KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/23273 E., 2010/14882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- Tehdit, hakaret
- Hüküm(ler)
- Hükümlülük
- Tebliğnamedeki istek
- İade
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz süresinin geçmesine dayanılarak verilen Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz, kararın hüküm fıkrasında, Anayasanın 40/2, CYY.nın 34/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca tefhim veya tebliğ denilerek yasa yoluna başvuru süresinin ne zaman başlayacağının açıkça gösterilmemesinden ötürü sanığa yapılan yanıltıcı nitelikteki tebligatın hukuken geçersiz olması nedeniyle yerinde görüldüğünden, RET KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.
1-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyizde;
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca sanık ...'ın tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; sanığın katılanın yakınları tarafından satırla tehdit edilmesi nedeniyle katılana mesaj gönderdiğini savunması ve polis memuru tanık ...'ün bu doğrultuda ihbar aldıklarını belirtmesi karşısında, savunmada adları geçen ..., ... ve ....'in tanık olarak dinlenerek kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve katılanın azmettirdiğine ilişkin kanıtlar da gösterilerek sonucuna göre haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılması gerekirken, eksik koğuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/23273, K. 2010/14882, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama