KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2013/12178 E., 2015/27237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, yaralama
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Yaralama suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 86/2 ve 61/9. maddeleri uyarınca hapis cezasının alt sınırı olan 4 ay karşılığı gün para cezası verilip sonuçta 3.000 TL para cezası tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık ....'ün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, eşi ... evde tartışması üzerine mağdura “seni öldürürüm”dediği, daha sonra eşinin, diğer mağdurlara mesaj çekerek yardım istemesi nedeniyle eve gelen diğer mağdurların üstlerine bıçakla yürüyüp “sizi öldürürüm” demesi nedeniyle ayrı ayrı tehdit ettiğinden bahisle dava açılmışsa da; olayın bir bütün olarak değerlendirilmesinde, sanık hakkında sadece zincirleme suç hükümlerinin tatbiki yerine ayrı ayrı tehdit suçundan ceza verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/12178, K. 2015/27237, 16 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama