KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2011/12073 E., 2012/19352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Suç uydurma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Sanığa yükletilen suç uydurma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1. maddesinin (d) bendinde sözü edilen, ‘belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma’ seçenek yaptırımına çevrilebilmesi için; çevrilen seçenek yaptırımın işlenen suçla bir şekilde bağlantılı olması, başka deyişle suç işlemeye yönelten sosyal, psikolojik veya çevresel etkenlerle sanık arasındaki bağı ortadan kaldırarak yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik yasal amacın gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Nitekim Resmi Gazetenin 18.4.2007 tarih ve 26497 sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 38/3. maddesi uyarınca belirli yerler ve etkinlikler ; "sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir." biçiminde tanımlanmıştır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/12073, K. 2012/19352, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama