KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2013/38314 E., 2016/4326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Somut olayda; sanığın, müşteki ...'a söylediği iddia edilen "seni öldüreceğim", müşteki ...'e söylediği iddia edilen, “seni bıçakla öldüreceğim, benim deli raporum var, bana birşey olmaz" biçimindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması ve tehdit suçunda tasarlama unsurunun aranmaması nedeniyle suçun oluştuğu gözetilmeden, "sanığın suç işleme kastı bulunmadığı" şeklindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/38314, K. 2016/4326, 8 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama