İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/1631 K.2011/5863

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1, 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine, aynı Kanunun…

Esas2011/1631Karar2011/5863Tarih27 Nisan 2011Okuma4 dk · 854 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2011/1631 E., 2011/5863 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

854 kelime·4 dk okuma

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1, 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine, aynı Kanunun 53/1. maddesinin a, b, d, e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya, c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına dair Tosya Sulh Ceza Mahkemesinin 14/04/2009 tarihli ve 2008/307 esas, 2009/139 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 23.12.2010 gün ve 2010/75974 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2011 gün ve 2011/1570 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:

Tebliğnamede “Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26/01/2010 tarihli ve 2008/6720 esas, 2009/777 sayılı benzer kararında belirtildiği üzere, kendisine yediemin olarak teslim edilen malları satış mahalline getirmemesi eyleminin tek başına muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu oluşturmayacağı, olayda sanığın kendisine teslim edilen malları birinci satışın yapıldığı yere götürdüğü, satılamaması üzerine ikinci satışın yapıldığı mahalle sanığın malları götüremediği cihetle sanığın beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Gereği görüşüldü;

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, fail açısından yapılan sınıflandırmaya göre özgü bir suçtur. Bu suç ancak yasal düzenlemede belirtilen hukuki ve fiili nitelikleri taşıyan kişiler tarafından işlenebilir. Özgü suçların failleri belirli bir yükümlülük altında bulunmaktadır. Bu nedenle özgü suçlar doktrinde yükümlülük suçları olarak da adlandırılmaktadır.

5237 sayılı T.C.Y.'nın 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun faili, kendisine rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş malın resmen teslim edildiği kişidir. Hukuk uygulamasında bu kişiler yediemin olarak anılmaktadır. Yedieminin, suçun yapısı ve görevlendirilmesinin dayanağını oluşturan ilgili yasalardan kaynaklanan bazı yükümlülükleri vardır.

İcra ve İflas Yasası hükümleri uyarınca yürütülen takipler nedeniyle gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında yediemin olarak görevlendirilen kişinin, İ.İ.Y.'nın 88. ve 358. ile halen yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Yasasının 468. maddeleri içeriğinden saptanan yükümlülükleri şunlardır: 1) Kendisine resmen teslim edilen malı/malları saklamak, korumak ve olduğu gibi (aynen) bırakmak.

2) Resmen teslim işlemini gerçekleştiren yetkili organ istediğinde hacizli malı kendisine teslim edilen yerde geri vermek veya hazır etmek. Belirtilen yükümlülükler aynı zamanda T.C.Y.'nın 289. maddesinde öngörülen teslim amacını oluşturmaktadır.

Bu açıklamalar karşısında, yediemin sanıktan hacizli malı icra dairesi tarafından belirlenen satış yerine götürmesinin beklenmesi ve satış yerine götürmeme biçimindeki ihmali davranışın teslim amacı dışında bir tasarruf olarak değerlendirilmesi olanaklı değildir.

İncelenen dosyada yer alan iddianameye göre sanık hakkında icra takibi sırasında haczedilip kendisine yediemin olarak teslim edilen hacizli malları yapılan tebligata karşın herhangi bir mazeret de ileri sürmeden ikinci satış gününde satış yerinde hazır etmeyerek muhafaza görevini kötüye kullandığı iddiasıyla kamu davası açıldığı görülmektedir. Somut olayda sanığın eylemi hacizli malları satış yerinde hazır etmeme biçimindeki ihmali davranıştır.

Dosyada bulunan haciz tutanağı, şartname, satış ilanı, muhtıra ile birinci ve ikinci artırma tutanaklarına göre fiili haciz işleminin yapıldığı ve yediemine hacizli malların teslim edildiği yer ile icra dairesince satışın yapılmasına karar verilen yer aynıdır. Yedieminin, birinci satış gününde hacizli malları kendisine teslim edilen işyerinde hazır ettiği 6.10.2008 tarihli tutanakta açıkça belirtilmiştir.

İlk artırma işlemi alıcı çıkmaması nedeniyle yapılamamış ve satış önceden ilan edilen ikinci güne bırakılmıştır. İkinci satış gününde sanığa ait işyerinin kapısının kilitli olduğu görülüp hacizli malların mevcut olup olmadığı tespit edilememiştir. Dosya içerisinde, sanığın hacizli malları yetkililere geri vermekten kaçındığına veya teslim etmeme iradesiyle hareket ettiğine ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır.

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun teslim amacı dışında tasarrufta bulunmaktan ibaret maddi unsuru, somut olayda gerçekleşmemiştir. Mahkemece kurulan mahkumiyet hükmünün, hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Yasa yararına bozma isteğinde yer alan diğer bozma nedenine gelince;

Y.C.G.K.'nun 13.6.2006 tarih ve 2006/151-157 sayılı kararında ".......Öte yandan, yasa yararına bozma kurumu, kesin hükmün otoritesini etkileyen, ileri sürülen hukuka aykırılıkların saptanması ile sınırlı ve bu aykırılıkların savunma hakkını kısıtlama veya kaldırma sonucunu doğurduğu yahut hükmü etkilediğinin belirlenmesi durumunda, hükmün bu nedenlere dayalı olarak bozulmasını gerektiren, olağanüstü yasa yoludur.

Yargıtay'ın olağan yasa yolu olan temyiz denetimi sırasında yasaya ve yargısal kararlara dayalı olarak gerçekleştirdiği uygulamaların tümünün, yasa yararına bozma kurumunda da geçerli olduğu söylenemez. Dolayısıyla, Yargıtay'ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı "kabule göre bozma" yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır.

Özel Daire kararı bu yönüyle de isabetli bulunmamıştır." denilerek olağanüstü nitelikte bir yasa yolu olan yasa yararına bozmanın kapsamı açıklığa kavuşturulmuştur. Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma başvurusunda yer alan hak yoksunluğuyla ilgili nedenin kabule göre bozmanın konusunu oluşturduğu ve esastan incelenemeyeceği konusunda kuşku bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki T.C.Y.'nın 53/1.maddesinin uygulanamayacağına ilişkin düşünce, kabule göre bozma nedeni kapsamında kaldığından, Adalet Bakanlığının bu hususla ilgili yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, ancak suçun maddi unsurunun oluşmadığına ilişkin istek isabetli bulunduğundan, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında, Tosya Sulh Ceza Mahkemesince verilen 14.4.2009 tarih ve 2008/307-2009/139 sayılı kararın, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümdeki hukuka aykırılık sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, anılan yasa maddesinin 4-d fıkrası gereğince, sanığın, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan BERAATİNE, 27.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/1631, K. 2011/5863, 27 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2011/1631
Karar No
2011/5863
Tarih
27 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/1631 K.2011/4742
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/1632 K.2011/5858
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/1632 K.2011/4740
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/1633 K.2011/5859
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/1633 K.2011/2257
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/1633 K.2011/4533

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.