışanlarının bu fiillere dahili oldukları yönünde dosyada bir delil bulunmadığı,

bu durumda davalı Kurum tarafından ana dosyada 9 adet borç bildirim belgesine yönelik düzenlenen işlemin yerinde olmadığı, birleşen dosyada da aynı şekilde davalı Kurum tarafından tesis edilen işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı Kurumca düzenlenen.

17.05.2012 tarihli borç bildirim belgelerinin iptali ile davacının söz konusu borç bildirim belgelerine konu miktarlar yönünden borçlu olmadığının tesbitine; birleşen davanın kabulü ile davalı Kurumca tesis edilen 28.12.2012 tarihli işleminin iptali ile bu işleme konu miktar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

3. Dairece verilen 21.11.2024 tarihli ilamla; her ne kadar Mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmiş ise de kesinleşen ceza dosyası kapsamında, söz konusu sahtecilik eylemlerinin dava dışı doktor ....'nin sekreteri olan dava dışı .... tarafından gerçekleştirildiğinin mahkumiyet kararı ile tespit edildiği, reçetelerin dava dışı üçüncü kişiler tarafından sahte olarak tanzim edildiğinin sabit olduğu, davaya konu sahte reçetelerin davalı Kuruma fatura edilmesinde davacı eczacının kastı bulunmasa da, üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiillerinden davalı Kurumun sorumlu tutulamayacağı;

diğer bir anlatımla, suç teşkil eden eylem sonucunda ortaya çıkan bedelin ödenmesinin davalı Kuruma külfet olarak yüklenemeyeceği, davacının reçete bedellerini ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebileceği, davalı Kurumun, protokolün (4.3.6) maddesinde yer alan hüküm uyarınca yersiz ödemelerini geri isteme hakkı olduğu kabul edilerek,

davacının sahte reçete bedeline ilişkin işlemin iptali talebine ilişkin asıl davanın reddi gerekirken, reçete bedellerine dair borç bildirim belgelerinin iptali ile davacının söz konusu borç bildirim belgelerine konu miktarlar yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olmasının bozmayı gerektirdiği, ayrıca Mahkemece; birleşen davada.

Kuruma sahte reçete ve rapor fatura edilmesi suretiyle Kurumun zarara uğratıldığından bahisle uygulanan cezai şart ve fesih işlemin bildirildiği davalı Kurum işleminin iptali ile bu miktarlardan borçlu olunmadığının tespiti yönünden cezai şart miktarı olan 82.626,10 TL üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesi, harç tamamlanmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılması, yasal süresi işleyen harç tamamlanarak yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, harç tamamlandığı takdirde ise;

yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiği, bozma nedenine göre, davalı Kurum vekilinin birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada; davaya konu reçetelerin 3. kişiler tarafından sahte olarak tanzim edildiğinin sabit olduğu, davaya konu sahte reçetelerin davalı Kuruma fatura edilmesinde, davacı eczacının kastı bulunmasa dahi, 3. kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiilerinden davalı Kurumun sorumlu tutulamayacağı, suç teşkil eden eylem sonucunda ortaya çıkan bedelin ödenmesinin davalı Kuruma külfet olarak yüklenemeyeceği, davacının reçete bedellerini ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebileceği, davalı Kurumun Protokolün (4.3.6) maddesinde yer alan hüküm uyarınca,

yersiz ödemeleri geri isteme hakkının bulunduğu, bu sebeple davacı tarafça sahte reçete bedeline ilişkin işlemin iptaline dair açılmış olan davanın reddedilmesi gerektiği; birleşen davada, eksik harcın tamamlandığı, ceza dosyası içeriği incelendiğinde, söz konusu sahtecilik eylemlerinin dava dışı doktor ....nin sekreteri olan dava dışı .... tarafından gerçekleştirildiğinin kesinleşmiş mahkumiyet kararı ile tespit edildiği, bu durumda Protokol hükmü dikkate alındığında zararlandırıcı eylemin davacı veya sahibi olduğu eczane çalışanları dışındaki dava dışı 3. kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olduğu,

davacı veya sahibi olduğu eczane çalışanlarının bu fiillere dahli oldukları yönünde dosyada bir delil bulunmadığı, davalı Kurum tarafından davacı ile ilgili olarak tesis edilen işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından tesis edilen 28.12.2012 tarihli işlemin iptaline, bu işleme konu miktar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; asıl dava bozma ilamı doğrultusunda reddedilirken, bununla bağlantılı birleşen dava dosyasında kabul kararı verildiğini, davada yetkili mahkemelerin Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu yönündeki yetki itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Mahkemece birleşen dava bakımından harçtan muaf olan müvekkili Kuruma davacı tarafça yatırılan başvurma harcı, vekalet harcı kalemlerinin yükletilmesinin hatalı olduğunu, birleşen davanın da reddinin gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Asıl dava; taraflar arasında imzalanan protokol gereği davacıya tahakkuk ettirilen sahte reçete bedelinin iadesine dair davalı Kurum işleminin iptali ve borçlu olunmadığının tespiti, birleşen dava ise; sahte reçetenin davalı Kuruma fatura edilmesinden kaynaklı uygulanan cezai şart ve fesih işlemine dair davalı Kurum işleminin iptali ve borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

1. Temyiz olunan kararın bozmaya uygun bulunmasına, bozmanın dışında kalarak kesinleşen yönlere ilişkin yeniden inceleme yapılamayacağının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin asıl davaya ilişkin tüm, birleşen davaya ilişkin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 36/1 maddesi uyarınca, davalı Kurum yargı harçlarından muaf olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince birleşen davada davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, tamamlama harcı ve vekalet harcının davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438/7 maddesi uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Asıl davada davalı vekilinin tüm, birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Birleşen davada davalı vekilinin harca yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendi çıkartılarak yerine ''9- Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan 24,30 TL, başvurma harcı, 1.411,04 TL tamamlama harcı ve 3,75 TL vekalet harcının toplamı olan 1.439,09 TL harcın talep halinde davacıya iadesine...'' bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

1086 sayılı Kanunun 440. maddesi uyarınca asıl dava yönünden karar düzeltme yolu kapalı, birleşen dava yönünden kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3735, K. 2026/207, 19 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3735
Karar No
2026/207
Tarih
19 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3740 K.2026/292
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3756 K.2026/367
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3835 K.2026/415
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/3837 K.2026/349
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3842 K.2026/203
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/4105 K.2026/971

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.