KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/11338 E., 2010/8365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Sanık(lar)
- ...
- Suç(lar)
- Hakaret, tehdit
- Hüküm(ler)
- Hükümlülük
- Tebliğnamedeki istek
- Ret, bozma
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- CMK 317/1 maddesi gereğince "Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler" şeklindeki düzenlemeye göre, mağdur-sanık ...'ın, soruşturma evresinde şikayetçi olmadığını beyan etmesinin kamu davasına katılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, talimat yoluyla alınan ifadesinde, kendisine karşı suç işlediği iddia edilen sanık ... hakkında şikayetçi olduğunu bildirdiğine göre, mağdur sıfatı nedeniyle aynı yasanın 234 ve 238. maddelerdeki hakları hatırlatılıp, davaya katılmak isteyip istemediği açıkça sorulmadan CMK’nun 238/2 maddesine muhalefet edilmesi,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/11338, K. 2010/8365, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama