İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/16375 K.2012/13329

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2010/16375Karar2012/13329Tarih4 Haziran 2012Okuma4 dk · 842 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2010/16375 E., 2012/13329 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2012
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar
Mühür bozma, imar kirliliğine neden olmak
Hüküm
Hükümlülük, düşme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

842 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre mühür bozma suçuna yönelik katılma talebinde bulunan ancak talebi karar bağlanmayan müşteki Muğla Belediyesi vekilinin temyiz dilekçesini katılan sıfatı ile verdiği de dikkate alınarak CMK 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde katılma talebinin kabulü ile yapılan incelemede ;

1-Sanığa yükletilen mühür bozmak eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,

2-İmar kirliliğine neden olmak suçundan kurulan hükmünde yerinde olduğu,

Anlaşıldığından sanık ... müdafii ile katılan ... Belediyesi vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 04/06/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma ve mühür bozmadan iki ayrı dava açıldığı; bağlantı olduğu gerekçesiyle davaların daha önce açılmış olan imar kirliliğine neden olma dava dosyasında birleştirilmiştir.

Yakınan idare beraatla sonuçlanan imar kirliliğine neden olmak suçundan temyiz isteminde bulunmuş; ancak mahkumiyetle sonuçlanan mühür bozma suçundan temyiz isteminde bulunmamıştır.

Yerel mahkeme mahkumiyetle sonuçlanan mühür bozma suçundan, katılan sıfatını almadığı halde, idare lehine vekalet ücretine karar vermiştir.

Yakınan idare mühür bozma suçundan açık temyiz ve dolayısıyla katılma konusunda Yargıtay’ın karar vermesini istememiştir. Bu durumda, mahkumiyet kararı verilen mühür bozma suçundan idare lehine vekalet ücretine hükmolunmaması gerekirdi. Bu durumda sadece sanık tarafından temyiz edilen ve yakınıcı idare tarafından temyiz edilmeyen bir konuda, idarenin katılmasına karar verilerek idare lehine verilen vekalet ücretinin yerinde olduğuna karar verilmemesi gerekir.

Hukukumuzda katılma kararı iki şekilde verilebilmektedir.

Birincisi ve asıl katılma kararı verilme biçimi, esas mahkemesince verilmesidir. Yasadaki “kamu davasına katılma” başlıklı düzenlemeye göre, “Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler” (m.237/1).

İkinci katılma biçimi temyiz aşamasında mümkündür. Temyiz aşamasındaki katılmayla ilgili düzenlemeye göre ise, “Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır” (m.237/2).

Bu düzenlemeler göstermektedir ki, asıl katılma kararını esas mahkemesi verebilir; temyiz mahkemesinin katılma kararı kimi koşullara bağlanmıştır. Temyiz mahkemesinde katılma kararı, “ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri”nin, “kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır” (m.237/2).

Dolayısıyla temyiz mahkemesinde katılma istekleri konusunda karar verilebilmesi için, katılmaya hakkı olan tarafın katılma isteğini temyiz dilekçesinde “açıkça belirtilmesi” şarttır. Bu şart olmadan temyiz mahkemesinin katılma kararı vermesi mümkün değildir.

Bu husus aslında bir hakkın kullanımı olup, böyle bir hakla ilgili olarak, “ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan” veya “karara bağlanmayan katılma istekleri” konusunda, temyiz dilekçesinde açıkça katılma talebi yoksa, temyiz davasının incelenmesi sırasında katılma kararı verilemez.

Bu yaklaşımın gerekçesini CYY’nın 237/2 nci maddesindeki düzenlemeden çıkarmak mümkün olduğu gibi, katılma kararının verilme yöntemini belirleyen CYY’nın 238 nci maddesinden de çıkarmak mümkündür. Çünkü katılma kararı verilirken uyulması gereken kurallar vardır. Bu kurallara bağlı olunması gerektiğinden, yasa koyucu katılma kararının kural olarak esas mahkemesince verilmesini haklı olarak kabul etmiştir.

Yasanın “katılma usulü” başlıklı 238 nci maddesindeki düzenlemeye baktığımızda, katılma kararı verilmeden önce, katılma isteği konusunda, esas mahkemesince, “Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir” (CY, m.238/3). Temyiz mahkemesinde söz konusu dava taraflarından görüş sorulmasındaki güçlük nedeniyle, katılma kararında ana kural esas mahkemesinin değerlendirme yapmasıdır. Buna karşın yasa koyucu, katılanın haklarının kaybolmaması için temyiz mahkemesine de istisnaen ve bu konuda açık talep olması kaydıyla katılma kararı verme yetkisini kabul etmiştir.

Bir başka deyişle, temyiz davası gibi, katılma da isteme bağlıdır. Yasa maddesindeki, “duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur” (CYY, m.238/2) şeklindeki düzenleme, esas mahkemesinde şikayetçi olduğunu belirtmekle beraber, katılma iradesinin ortaya konmasının sağlanması için mahkemenin tarafa hakkını hatırlatmasına işaret etmektedir. Yasa koyucu esas mahkemesindeki bu hatırlatmaya katılma

iradesinin ortaya konup karara bağlanması bakımından katılana, hükmü temyiz etmek kaydıyla ve temyiz dilekçesinde bu konuda açık talepte bulunma hakkını vermiştir. Yakınan temyiz mahkemesinden açıkça katılmayı karara bağlama isteminde bulunmamışsa, kural olarak temyiz mahkemesi kendiliğinden buna yetkili olmayıp, kararı katılma konusunda karar verilmek üzere bu noktadan bozarak esas mahkemesine göndermelidir.

Somut olayımızda, idare, mahkumiyetle sonuçlanan ve lehine vekalet ücretine karar verilen hükmü temyiz etmediği ve dolayısıyla katılanlık konusunda özel talepte bulunmadığı için, CYY’nın 237/2 nci maddesindeki koşullar oluşmadığından, temyiz davasının sadece sanık tarafından temyizi üzerine katılma kararı vermesi ve sonuçta, hükmolunmaması gereken vekalet ücretinin yerinde olduğu değerlendirmesinde bulunması mümkün değildir.

Tüm bu nedenlerle, yakınıcı kurum vekilinin mühür bozma suçu yönünden temyiz istemi ve bu konuda açıkça talep olmaması nedeniyle, vekalet ücretinin çıkarılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle yüksek çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir. 4.6.2012

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/16375, K. 2012/13329, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/16375
Karar No
2012/13329
Tarih
4 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/16375 K.2012/22996
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/16377 K.2012/22997
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/16379 K.2012/22998
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/16380 K.2012/22999
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/16382 K.2012/19736
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/16384 K.2012/13337

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.