KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/4542 E., 2010/3933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2010
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Tehdit suçundan şüpheli ... ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.07.2008 tarihli ve 2008/4026 soruşturma, 2008/2243 ... kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Burdur Ağır ceza Mahkemesinin 29.08.2008 tarihli ve 2008/1663 değişik iş ... kararının Adalet Bakanlığınca 05.02.2010 gün ve 6892 ... yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2010 gün ve 30965 ... tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre, şikayetçinin, gerek şikayet dilekçesinde, gerekse alınan beyanında, şüphelinin kendisini ev telefonundan ve cep telefonundan aranmak suretiyle de atılı suçu işlediğini bildirmesine rağmen, bu konuda araştırma yapılarak ve gerekirse telefon kayıtları getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirke, yazılı şekilde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 ...
CMK.nın 160.maddesinin 1.fıkrasında "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2.fıkrasında "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve ... bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." Aynı Yasanın 173.maddesinin 3.fıkrasında ise "Başkan,
kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; ..." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada; yakınan ...'in 20.06.2008 tarihli yakınma dilekçesinde, şüphelinin, mesai saatlerinde işyerinde, akşam saat 22.00'den sonra ise ev ve cep telefonlarını arayarak kendisini tehdit ettiğini ileri sürdüğü görülmektedir. Cumhuriyet Savcısının, dilekçede tanık olarak gösterilen kişileri dinlemesine karşın yakınanın ev ve cep telefonlarının suç tarihindeki görüşme kayıtlarını ilgili kurumlardan istemeden kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği anlaşılmaktadır. Yakınan da itirazını telefon kayıtlarının araştırılıp incelenmemesine dayandırmıştır. İtirazı inceleyen ağır ceza mahkemesi başkanının, belirtilen soruşturma eksikliğini gidermeden, yetersiz gerekçeyle verdiği itirazın reddi kararının, hukuka uygun olmadığı açıktır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/4542, K. 2010/3933, 10 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama