KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2011/11955 E., 2013/13962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, yalan tanıklık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Temyiz edenin temyiz davasını geri aldığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Diğer temyizlere gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Sanık ...'ya yükletilen tehdit ve 6136 sayılı kanuna muhalefet eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesi, biçiminde DÜZELTİLEREK, başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA,
B) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanıkların aşamalardaki istikrarlı savunmalarında, olay anında sanık ...'ın elinde silah görmediklerini ifade etmeleri, tanık...'ün de aynı yöndeki anlatımları karşısında, olayın Ocak ayında havanın karanlık olduğu saat 21:00 sıralarında meydana geldiği de dikkate alındığında, olay anında diğer sanık ...'ın önünde yürüdükleri sabit olan sanıkların, diğer sanığın elinde bulunan, sanık tarafından telefon olduğu savunulan tabancayı görmediklerine ilişkin suça konu beyanlarının, subjektif bilgi ve görgülerini yansıttığı, sanık ...'ın sübuta erdiği kabul edilen eylemini doğrulamasa da sanıkların,
yalan tanıklık kastı ile hareket ettiklerini gösterir delil bulunmadığı anlaşıldığından, atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/11955, K. 2013/13962, 8 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama