KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/25599 E., 2012/2008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Sanık tarafından söylenen sözlerin cinsel içerik niteliğinde olmaması nedeniyle tebliğnamedeki bu suça yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığa yükletilen tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas gösterilen ilamda birden fazla hükümlülük kararı bulunması karşısında hangi hükümlülüğün esas alındığının belirtilmemesi infaz aşamasında gösterilebileceği ve TCY.nın 53/1- c madde ve fıkrasında belirtilen hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e madde ve fıkralarında belirtilen hak yoksunluklarının cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de bunun hükümlülüğün sonucu olduğu ve infazda gözetilebileceği,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/25599, K. 2012/2008, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama