KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/8334 E., 2010/3000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- ... Sulh 1.Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- Tehdit
- Hüküm(ler)
- Beraat
- Tebliğnamedeki istek
- Bozma
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamaların ışığı altında sanığın baba evine kaçan karısı mağduru “seni ya da ailenden birini öldürürüm kızımı bana ver” “ diyerek tehdit ettiğinin oluşa uygun kabulü karşısında, sonuç almaya objektif olarak uygun ve elverişli olan bu sözler muhataba iletilmekle kişinin ruh dinginliğinin bozulduğu, iç huzur ve irade özgürlüğünün ihlal edildiği, dolayısıyla TCY 106/fıkra 1. cümlede tanımlanan tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden “...sözlerin muhatabında korku ve endişe yaratmadığı... .“ biçiminde yasal olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu doküman 5070 Sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/8334, K. 2010/3000, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama