KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2012/24804 E., 2014/14557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, yaralama, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yaralama suçudan kurulan hükümlere yönelik temyizde;
Kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddeleri uyarınca katılan ... ve vekili ile sanık ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında tehdit, yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit, yaralama ve mala zarar verme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Yaralama ve mala zarar verme eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Yargılamaya konu somut olayda, sanığın, kurusıkı tabancayı sanık ...'a doğrultması eyleminin, TCK'nın 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasfında yanılgıya düşülerek, anılan Kanunun 106/1-son cümlesinden hüküm kurulmuş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/24804, K. 2014/14557, 30 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama