KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/13380 E., 2014/31095 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2014
- Tebliğname No
- 4 - 2012/246813
- Mahkemesi
- Ankara 2. Çocuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/06/2012
- Numarası
- 2011/675 (E) ve 2012/414 (K
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Cinsel taciz suçundan dava açıldığı halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden TCK'nın 123/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda ısrarla telefonla aramanın suçun unsuru olduğu, bu nedenle birçok kez arama durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, TCK’nın 43/1. maddesi uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
3-Kısa süreli hapis cezasından çevrilip ödenmeyen adli para cezalarının nasıl infaz edileceğinin 5275 sayılı Kanunun 109 ve bu kanunun uygulanmasını öngören 2006/10218 numaralı Tüzüğün 51. maddesinde belirtildiği ve hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet Savcılığının görevi dahilinde değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu gözetilmeden, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi,
4- Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, sanık hakkında mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması ,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/13380, K. 2014/31095, 30 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama