KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/29201 E., 2013/3988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet, beraat
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Müşteki sanık ...'ın müşteki sıfatıyla kararı temyiz etmediği ve diğer müşteki sanıklar ..., ... ... ve ...'ın da sanık sıfatı ile hükmü temyiz ettikleri anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan,
A)O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın, sanıklar ..., ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme eylemlerinden verilen beraat kararlarına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Eylemlere ve sanıklara yükletilen suça yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B)Diğer hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların, Baskil Kadastro Mahkemesi'nin olay tarihinde yapılan keşfi sırasında mahalli bilirkişi olarak tayin edilen ve haklarında beraat kararı verilen sanıklar ... ve ... ile aralarındaki tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine olaya müdahale eden jandarma görevlilerine karşı cebir kullanmak suretiyle görevlerini yaptırmamak için direnme eylemlerinde, TCY'nın 265/2. maddesinde yer alan "yargı görevi yapan kişiler" ibaresinden hakim, C.
Savcısı ve avukatların anlaşılması gerektiği ve cebrin anılan madde kapsamındaki kişilerden sayılmayan ancak adli nitelikteki kamusal faaliyetin icrasına usulünce iştirak ettiği için kamu görevlisi olan mahalli bilirkişiler ile kolluk görevlilerine karşı uygulandığı gözetilmeden, TCY'nın 265. maddesinin birinci fıkrası yerine ikinci fıkrasıyla hüküm kurulması,
2-Sanıkların direnme eylemlerini, birden fazla kişi tarafından birlikte ve tek fiille birden fazla görevliye karşı gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 265/3 ve 43/2. maddelerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-TCK'nın 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanıkların kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/29201, K. 2013/3988, 13 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama