KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2012/2410 E., 2013/13757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekilerin beyanında sanığın "ben polis memuruyum sizi sürdürürüm, sizinle uğraşmak zor değil" tanık ...'ün kolluk beyanında olay günü sanığın "sizi sürdürürüm" duruşmadaki beyanında ise; sanığın olay günü "sizi öldürürüm, sürdürürüm" dediğini belirtmeleri karşısında, tanığın anlatımları arasındaki esaslı çelişki giderilmeden ve sanığın eyleminin sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle, sanığın ölümle tehdit suçunu işlediğinden bahisle hüküm kurulması,
1- 5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında üç bent halinde sıralanan uygulama koşullarının varlığı irdelenip tartışılmadan, olayda sabıkasız olup 5 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında "ceza miktarına göre" biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/2410, K. 2013/13757, 7 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama