KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/7491 E., 2010/1061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- ... Asliye 3.Ceza Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Sanık ...'in tehdit eylemlerine ilişkin suçun son kesme nedeninin oluştuğu sanığın sorgusunun yapıldığı 6.1.2005 tarihine göre temyiz süreci içinde dava zamanaşımının gerçekleştiği,
Anlaşıldığından katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde bulunmakla, sanık yararına olduğu anlaşılan 765 sayılı TCY.nın 102/4 ve 5271 sayılı CYY.nın 223.maddeleri uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanık ...'in tehdit eylemlerine ilişkin,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3-Sanık ...'in tehdit eylemine ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Somut olayda sanığın alacak borç ilişkisi nedeniyle katılana silah doğrultarak "seni öldüreceğim" biçimindeki sözlerle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, öfkenin suç kastını kaldırmayacağı, tehdit suçunda tasarlama öğesinin bulunmadığı, ayrıca tehdidin objektif olarak korku yaratacak nitelikte bulunduğu, bu nedenle olayda tehdit suçunun unsurlarının oluştuğu ayrıca sanığın eyleminin kendiliğinden hak almaya kalkışma suçunu oluşturup oluşturmayacağı da gözetilip kanıtlar değerlendirilerek hüküm kurulması zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/7491, K. 2010/1061, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama