İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3862 K.2025/4767

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/3862Karar2025/4767Tarih13 Ekim 2025Okuma5 dk · 1.082 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/3862 E., 2025/4767 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ekim 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/2360 E., 2024/2184 K. 12.02.2021
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2021/145 E., 2024/821 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.082 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacının 28.03.2020 tarihinde bacakta ağrı şikayeti ile davalı şirkete ait hastaneye başvurduğunu; acil serviste davalı doktor .. .. tarafından davacıya .. isimli bir iğnenin yazıldığını, yazılan iğneyi davalı hemşire .. ..'ın davacıya sol taraftan uyguladığını, iğne yapıldığında davacının akabinde hemen şiddetli ağrısının olduğunu, iğne uygulanırken uyuşma ve his kaybının olduğunu, ardından yürümesi istediğinde yürüyemediğini, davacıya durumun geçici olduğu ifade edilerek eve gönderildiğini, eve taburcu olan davacının bacağındaki şikayetinin düzelmediğini, sol bacağının güçsüz olduğunu, ve işlevini yitirdiğini,

davacının .... ..

Tıp Merkezi hastanesinin dahil olduğu hastaneler grubundaki diğer hastanelere sevk edildiğini; çeşitli inceleme ve araştırmaların yapıldığını, davacının kendi imkanları ile başvurduğu başka bir merkezde yapılan muayenesinde yapılan enjeksiyona bağlı sol bacakta tıp literatüründe “siyatik sinir zedelenmesi” olan siyatik sinirin hasara uğradığı yani “düşük ayak sendromu” olduğunu, davacının 28 yaşında genç ve bekar olup bu olay nedeniyle sol bacağındaki güç kaybının (düşük ayak sendromu) nedeninin davalı hastanede yapılan hatalı enjeksiyon sonucu olduğunu ileri sürerek;

tedavi giderleri ile maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar .. Şirketi ve ... vekili; davalı ...'ın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 50. maddesi anlamında olayda bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığından hakkındaki iddiaların ve davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacıda meydana gelen düşük ayak sendromunun sebebinin müvekkili hastanede yapılan enjeksiyon tedavisi olmadığı,

davacının müvekkili hastaneye bacak ağrısı şikayetiyle geldiğini ve Dr. ... tarafından yapılması gereken tedavinin hemşireye iletildiğini, hemşire ...'ın tıbbi kurallar çerçevesinde iğneyi intramasküler yoldan uyguladığını, 20.04.2020 tarihinde .. .. .. uzmanına muayene ettirilip Emg çekimi istendiği için ..

Tıp Merkezinde Emg'sinin çektirildiğini, ağrıları geçmediğinden davacının algoloji biriminine yönlendirildiğini, Devlet Hastanesinde belden kortizon iğne yapıldığını, 10.06.2020 tarihinde müvekkili hastanede psikiyatri muayenesi yapıldığını, 11.06.2020-24.06.2020 tarihlerinde ve 24.06.2020-07.08.2020 tarihleri arasında .. Tıp Merkezinde fizik tedavi ve rehabilitasyon seansları aldırıldığını, ..

Hospital'daki ortopedi uzmanının karbon afo yapılmasını önerdiğini ve bunun üzerine 05.08.2020 tarihinde ayak için .. .. .. ..

Yapım ve Uygulama Merkezinde kendisine karbon afo yaptırıldığını ve bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını, MS hastalığının her safhada farklı seyredebileceğini, enjeksiyon ile alakalı bir durum olmadığını ya da o şekilde ortaya çıkmış olabileceğini ama öncesinde mevcut bir durum olduğunun hekimler tarafından tespit edildiğini, hastaya uygulanan tedavi ile oluşan komplikasyon arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının yaşı, kilosu dikkate alındığında hemşirenin iğne yaptığı bölgenin iğneye en uygun ve sağlıklı bir bölge olduğunu,

davacının iğne yapılırken bacağının ağrıdığını söylediğine dair iddialarının soyut beyanlardan ibaret olduğunu, iğne yapıldığı sırada böyle bir beyanı olmadığını, iğne tedavisi uygulanmadan önce mevzuata uygun olarak hastaya gerekli aydınlatmaların sözlü olarak yapıldığını, iğne tedavisi için yazılı onam şartının da mevzuat gereği bulunmadığını, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili; tıbbi kötü muamele ile komplikasyonun birbirinden farklı kavramlar olup, tıp biliminin gereğini yapan ve tıbbi standartı doğru şekilde uygulayan hekimin, elinde olmayan sebeplerle gelişen zararlardan sorumlu tutulmadığını, dava konusu olayda iddia edilen zararın, sigortalı hekim tarafından uygulanan teşhis ve tedavi işlemleri ile illiyetinin bulunmadığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.

Adli Tıp Kurumu raporunda yapılan işlemin tıbbın genel kurallarına uygun ve hekimin kusursuz olduğunun bildirildiği, davacının bu rapora itirazları üzerine tıbbi malpraktis, nöroloji, beyin ve sinir cerrahı ile ortopedi uzmanı hekimden oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunda davacıya yapılan enjeksiyonun tıbbi metoda uygun yapıldığı, işlemden sonra oluşan olumsuzlukların, işlemin doğal sonucu olduğunun ve gelişmemesi için davalıların tüm özeni gösterdiğinin, bu işlem için yapılan sözlü aydınlatmanın uygulamada yeterli görüldüğünün belirtildiğini, bu sebeple davalı hekimin, yapılan tıbbi müdahalede kusurlu olduğu,

işlem öncesinde davacının izninin alınmadığı ve davalı hekimin operasyonda gereken özeni göstermediğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; davalı hastanede yapılan iğne ile davacıda meydana gelen maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğunu, iş gücü kaybının söz konusu olduğunu, iğne yapılırken gerekli bilgilendirmenin yapılmadığını, davalının aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, iğne yapıldıktan sonra davacının yürütülmesi nedeniyle komplikasyon sürecinin hatalı yürütüldüğünü, iğnenin yanlış yere yapıldığını, davalı hastane tarafından tedavi belgesi sunulmadığını, alınan bilirkişi raporlarının bu nedenle yetersiz olduğunu, tıp hukuku alanında yeterli donanıma sahip deantoloji uzmanından rapor alınması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacıya uygulanan enjeksiyonun tıbbi kurallara uygun olmadığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen kararda; dosya kapsamında alınan raporlarda ve karara esas alınan ATK ve bilirkişi raporlarında; davacıyabacağındaki ağrı nedeniyle yapılan kas içi Dikloron enjeksiyonu endikasyonunun uygun olduğu, kas içi enjeksiyon işlemi sonrası ortaya çıkan sinir hasarının klinik ve laboratuvar verileri birlikte değerlendirildiğinde enjeksiyon nöropatisi ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, bu tip enjeksiyon uygulamalarında enjekte edilen ilaçların doku içi yayılımı ile nadir de olsa sinir hasarına neden olabildiklerinin tıbben bilindiği,

bu durumun enjeksiyonun tekniğine uygun yapılması durumunda da önlenemeyecek şekilde ortaya çıkabildiği, her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen komplikasyon olarak nitelendirildiği, dava konusu olayda enjeksiyonun doğru yere yapıldığının mahkemece kabulü halinde kişide gelişen enjeksiyon nöropatisinin komplikasyon niteliğinde olduğu, tüm bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde; tedaviyi düzenleyen hekimin ve enjeksiyonu uygulayan sağlık personelinin eylemlerine tıbbi hata atfedilmediği, hizmeti sağlık çalışanları aracılığı ile yürüten idarenin dosya içerisindeki mevcut belgelere göre görünür bir hatasının saptanmadığı,

dosyada bilgilendirme ve onam formu yer almamasına rağmen Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 70. maddesi ve mezkur kanuna atıfla Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 10.06.2019 tarihli 2019/11 sayılı genelgesinde ..

Enjeksiyon uygulamaları büyük ameliyei cerrahiye olmadığı için hastaların sözel bilgilendirilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, müdavi hekim tarafından reçete edilmiş güncel tedavisinin yetkili sağlık meslek mensupları tarafından hastanın reçetesi görülerek yapılması halinde yazılı onam alınması zorunluluğu bulunmadığının belirtildiği,

maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının bir arada olması gerektiği, davacı hastada ortaya çıkan durumun komplikasyon olarak nitelendirilmekle ortada kusur bulunmadığının açık olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3862, K. 2025/4767, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3862
Karar No
2025/4767
Tarih
13 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3863 K.2025/6681
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3864 K.2025/6031
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3864 K.2025/11924
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3865 K.2025/6000
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3866 K.2025/4425
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3866 K.2025/6029

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.