Hükümlülük, beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre Üst C.savcısının 26.01.2006 tarihli temyiz isteğinde hakim havalesi altında tarih bulunmasa da, aynı ... temyiz defterine kaydedildiği anlaşılmakla, temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1- Sanığın, uyuşturucu madde kullanma eylemine ilişkin;
Suçun son kesme nedeninin oluştuğu sanığın sorgusunun yapıldığı 19.07.2005 tarihine göre temyiz süreci içinde 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği,
Anlaşıldığından Üst C.Savcısının temyiz nedenleri yerinde bulunmakla, sanık yararına olduğu anlaşılan 765 sayılı TCY.nın 104/2 ve 5271 sayılı CYY.nın 223.maddeleri uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanığın, infaz kurumuna uyuşturucu madde sokmak eylemine ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve Üst C.savcısı ile sanık ...'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.