KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/26101 E., 2012/21144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanlar hakkında kötü muamele suçundan evrakın tefrik edildiği anlaşılmakla; dava açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının belirlenmesi durumunda dava dosyasının denetime olanak verecek biçimde getirtilip incelenmesi ve sonucuna göre haksız kışkırtma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Yakınanların, sanık ...'un kendilerine herhangi bir eylemi olmadığını belirtmeleri karşısında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir ve tehdit öğelerinin adı geçen sanık yönünden nasıl oluştuğu tartışılıp denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
3- Mahkemenin kabulüne göre,
a) Sabıkasız olan sanık ... hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CMK'nın 231/5. madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve anılan yasanın 2.fıkrası ile de CMK'nın 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı suç olması koşulunun kaldırılması karşısında, 6008 sayılı Yasa değişikliği de göz önünde bulundurularak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
b) Birden fazla görevliye birlikte direnen sanıklar hakkında TCK'nın 265/3 ve 43/2 maddelerinin uygulanacağının düşünülmemesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/26101, K. 2012/21144, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama