KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2009/23501 E., 2010/9228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- Hükümlü ve tutukluların ayaklanması
- Hüküm(ler)
- Hükümlülük
- Tebliğnamedeki istek
- Onama
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 24.11.2009 tarih ve 2009/11-164 ve 9/275 sayılı kararına göre; öncelikle hükmün sanıklara tebliğ edilmesi ve tebligat üzerine sanıkların kendilerine avukat atandığını önceden bildiklerini ifade etmeleri veya atandığından sonradan haberdar oldukları avukatın tasarruflarına açıkça karşı çıkmamaları halinde, mevcut temyizlerin geçerli bulunduğu, kendilerine avukat atandığını bilmedikleri anlaşılan sanıkların yapılacak olan tebligatla birlikte bunu öğrenmeleri üzerine atanmış bulunan avukatın tasarruflarına açıkça karşı çıkmaları halinde ise, kendilerinin temyiz dilekçesi verip vermeme durumlarına göre temyiz davasının değerlendirilmesi gerekecektir.
Buna göre, haklarında verilen mahkumiyet hükümleri zorunlu müdafileri tarafından temyiz edilmeyen sanıklar ..., ..., ... ve ... de dahil olmak üzere kendilerine zorunlu müdafii atanmış olan tüm sanıklara gerekçeli kararın, avukatları tarafından temyiz dilekçesi verilip verilmediği hususunda şerh içeren tebliğ belgesi ile bildirilmesi; sanıklar tarafından temyiz dilekçesi verildiği takdirde, bu temyizler bakımından da temyiz davasının açılmasının sağlanması, temyiz dilekçesi verilmemesi fakat hükmün zorunlu müdafileri tarafından temyiz edilmiş bulunmasına da açıkça karşı çıkılmadığı takdirde, zorunlu müdafilerin temyiz davalarının geçerli sayılması gerektiği,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2009/23501, K. 2010/9228, 5 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama