KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/11983 E., 2015/33102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2015
- Tebliğname No
- 4 - 2012/259390
- Mahkemesi
- Sürmene(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 25/04/2012
- Numarası
- 2011/349 (E) ve 2012/160 (K
- Suç
- Terk
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın eşinin ölümünden bir yıl önce başka biriyle yaşamak amacıyla mağduru 18 yaşından büyük ablası B..
S.. ve babasının yanında bırakarak evi terk ettiği, mağdurun babasının ölümünden sonra bağlanan yetim aylığını mağdurun yaşı nedeniyle sanığın almasına rağmen şeker hastası olan çocuk mağdur üzerindeki koruma ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek yanına almadığı ve ihtiyaçlarını karşılamadığı kabul edilen olayda, suçun “kendi haline terk” unsurunun gerçekleşmemesi nedeniyle TCK’nın 97/1. maddesinde düzenlenen terk suçunun oluşmadığı,
ancak sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, eşinin vefatından sonra çocuklarını amcalarının kendisinden zorla alıp ... ilçesine götürdüklerini, çocuklarını görmesine izin verilmediğini, mağdura her ay düzenli para gönderdiğini belirtmesi, öte yandan mağdurun da sadece 200 TL tutarındaki bir para dışında yetim aylığının kendisine ulaştırılmadığını ileri sürmesi karşısında, sanığın savunmasının doğruluğu araştırılarak, sanığın mağdur adına bağlanan yetim aylıklarını çektikten sonra mağdura gönderip göndermediği tespit edilerek,
eylemin TCK'nın 233. maddesinde düzenlenen aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal suçunu oluşturup oluşturmayacağı kararda tartışılmadan, eksik kovuşturma, yetersiz gerekçe ve hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/11983, K. 2015/33102, 7 Temmuz 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama