KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/28719 E., 2011/3014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Zorlama, hakaret
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5271 sayılı CYY 5278 S.Y ile değişik 231/5.maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl ve daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için:
a- Sanığın önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
b- Mahkemece sanığın kişilik özellikleriyle duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmış olması,
c- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme, veya tazmin suretiyle giderilmesi gerekmektedir.
Somut olayda geçmiş mahkumiyetleri bulunmayan ve tedbire çevrilmemiş haliyle aldıkları iki yıldan az hapis cezalarıyla ilgili olarak, sanıkların kişiliği değerlendirilerek, ileride suç işleyip işlemeyecekleri konusunda kanaat belirtilip, zararın giderilmesi konusunda sanıklara imkan tanınarak, CYY 231/5.madde ve fıkrası uygulama olanağının tartışılması gerekirken “…koşulları oluşmadığı…” biçiminde eksik değerlendirme ve yasal olmayan gerekçeyle anılan Yasa hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi,
2- Kabule göre de, “sanık ...’in yakınanları “icrayı kaldırın, arabayı biz alacağız, yoksa sonu kötü olur, sonuçlarına katlanırsınız” biçimindeki tehdidinin de 765 sayılı TCY 188/1, 5237 sayılı TCY 106/1-2 cümledeki suçu oluşturduğu gözetilip lehe olan yasa karşılaştırılmasının bu maddeler üzerinde yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/28719, K. 2011/3014, 9 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama