İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/905 K.2025/6320

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve…

Esas2025/905Karar2025/6320Tarih22 Aralık 2025Okuma8 dk · 1.515 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/905 E., 2025/6320 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Aralık 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1558 E., 2024/1785 K.
İlk derece mahkemesi
(Kapatılan) Ankara 14. Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2021/356 E., 2022/424 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.515 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; avukat olan müvekkili ile davalı arasında 29.01.2018 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinde yer alan taşınmazlara ilişkin davaların açılması ve ilgili diğer işlerin takibi konusunda anlaşma yapılarak vekalet verildiğini, 08.10.2020 tarihli azilname ile davalının müvekkilini duruşmalara katılmadığı ve bilgisi olmadan vekaletname ile iş yükü vermediği avukatlara yetki belgesi vererek duruşmaları takip ettirdiği gerekçesiyle azlettiğini, azlin haksız olduğunu, müvekkilinin davalı tarafın talimatlarına uygun şekilde ve menfaatlerini gözeterek vekillik görevinin bütün gereklerini yerine getirdiğini,

azil tarihinde hak kazandığı avukatlık ücretinin tahsili için davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, şimdilik 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, azlinin haklı olduğunu, avukat olan davacının müvekkilini bilgilendirmediğini, vekil olarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkilinin bilgisi olmadan tanımadığı vekaletname ile iş vermediği avukatlara yetki vererek duruşmalara katılmalarını sağladığını, açılan davaların sürüncemede kaldığını ve müvekkilinin zarara uğratıldığını, taraflar arasındaki avukatlık sözleşmesinin müzakere edilmeden imzalandığını ve haksız şart içerdiğini, bağlayıcılığı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 29.01.2018 tarihli yazılı Avukatlık Sözleşmesi bulunduğu, davacı avukatın davalı adına takip ettiği dava dosyası duruşmalarına bizzat katıldığının duruşma tutanaklarından sabit olduğu, davalı tarafça davacı avukatın dava süreci ile ilgili kendisine herhangi bir bilgi sunmadığı, defalarca bilgi isteklerini geri çevirdiği, randevu taleplerini kabul etmediği, vekilin müvekkilinin istekleri doğrultusunda ve onun yararı dahilinde işlem yapması gerekirken yapmadığına dair iddialarını kanıtlayamadığı bu nedenle davalı tarafça yapılan azlin haksız olduğu,

29.01.2018 tarihli avukatlık ücret sözleşmesine dayanılarak davacı tarafından açılan ecrimisil ve izaleyi şuyu davaları için tatbik edilecek avukatlık ücreti olarak dava konusu gayrimenkullerin değerinin esas alınarak gayrimenkullerin değerinin %20'si üzerinden hesaplanacak vekalet ücreti talep edilmiş ve davanın ikame edilmesiyle avukatın ücrete peşinen hak kazanacağı şeklinde madde eklenmiş ise de; yapılan bu sözleşmenin açılan davaların niteliği ile örtüşmediği,

davalı açısından yapılan sözleşmenin haksız şartlar ihtiva ettiği, davalının açılan dava sonucunda elde edeceği kazanımları ile davacı tarafından rayiç bedel esas alınarak belirlenmesi talep edilen bedel arasında davalı aleyhine açık bir oransızlık bulunduğu, iş bu dosyalar açısından yapılan sözleşmenin haksız şart kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalının tarifede ortaklığın giderilmesi davasının maktu vekalet ücretine tabi dava türleri arasında düzenlendiği hususunda bilgilendirilmediği, açılan davalarda gayrimenkulün aynına ilişkin dava algısı ile sözleşme aktedildiğinin değerlendirildiği,

davalı ile sözleşmedeki ücret koşulunun yeterince tartışılmadığı bu haliyle davacının ücretinin belirlenmesinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin esas alınmaması, kanun ve tarife hükümlerinin esas alınması gerektiği, kanun ve tarife hükümleri esas alındığında ise; toplam 12.535,00 TL vekalet ücretine hak kazanacağı ancak taleple bağlılık ilkesi gereği 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile.

10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında akdedilen "Avukat ile Müvekkil (vekil eden) Arasında Avukatlık Ücret Sözleşmesi" başlıklı 29.01.2018 tarihli sözleşmenin 2.maddesinde "Ortaklığın giderilmesi davalarında dava konusu taşınmazların satış bedellerinin %20'si vekalet ücreti olarak ödenir.

Yine alacak davaları veya herhangi bir surette tahsil edilecek nakit paralarında %20'si vekalet ücreti olarak avukata ödenir." hükmünün kararlaştırıldığını, sözleşmede kararlaştırılan ücretin miktarı, davacı avukat tarafından yapılacak işlerin ve açılacak davaların niteliği dikkate alındığında sözleşmedeki ücrete ilişkin kısımların haksız şart niteliğinde olduğu, bu nedenle geçersiz olduğu,

bu durumda Avukatlık Kanunu'nun 164/2 ve 4. maddesi gereğince değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşulu ile davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre dava değerinin %10'u ila %20'si arasındaki bir miktarın avukatlık ücreti olarak belirlenmesi gerektiği, Mahkemenin azlin haksız olduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı,

davacı tarafça dava değeri 10.000,00 TL gösterilip ayrıca ıslah yapılmadığından Mahkemece taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesi sonuç itibariyle doğru ise de, azil ile birlikte vekalet ilişkisi sona ermiş olup, haksız azil halinde avukatın, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin akdi ve yasal (karşı yan) vekalet ücretini talep etme hakkına sahip olduğundan davacı avukatın toplam 15.370,00 TL vekalet ücretine hak kazandığı,

Mahkemece talep edilebilecek vekalet ücretinin bu şekilde tespiti gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen ortaklığı giderilmesi davası açısından akdi vekalet ücreti hesaplanmayarak karar gerekçesinin bu doğrultuda yazılmasının isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının kısmen kabul kısmen reddine, kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile.

10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; kararın sözleşme serbestesi ilkesini ihlal ettiğini, sözleşmesinin Avukatlık Kanunu sınırları kapsamında olduğunu ve taraflar için bağlayıcı olduğunu, ücrete ilişkin anlaşmanın haksız şart niteliğinde olduğu tespitin yerinde olmadığını, ücretin kanuni sınırlar çerçevesinde belirlendiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Katılma yoluyla davalı vekili; davanın görev, yetki, pasif husumet yokluğu, zamanaşımı, dava şartı arabuluculuğun gereği gibi yerine getirilmemesinden reddi gerektiği, azlin haklı olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, haksız azil iddiasına dayalı vekalet ücreti alacağı ile davacı tarafından yapıldığı bildirilen masrafların tahsili istemine ilişkindir.

1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle taraflar arasında 29.01.2018 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi akdedildiği, davalının davacı avukata aynı tarihli vekaletname verdiği, davacının anılan vekaletname ile davalı adına ortaklığın giderilmesi davası, haksız işgal tazminatına ilişkin dava ve terekeye temsilci atanması dosyasında asıl dava ve bu dosya ile birleşen dosyada davalıyı temsil ettiği,

sözleşmenin 10.maddesi uyarınca davacı avukatın bu görevi bu iş sebebi ile bir başka avukatı ya da avukatları tevkil etmesinin mümkün olduğu açıkça belirtilmiş olduğundan bazı duruşmalara davacı avukatın kendisinin katılmamasının davalının iddia ettiği şekilde azil sebebi oluşturmayacağı, davalının davacı avukatın kendisine dava süreci hakkında herhangi bir bilgi sunmadığı ve randevu taleplerini geri çevirdiği iddialarına ilişkin somut delil sunmadığı, dolayısıyla azlin haklı olduğu yönündeki iddiasını ispatlayamadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 26. maddesinde “Sözleşme özgürlüğü” başlığı altında bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Bu temel kuralın istisnası ise 27. maddenin 1. fıkrasında ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu belirtilmek suretiyle açıklanmıştır.

Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemesinin yürürlüğe girmesinden önce konu tüketici sözleşmeleri yönünden mevzuatımıza girmiş ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Sözleşmedeki haksız şartlar” başlıklı 6. maddesinde ve bu sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun md. 5'te düzenlenmiştir.

Bu madde içeriğine göre “Satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.”

Madde metninden de anlaşılacağı üzere tüketici sözleşmelerinde genel işlem koşullarının kanun koyucunun müdahalesini gerektirir uygunsuzlukta olduğunun, başka bir anlatımla haksız şart teşkil ettiğinin kabul edilebilmesi için birtakım koşullar gereklidir: Bunlar tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilmiş olma ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratma koşullarıdır.

Anılan maddenin 3. fıkrasında tüketici ile müzakere edilmeme kavramı “Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.” şeklindeki anlatımla açıklanmıştır.

Tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan bu tip düzenlemelerin yaptırımı ise maddenin 2. fıkrasında “tüketici için bağlayıcı değildir” denilmek suretiyle kanun koyucu tarafından ortaya konulmuştur. Nitekim bu durum, 6502 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasında “Tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümleri geçerliliğini korur.” hükmü ile düzenlenmiştir.

17.06.2014 tarihli ve 29033 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesinin 1. fıkrasına göre de tüketici ile kurulan sözleşmelerde yer alan bir şartın haksız şart olarak kabul edilebilmesi için tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilmesi, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olması unsurlarının bir arada bulunması gerekir.

Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda, taraflar arasında akdedilen 29.01.2018 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin kanunda öngörülen sınırlar içerisinde sözleşme serbestîsi kapsamında ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olmadığı veya konusunun imkânsızlık içermediği, ücrete ilişkin sözleşme hükmünün taraflarca müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edildiğinin ispatlanamadığının anlaşılmasına, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyiniyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olmadığı, dolayısıyla somut olayda haksız şartın unsurlarının gerçekleşmediği,

bahsi geçen sözleşmenin tarafların iradeleri ürünü olduğu ve geçerli olduğunun anlaşılmasına göre, bu yön gözardı edilerek taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.

VI.KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; 1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371.maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/905, K. 2025/6320, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. Vı.karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/905
Karar No
2025/6320
Tarih
22 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/907 K.2025/16799
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/911 K.2025/6168
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/916 K.2025/7644
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/918 K.2025/16272
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/921 K.2025/17235
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/922 K.2025/11107

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.