KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/18347 E., 2012/6200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, hakaret, yaralamaya teşebbüs
- Hüküm
- Beraat, hükümlülük
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanıklar ... ve ... hakkında yaralama suçundan verilen kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hüküm tarihi itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu, anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan ...'ün 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ...'ün temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3- A) Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki ısrarlı beyanları ile olay tespit tutanağı ve tanıklar ... ve ... 'nın anlatımları tartışılıp raddedilmeden beraat kararı verilmesi,
B) Sanıklar ... ve ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Belediye fen memuru olan katılan ...'ün kardeş olan sanıklara ait taşınmazdan geçit açmak amacı ile yasal bir dayanağı olmaksızın kepçe geçirmesi üzerine, durumu konuşmaya Belediye binasına gelen sanıklar hakkında, katılan ve tanıkların mahkemede soyut biçimde soruşturma aşamasındaki anlatımlarını tekrar ettiklerini beyan etmelerinin yanısıra somut açıklamalarında sanıkların tehdidinden söz etmemeleri, hatta; tanık ... 'nın "sanık ...'ın tehdit etmediği" yolundaki açık anlatımı üzerinde durularak, sanıkların birlikte tehdit suçunu işledikleri yolundaki kanıtlar gösterilip tartışılmadan ve yalnızca katılanı tehditten dava açıldığı
gözetilmeden salt olarak "savunma ve savunma tanığının beyanına itibar edilmediğinden" söz edilerek ve "birden fazla görevli memura karşı tehdit suçunun işlendiği" biçimindeki iddianame kapsamına ters düşen gerekçe ile TCK.nın 106/2-c maddesi uygulanmak sureti ile hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre ise;
a) Olayın oluşumu ve gelişmesi üzerinde durularak katılanın sanıklara ait taşınmazın yasal bir açıklaması olmaksızın bahçe duvarını yıkmasının sanıklar yararına tahrik oluşturup oluşturmayacağının tartışılmaması,
b) Katılanın belediye görevlisi olarak gerçekleştirdiği eylem nedeniyle sanıklarında tepkilerini katılanın çalışma ortamı olan Belediye binasında ve Belediye Başkanının odasında dile getirebilecekleri gözetilmeden "suçun belediye binasında işlendiğinden" bahisle ve açılmış bir dava bulunmadığı halde CMK.nun 225. maddesi gözardı edilerek "birden fazla görevli memura tehdit ettikleri" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile ceza alt sınırının üstünde belirlenerek TCK.nun 3. maddesindeki işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ilkesine uyulmaması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/18347, K. 2012/6200, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama